Oğlum ve anneme hediye


İki kez ağları sarsan Sefa, “Rize yeni hocasıyla yeni bir hava yakalamış. Yusuf’un harika asistlerine bana sadece dokunmak kalıyor. 2 ay sonra baba oluyorum. Gollerimi oğluma hediye edeceğim” dedi. Yusuf da “Bugün annemin doğum günü. Rizespor maçını ona armağan ediyorum. Isparta’ya selamlar” diye konuştu.
Kaynak : fotomac.com.tr

Turgay Kıran: Arkadaşlarımla beraber yarışa hazırırz

Galatasaray’ın yapılan en son mali genel kurulunda ve seçimli genel kurulda kendisine gösterilen teveccühün müthiş olduğunu belirten Kıran, “Bunlara benim cevap vermemek suskun kalmak mümkün değil. Bu çağrıya cevap vermek durumundayım. Bu seçimde de aday olacaktım ancak Alp Yalman başkanım aday olunca geri adım attım. Arkadaşlarımın bir kısmı Alp Yalman’ın listesinde bir kısmı Duygun Yarsuvat’ın listesinde bir kısmını da dışarıda tuttuk. Galatasaray’da en yaşlısı ben olmak üzere doğru arkadaşlarımla beraber yarışa hazırız” diye konuştu.

Turgay Kıran, Galatasaray Kulübü’nün mali durumunun kendisini korkutup korkutmadığı şeklindeki bir soruya, “Açıkçası Galatasaray’ın mali durumunu düzeltmek için cebinizden 500 milyon dolar vermek lazım. Bunu kimse yapmadı. Hatta cebimden 100 milyon dolar vereceğim diyenlerde onlar da yapmadı. Kulübün borçlarını tekrar yapılandırarak çalışacağız. Kulübün mali durumu aslında bizi ürkütmüyor. Biz kulübün mali durumunu iyi biliyoruz. Bazıları gibi biz buraya gelmeden önce böyle bir durum olduğunu bilmiyoruz demiyoruz” yanıtını verdi.

Bu arada Galatasaray’ın mali fair-play kriterlerinden dolayı gelecek yıl Avrupa’ya gidemeyecek şeklindeki açıklamalara ise Kıran, “Galatasaray’ın Avrupa’ya gidememe sıkıntısını da Duygun başkanımızda açıkladı. Biz bunu yok etme için çalışıyoruz. Galatasaray’ın UEFA’dan geri kalmaması için çalışacağız. Bunu başaracağımızı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

 

 

Kaynak : hurriyet.com.tr

Trabzon’un ilk 11 belli oldu


Spor Toto Süper Ligi’nde Beşiktaş karşısında şok bir yenilgi alan, UEFA Avrupa Ligi’nde de Legia Varşova’ya mağlup olan Trabzonspor, Çaykur Rizespor’u yenerek moral bulmak istiyor.

Trabzonspor ile Çaykur Rizespor, bugün ligde 29′uncu kez karşılaşacak. Bugüne kadar oynanan 28 maçta, bordo-mavililerin galibiyetlerde 17-4 üstünlüğü bulunuyor. 7 karşılaşma berabere bitti. 53 gol atan Fırtına, 18 gol yedi.

EViNDE AÇIK ARA ÜSTÜN
Fırtına, sahasında Çaykur Rizespor karşısında bariz bir üstünlük sağladı. Trabzonspor Avni Aker’deki 14 maçta 12 galibiyet, 1 beraberlik, 1 de mağlubiyet aldı. Bordo-mavililer Rize’ye tek yenilgisini 2006-07′de 1-0′lık sonuçla almıştı.

Karavanacı Rize
Rakip Rizespor, Süper Lig’de oynadığı son iki deplasman maçında da mağlup oldu. Fenerbahçe karşısında 2-1, Kasımpaşa karşısında 3-1 kaybeden Rizespor bu iki maçta rakip kaleye sadece 1 isabetli (Deniz Kadah- Kasımpaşa) şut çekebildi.

Hüseyin Avni Aker’de oyananacak karşılaşmada Mustafa Kamil Abitoğlu düdük çalacak. Abitoğlu’nun yardımcılıklarını Cem Satman ve Adil Sinem yapacak.

İŞTE İLK 11′LER

TRABZONSPOR: Fatih Öztürk, Bosingwa, Medjani, Belkalem, Yusuf, Fatih Atik, Constant, Mehmet Ekici, Sefa, Özer, Cardozo

ÇAYKUR RİZESPOR: Serkan, Deniz, Giray, Sylvestre, Kıvanç, Ümit, Viera, Koray, Eren, Holosko, Kweuke



Kaynak : fotomac.com.tr

Trabzonspor İtalyan basınında


Ülkenin yüksek tirajlı spor gazetelerinden La Gazzetta dello Sport, “Benitez’in mavilileri Türklerle karşılaşacak” başlığını attı. Trabzonspor’un Polonya takımı Legia Varşova ile aynı gruptan geldiğini hatırlatan gazete, “Napoli için olumlu bir eşleşme” yorumunu yaptı.

Corriere dello Sport gazetesi de Napoli’nin, Trabzonspor ile eşleştiğini duyurduğu haberinin altında eşleşmeye yönelik bir ankete yer verdi.

Napoli’nin Trabzonspor karşısında turu geçip, geçmeyeceğine yönelik yapılan ankette ise şu ana kadar verilen oylarda, Napoli’nin turu geçeceği oranı yüzde 80 çıkarken, ‘Trabzonspor tur atlar’ diyenlerin oranı ise yüzde 20′de kaldı.

La Repubblica da eşleşmeye ilişkin haberinde, Napoli Teknik Direktörü Rafael Benitez’in, “Bu noktada bütün takımların bir düzeyi var. Bize de zorlu bir rakip geldi” şeklindeki değerlendirmesine yer verdi.
Kaynak : fotomac.com.tr

Dolar 2.37′yi gördü

Dolar bugün Rus Rublesi karşısında tüm zamanların rekoru olan 58.3 rubleyi gördü. Rusya’ya vadeli olarak iş yapan işadamları ise doların Rusya’da değer kazanması karşısında zorluklar yaşıyor.

İHRACATÇI ETKİLENİYOR

Konuyla ilgili olarak dün açıklama yapan Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı (AKİB) Ali Kavak,, “Bu durum 2-3 ay vadeli satış yapan ihracatçı arkadaşlarımızın alacaklarının yarısının erimesi anlamına geliyor. Ürün fiyatları iç piyasada da düştü. Üretici gerçekten çok mağdur. Özellikle rubledeki değer kaybı, ihracatçılarımızı çok olumsuz yönde etkiledi.” Açıklamasında bulunmuştu.

REKOR ÜSTÜNE REKOR

 

DOLAR 2.34′Ü GÖRDÜ

Güne 2.2970 TL’den başlayan dolar 2,3720 TL’yi gördü.  Bu Ocak 2014′ten bu yana görülen en yüksek seviye olarak dikkat çekiyor.  Siyasi endişeler ve dolardaki küresel değer kazancı ile Cuma günü 11 ayın zirvesini test etmişti. Siyasi gelişmeler, küresel piyasalar ve yükselen kura TCMB’nin nasıl tepki vereceği izlenecek.

Dolar/TL Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın faiz indirimi isteğini yenilemesi, 17 Aralık’ın yıldönümünün yaklaşması nedeniyle siyasi endişelerin yeniden artabileceğine yönelik endişelerle gelişmekte olan ülkelerden negatif ayrışmıştı.

Dolar/TL Ocak sonunda yine siyasi endişeler ve TCMB’nin faiz bileşiminin yetersiz kaldığı gerekçesiyle 2,39′u test ederek tarihi zirvesini görmüş ardından TCMB olağan üstü toplanarak 500 baz puana ulaşan faiz artışına gitmişti.

Dolar/TL’nin gün sonu rekoru ise 2.3355 TL ile 24 Ocak 2014′te gerçekleşmişti.

“ENDİŞE GÜÇLENEBİLİR”

Bankacılar bu hafta dış piyasalarda en önemli gelişmenin ABD merkez bankası’nın faiz kararının olacağını belirtirken iç piyasada ise TCBM’nin yükselen kura nasıl tepki vereceğinin ve siyasi gelişmelerin yakından izleneceğini söylediler. TL’deki değer kaybının artmasında küresel gelişmelerin yanı sıra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı açıklamalar ve siyasi riskin artabileceği yönündeki endişelerin de rol oynadığını belirten ING Bank Özel Bankacılık Stratejisti Pınar Uslu, “Dolar/TL’de 2,30′un üzerinde kalınması halinde kurdaki artışın devam edebileceği ve Ocak’ta görülen yüksek seviyelerin yeniden denenebileceği endişesi güçlenebilir. Siyasi gelişmelerin ve TCMB’nin likidite politikasının izleneceği bugün, dolar/TL’de 2,2980 ve 2,2830 ilk destekler; 2,3100 ve 2,3330 ise ilk dirençler” dedi.

Kaynak : hurriyet.com.tr

Trabzonspor Çaykur Rizespor maçı saat kaçta, hangi kanalda ve radyoda?

Sahasında Çaykur Rizespor’u ağırlayacak Trabzonspor, komşu kentin takımı olan rakibini yenerek moral bulmak istiyor. Karşılaşma öncesinde Çaykur Rizespor’da cezalı oyuncu bulunmazken,sakatlıkları devam eden Oboabona ve Viera takımdaki yerlerini alamayacaklar.

Teknik direktör Ersun Yanal’ın göreve başlamasının ardından Galatasaray’ı 3-0, UEFA Avrupa Ligi’nde Metalist Kharkiv’i sahasında 3-1, Gençlerbirliği’ni de 4-1 mağlup ettikten sonra düşüşe geçerek son 3 resmi maçta 1 beraberlik, 2 mağlubiyet alan Karadeniz ekibi, yeşil-mavili takım karşısında kazanarak kötü gidişatını durdurmayı hedefliyor. Trabzonspor ile Çaykur Rizespor, Hüseyin Avni Aker Stadı’nda yapacakları karşılaşmayla ligde 29′uncu kez karşı karşıya gelecek.

Bugüne kadar 2 takım arasında yapılan 28 maçta, bordo-mavililerin galibiyetlerde 17-4 üstünlüğü bulunuyor. 7 karşılaşmada ise taraflar sahadan beraberlikle ayrıldı.
Bu maçlarda Trabzonspor 53 gol atarken, kalesinde 18 gol gördü.

RADYO 1 CANLI CANLI YAYIN DİNLE

Trabzonspor, sahasında Çaykur Rizespor karşısında bariz bir üstünlük sağladı. Bordo-mavililer, Hüseyin Avni Aker Stadı’ndaki 14 maçta 12 galibiyet, 1 beraberlik, 1 de mağlubiyet aldı. Rakibi karşısında tek yenilgisini 2006-2007 sezonunda 1-0′lık sonuçla alan Karadeniz ekibi, 2007-2008 sezonunda 5-1, geçen sezon da 3-1 galip gelerek son 2 maçını kazandı. Sahasında Çaykur Rizespor filelerine 30 gol gönderen Trabzonspor, kalesinde 7 gol gördü. İki takım arasındaki en farklı galibiyeti bordo-mavili takım, 2005-2006 sezonunda deplasmanda 6-1, 1988-89 sezonunda da sahasında 5-0′lık sonuçla elde etti.

İki takım arasındaki en farklı galibiyeti Bordo­mavili takım, 2005­2006 sezonunda deplasmanda 6­1, 1988­89 sezonunda da sahasında 5­0′lık sonuçla elde etti.

MUHTEMEL 11′LER

TRABZONSPOR

Fatih Öztürk, Bosingwa, Belkalem, Aykut Demir, İshak Doğan, Medjani, Özer Hurmacı, Fatih Atik, Mehmet Ekici, Sefa Yılmaz, Oscar Cardozo

ÇAYKUR RİZESPOR

Serkan, Koray, Giray, Orhan, Ali Adnan, Kıvanç, Sylvestre, Murat, Engin, Ümit, Kweuke

SAAT: 20.00

STAT: HÜSEYİN AVNİ AKER

HAKEM: M.KAMİL ABİTOĞLU

YAYIN: LİG TV
Ligde yarın Kardemir Karabükspor-Bursaspor, Mersin İdmanyurdu-Kayseri Erciyesspor, Gaziantepspor-Beşiktaş, pazartesi günü ise Trabzonspor-Çaykur Rizespor maçları oynanacak.

puan durumu
  Takımlar O G B M A Y AV P
1.  GALATASARAY 13  9  1  3  20  15  5  28
2.  FENERBAHÇE 13  8  3  2  21  13  8  27
3.  BEŞİKTAŞ 12  8  2  2  19  11  8  26
4.  İSTANBUL BAŞAKŞEHİR 13  5  6  2  15  5  10  21
5.  MERSİN İDMANYURDU 12  6  2  4  18  14  4  20
6.  BURSASPOR 12  5  4  3  21  11  10  19
7.  KASIMPAŞA 13  5  4  4  20  21  -1  19
8.  TRABZONSPOR 12  4  6  2  20  17  3  18
9.  GENÇLERBİRLİĞİ 13  4  5  4  17  16  1  17
10.  AKHİSAR BELEDİYE GENÇLİK VE SPOR 13  4  5  4  15  16  -1  17
11.  TORKU KONYASPOR 13  4  4  5  12  15  -3  16
12.  GAZİANTEPSPOR 12  4  3  5  13  17  -4  15
13.  KAYSERİ ERCİYESSPOR 12  2  7  3  16  14  2  13
14.  ESKİŞEHİRSPOR 13  2  6  5  15  20  -5  12
15.  KARDEMİR KARABÜKSPOR 12  3  2  7  15  16  -1  11
16.  SİVASSPOR 13  2  4  7  13  22  -9  10
17.  ÇAYKUR RİZESPOR 12  2  4  6  10  19  -9  10
18.  BALIKESİRSPOR 13  1  2  10  10  28  -18  5

HÜSEYİN AVNİ AKER – TRABZON  

MUSTAFA KAMİL ABİTOĞLU(Hakem)
 MEHMET CEM SATMAN(1. Yardımcı Hakem)
 ADİL SİNEM(2. Yardımcı Hakem)
 ÜMİT ÖZTÜRK(Dördüncü Hakem)
 ONUR KARABAŞ(5. Hakem)
 ALİ ZAĞLI(6. Hakem)
 A.SOMER KARAKAŞ(Gözlemci)
 ORHAN TATAR(Temsilci)
 BÜLENT CEVATEMRE(Temsilci)
 HALİT UĞURLU(Temsilci)

Kaynak : hurriyet.com.tr

Windows 10′da değişim vakti!

Microsoft’un Windows 10‘un arayüzünde yeni bir yol izlemeye başladığı, sızan 9901 yapısıyla ortaya çıktı. Görev Çubuğunu ve Metro uygulamalarındaki başlık çubuklarını yenileyen yapı, arayüzde başka küçük geliştirmeler de sunuyor.

9901 numaralı yapıyla birlikte Görev Çubuğu, daha koyu bir renkle yenilenirken başlık çubuklarının daha modern görünümlü kapat, küçült ve büyüt düğmelerine sahip olduğu gözleniyor. Metro uygulamalarında ise sol üstte görünen üç çizgili düğmenin büyütüldüğü, uygulama simgesinin kaldırıldığı fark ediliyor.

Daha önce ancak bir kayıt defteri değişikliğiyle açılabilen arama kutucuğu ise, artık varsayılan olarak gösteriliyor. Bu işlevin Cortana’yla ilgili olduğu söyleniyor ancak dijital asistan, bu yapıda henüz tam anlamıyla çalışmıyor. İşletim sisteminin derinlerine göz attığınızda, Ayarlar uygulamasının da gözden geçirildiğini fark ediyorsunuz.

Yapıda yapılan tasarım değişiklikleri, Microsoft’un arayüz konusundaki planlarını gösteriyor olsa gerek. Firmanın Ocak sonunda Windows 10′dan bahsedeceği etkinliğe kadar başka arayüz değişiklikleriyle karşılaşmamız da muhtemel.

Kaynak : chip.com.tr

‘Eski silikonlar çok tehlikeli olabilir’

Önceki yıllarda 8 ila 10 yılını dolduran meme protezlerinin değişimlerinin gerektiğini, ancak yeni geliştirilen protezlerde böyle bir durumun söz konusu olmadığını belirten Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Erdem Güven; koheziv jel dolgulu yeni kuşak meme protezlerinin piyasaya 2005 yılında girdiğini ve bu tarihten önce yerleştirilen meme silikonlarının değiştirilmesi gerektiğini belirtti. Doç. Dr. Güven; “Eski tip silikonlarda zamanla aşınmaya bağlı olarak silikonun içindeki sıvı jelin vücuda sızmasıyla çeşitli hastalıklar ortaya çıkabiliyor. Bu durum amiloidoz hastalığına neden olabiliyor devamında ise böbrek yetmezliğine kadar varan ciddi kronik bir tablo ortaya çıkıyor. Jelin vücuda sızması kimi zaman mikro düzeyde olduğundan dışarıdan bu durum anlaşılamıyor. Bu nedenle 2005 öncesi silikon taktıranların mutlaka doktora başvurmaları gerekmektedir.”

FARKLI ŞEKİLLERDE YAPILIYOR

Kadınlar için özellikle psikolojik açıdan çok önemli olan memede şekil bozukluğu veya fazla kilo alıp verme durumlarından çeşitli deformasyonların olması kişileri mutsuzluğa itebilir. Ayrıca meme kanseri sonrası onarım cerrahisi adı altında takılan protezlerde de aynı implantlar kullanılmakta olup bu protezlerinde değişimi söz konusu olabiliyor. Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Erdem Güven, bu durumlarda başvurulan meme büyütme operasyonlarının kas altı, göğüs duvarı zarı altı veya meme altı  gibi farklı şekillerde yapıldığını belirtiyor.

KİMLİK BELGESİ OLAN SİLİKONLARI TERCİH EDİN

Estecenter Plastik Cerrahi Merkezi doktorlarından Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Erdem Güven;  meme büyütme ameliyatı yaptıran ve yaptıracak olan hastalara; takılacak meme silikonun markası, şekli ve koheziv jel dolgulu olup olmadığı konusunda dikkatli olmaları tavsiyesinde bulunuyor. Özellikle dünyada büyük üreticilerin ürettiği, onaylı, garantili ve kimlik belgesi olan silikonların tercih edilmesi gerektiğini, büyük üreticilerin ürettiği silikonların garantisi bulunduğunu, herhangi bir olumsuzlukta silikon değişim masraflarının üretici firmalarca karşılanabildiğini belirtiyor. Doç. Dr. Erdem Güven, silikon meme implantlarının uzun yıllardır dünyada güvenle kullanıldığını, yüksek teknolojiyle steril ortamlarda üretilen silikonların, uygun şekilde ve boyutta yerleştirildiğinde ömür boyu kullanılabileceğini belirtiyor.

Kaynak : hurriyet.com.tr

Şampiyonlar Ligi’nde eşleşmeler belli oldu!

İşte şampiyonlar ligi’nde ikinci tur eşleşmeleri;
 
PSG – Chelsea
Manchester City – Barcelona
Bayer Leverkusen – Atletico Madrid
Juventus – Borussia Dortmund
Schalke – Real Madrid
Shakhtar Donetsk – Bayern Münih
Arsenal – Monaco
Basel – Porto
 
Şampiyonlar Ligi ikinci tur ilk maçları, 17-18 Şubat, rövanşları 24-25 Şubat tarihlerinde oynanacak.

Kaynak : hurriyet.com.tr

“Kulübü batırma noktasına geldi”


Polat Otel’de düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Adnan Polat, “Rahmetli Özhan Canaydın 15 gün üst üste bana geldi ve Galatasaray’da görev almam için ısrar etti. Çok kötü durumdayız gel bizi kurtar dedi. Israrlara dayanamayıp kabul ettim” dedi. Polat, hakkındaki iddialara da yanıt verirken Ünal Aysal hakkında eleştiri yapmaktan kaçınmadı.

Adnan Polat’ın basın toplantısında yaptığı açıklamalar şu şekilde:

“ÖZHAN CANAYDIN ÇOK KÖTÜ DURUMDAYIZ GEL BİZİ KURTAR DEDİ”

“İlk Ali Sami Yen’e açılış maçında girdim. Galatasaray sevdamız Metin Oktay ile başladı. 1992′de yönetim kurulu üyesi oldum. Alp Yalman başkanlığında futbol şubesi sorumlusu oldum. 4 yıl Alp Bey ile çalıştım ve 4 yıl sonra ayrıldım. Bıraktığımızda kulübün sıfır borcu vardı. Sonra 4 yıl Faruk Süren döneminde şampiyonluklar yaşadık. Bundan sonraki süreçte sadece taraftar ve kulüp üyesi olarak maçlara gidiyordum. Bu süreçte hiçbir beyanat vermedim. 2006 yılını hatırlayın çok büyük sıkıntıların kapıya dayandığı dönemdi. Rahmetli Özhan Canaydın 15 gün üst üste bana geldi ve Galatasaray’da görev almam için ısrar etti. Çok kötü durumdayız gel bizi kurtar dedi. Israrlara dayanamayıp kabul ettim. O dönemi 20.45 şampiyonluğu diye hatırlıyorsunuz. O dönem futbol şubesinde ciddi bir savaş verdik.”

“TÜRK TELEKOM’U AÇMAK İÇİN ACELE ETTİM”

“Kulübe girdiğimizde manzara şöyleydi. Mali olarak neredeyse uçan kuşa borç vardı. 40′a yakın icra dosyası vardı. UEFA’da 20′den fazla dosya vardı. Bankalar kredi vermiyordu. Sporcular 6-8 ay gecikmeli maaş alabiliyordu. Çalışanlar da gecikmeli paralarını alabiliyordu. Amatör sporlarda kötü durumdaydık. Kadın basketbol takımı 2. Lig’deydi. Ali Sami Yen Stadı kötü durumdaydı. Yıllık gelirimiz 15-20 milyon dolardı. Rakibimiz stadını yapmış ve yılda 50 milyon Dolar stattan gelir elde ediyordu. Fenerbahçe’nin bütçesi 200 milyon Dolar’dı. Biz gerilerde kalmıştık. Bizim şirketimiz Sportif A.Ş’nin gelirinin yüzde yirmisi dışarı akıyordu. Seyrantepe arazisi ve Florya’daki arazinin Gençlik Spor Genel Müdürlüğüne ait arazisi elden gitmişti. Durum içler açısıydı. Tek güvencemiz Galatasaray’ın büyüklüğüydü. Rahmetli Özhan Canaydın beni mali, idari, sportif işlerden sorumlu başkan yardımcısı yapmıştı.

Ben başkan adayı olduğum zaman günü kurtarmaya gelmiyorum. Önceliğimiz ekonomizi ve tesisimizi kurtarmak ve rekabet edecek düzeye gelmekti. 2011 ayı Mayıs ayında ayrıldığımızda nasıl bir Galatasaray bıraktık. Gelir 50 milyon Dolar’dan 200 milyon Dolar’a çıkmıştı. 52 bin kişilik stadı bitirdik. Büyükçekmece ve Kıbrıs’ta arazi elde ettik. Ayazağa tesislerini restore yaptık. Kalamış’ta inşaata başladık. Kalamış tesislerine başladık sonraki yönetim tamamladı. Florya Tesisleri elden geçti. Yeni sponsorluklar yarattık. Amatör branşlarda ayağa kalktık. Kürek takımımız yıllar sonra şampiyon oldu. Her tarafı düzelttik. Riva’daki arazi bir tarlaydı. İmar durumunu çıkardık ve değeri 250 milyon Dolar’a çıktı. Mecidiyeköy’deki çadırın olduğu arazinin imar durumunu geliştirdik. Ben şu an oradaki inşaatı sol elimin serce parmağı ile yapardım. Hala oraya tek çivi çakılmadı.

Galatasaray’ın kanseri şirket yapısıydı. 5 sene mücadeleden sonra şirketi birleştirdik. 2010 yılında Galatasaray’ı kuyudan düzlüğe çıkardık. Sonra önümüz açılacaktı. Ancak kısmet olmadı. O dönemin bazı mihenk taşları var. Türk Telekom’u açmak için acele ettim. Bazı arkadaşlar ise sonra açmamı istiyordu. Onların derdi benim stadı açmamı istememeleriydi. Benim tarihe geçmemi istemediler. Ali Sami Yen’de ise mühendisler statta çökme olabileceğini ölüm olaylarının olabileceğini söylüyorlardı. Üç yıllık kombine satmıştık ve ne kadar erken gidersek iyi olacaktı. Stadın hemen yıkıldığını gördük. Yıkan firmaya sordum bunu bu kadar çabuk nasıl yaptınız. Beni inşaata götürdü ve un gibi betonun olduğunu gösterdi. Stat kolayca yıkılmıştı.”

“TÜRK TELEKOM’UN AÇILIŞ GÜNÜ HAYATIMIN EN KÖTÜ GÜNÜ OLDU”

“Şimdi bakıyorum başkanımız Duygun Yarsuvat çatı parası ile stada bizim sunta mobilya yaptırdığımızı söylüyor. O günün parası ile 23 milyon TL idi. Toki Başkanı’nından çatıyı yapmayın stadın eksiklerini yapın dedik kabul ettiler. İstanbul gibi senede bir iki gün kar yağan yerde stadın kapatılmasının acilitesi yoktu. Sadece deprem zamanında afet anında yardımcı yapı olarak düşünüldü. Temel amaç buydu. Bunu yapmak da zor değil çok kolay.

Stat açılışında gece gündüz sabah dörtlere kadar stattayız. Kulüp üyelerimize davetiye gönderdik. Stadı yapan firma talepte bulundu onlara ve değişik olarak stada yardımcı olan kurumlara davetiye gönderdik. Kale arkalarında da taraftarımız Ultraslan’a davetiye verdik. Bu yoğunluk içinde eski başkanımız Selahattin Beyazıt aradı. Seni uyarıyorum dedi, açılış günü çok kötü şeyler olacak. Bundan sonra bir gün sonra İnan Kıraç gayet saygısız bir üslupla, Adnan dedi, Sen Galatasaray’dan Ali Sami Yen ismini kazımaya mı çalışıyorsun dedi. Statta Ali Sami Yen adına ait bir şey yok dedi. O yoğunlukta onu tamamlayamamıştık. Oysa ben Ali Sami Yen’le ilgili müzede ayrı bölüm yaptırdım. Ali Sami Yen pulu bastırdım. Ali Sami Yen aile albümü elime geçti ve onu da Galatasaray Tarihi’ne kazandırdım. Şimdi bana İnan Kıraç söylesin Ali Sami Yen’le ilgili bugüne kadar ne yaptı?

Açılış günü emniyetten görevli arkadaşlar geldi. Statta provokasyon olacak diye uyardılar. Benim ve Tayyip Bey’in ismini ıslıklıyorlar. Benim hayatımın en kötü günü oldu.”

RECEP TAYYİP ERDOĞAN’DAN ÖZÜR DİLEDİM DİYE BENİ YERDEN YERE VURDULAR”

“Sponsorlukları 30 milyon Dolar’dan 230 milyon Dolar’a çıkardık. Stat açılışındaki olaydan dolayı sayın Başbakan’dan özür diledim. Oysa protestonun yoğunluğu Toki Başkanı’nın konuşmasınaydı. Özür diledim diye Galatasaray içindeki malum kesim beni yerden yere vurdu. Sonra anladım ki; şirket birleşmesinden sonra bir heyet oluşturuluyor ve beni oradan nasıl göndeririz diye plan yapılmış. Bu arada yönetim içinde üç dört kişi yönetim içinde beni sabote eden isimler oldu. İsimlerini dahi anmak istemiyorum. Sonra kongrede Galatasaray Tarihine uygun olmayan olaylar oldu. Birilerine asla hakkımı helal etmeyeceğim.

Bazıları geliyor başkanım ellerim kırılsaydı da size o kongrede hayır demeseydik diye. Galatasaray’ı batma kayyuma düşme noktasından çevirdik. Bizim bu duru’un resimleri var. Emek veren isimler olarak ismimizi bile yazmadılar. İstedikleri kadar silmeye çalışsınlar. Türk Telekom’un önünden geçenler beni ve arkadaşlarımı görecekler. Benim tekrar aday olacağımı düşünüp, her türlü önümü kapamaya çalışıyorlar. Benim tek sicilim var. Ali Sami Yen’e şampiyonluk kutlamasında aslan getirdiğim için.

“ÜNAL AYSAL GALATASARAYI BATMA NOKTASINA GETİRDİ”

İnan Kıraç’ın benle ne sorunu var bilmiyorum ama bilinçli olarak uğraştığı gerçek. Ben göreve geldiğimde krizden çıkacağımızı düşünmemişlerdi. Tüzük ile üniversiteye ayrıcalık istedi kabul etmedim. Bana liselilere karşı diye imaj yüklediler. Ben üniversiteye ayrıcalığa lise için karşı çıktım. Benim stat açılışındaki davetlilerin ismini emniyete verdiğimi iddia ettiler. Sermaye artışında dışardan birilerine hisse aldırdığımı ve sermaye artışını engellediğimi iddia ettiler. Ben hayatımda böyle sermaye artışı görmedim. Dünya kadar küçük yatırımcı mahkemeye gitti ve hala sürüyor. Bundan sonra yüzde 300 artışa karar aldılar ve SPK buna müsaade etmedi. İyi ki de olmamış yoksa o da buhar olmamıştı.

Ünal Aysal diyor ki, çok kötü devir aldım. O kötü durum görmemiş. Evet bizim bıraktığımız borç 328 milyon Dolar bunun banka borcu 120 milyondu. Yani faizli kısmı bu kadardı. Geri kalan sporcu ve diğer borçlar. Kombinelerin hepsi satılmış diyor. Doğru değil. Bir bölümünü sattık ama 30 bin satılmamış koltuk vardı. Kendisi 2030′a kadar bağladı. Diyor ki, teminat rakamlarını aşağıya çektik. O da yanlış aksine artmıştır. Son 30 seneye baktım. Bu sürede tüm başkanların harcaması 1 milyar Dolar yok. Ünal Aysal 3 senede 1 milyar Dolar harcadı. Bizim harcamamızın önceliği 35 milyon Doları şirket birleşmesine gitti. UEFA ve vergi, arazi ve tüm borçları kapattık. Riva ve Mecidiyeköy’e neredeyse 10 milyon Dolar ruhsat harcı yatırdık. Vakıfbank’a borç öyle durumda idi ki, borcu 40 milyon Dolar’a indirdik. Biz bu şartlar içinde takımı 2 defa şampiyon yaptık. Amatör branşları ayağa kaldırdık.

3,5 senede hadi diyelim 500 milyon Dolar harca. Bu arada biraz vergi borcunu ödeseydi bari. Şeffaflık kayboldu bu paralar nasıl harcandı. Ümit ederim ki, mali kongrede Ünal Aysal dönemi ile Duygun Yarsuvat dönemi ayrı ayrı oylanır. Genel kurul tutanaklarında gözle görülmeyecek notları Işın Çelebi yakaladı. Altın hissenin satışına durum yaratmak. Yakalandı ve oradan gelecek para olmayınca seçim kararı aldı. Bu olay sonrasında Faruk Süren de konuştu. Ben de uyarıcı bir açıklama yaptım. Şunu söylemek istiyorum ben Ünal Aysal ve İnan Kıraç’a Galatasaray’ı uluslararası bir denetleme kuruluna denetletelim. Birer tane temsilci koyalım. Bunun parasını da ben vereyim. Bir röntgen çekilsin ve ne olduğu ortaya çıksın. Ayrıca eğer isterlerse yüreği yetiyorsa İnan Kıraç istediği kanala yanına da Ünal Aysal ve danışmanlarını da alsın ben tek çıkacağım ve hesaplaşalım. Galatasaray üyelerin olduğu kadar taraftarındır da. 25 milyon taraftarımız var.

Bizim bunlara da kapımızı açıp, Galatasaray’ın insan kaynaklarını geliştirmemiz lazım. İstedikleri özellikle Sportif A.Ş’yi Eğitim Vakfı’nın içine almak. Ünal Aysal başarılı bir iş adamı deniyor. Böyle yetenekli bir insan Galatasaray’ın kaynaklarını böyle nasıl harcar. Batma noktasına getirdi. Sporcular ayrılma noktasına geldi. Basketbolcular ayrılıyor, şikayetlerde bulunuyor. Voleybolcu ve futbolcularda da olabilir. Sıkıntılar geliyor. Hamza Hamzaoğlu’nun Allah yardımcısı olsun. Böyle giderse mal ve hizmet alamayacaklar. 2015′de Avrupa Kupaları’na katılması zor gözüküyor. Biz iyi bir ekiple 5 senede kuyudan çıktık. Ama şimdi daha zor. Özellikle sessiz duran kulüp üyelerine söylüyorum. Aktif hale gelen ve bu demokratik devrimi yapın. Yoksa iş gerçekten çok daha zor hale gelecek.”

Kaynak : fotomac.com.tr

Hüseyin Gülerce Emniyet’te

“14 Aralık” soruşturması kapsamında hakkında gözaltı kararı bulunan Hüseyin Gülerce, avukatıyla birlikte İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne geldi. Gülerce’nin Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde ifadesi alınmaya başlandı.

Gülerce’nin emniyete gelmesiyle dünden bu yana emniyette ifadesine başvurulacak kişi sayısı 28′e yükseldi.

28 KİŞİDEN 5′İ SERBEST

Öte yandan gözaltına alınan Zaman Gazetesi yazarı Ahmet Şahin’in emniyetteki ifadesi tamamlandı. Şahin ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

Yönetmen Naci Çelik Berksoy ile senaristler Radiye Ebru Şenvardar, Elif Yılmaz ve Makbule Çam Elamdağ da dün akşam serbest bırakılmıştı.

Önce manşet sonra gözaltı

TRT1’den tartışılan hashtag

‘Demek ki doğru yoldasınız’

Abdülkadir Selvi’den operasyon eleştirisi

Peygamberi kamyona bindirenler de gözaltında

Gözaltı listesinde kim kimdir?

‘Bombalı’ Tahşiyeciler

14 Aralık operasyonunu hangi gazete nasıl gördü

Zaman’dan Ahmet Şık’a özür tweetleri

Tüm gelişmeleriyle 14 Aralık operasyonu

Fotoğraflarla ’14 Aralık operasyonu’

Gözaltındaki Naci Çelik Berksoy, Radiye Ebru Şenvardar ve Elif Yılmaz serbest

 

.

Kaynak : hurriyet.com.tr

Süper kahraman falan değilim ben!

Black Mirror dizisinin yılbaşı özel bölümünde konuk oyuncu olarak boy göstermeye hazırlanan Mad Men’in starı Jon Hamm, önceki gün Radio Times’a röportaj verdi. 43 yaşındaki oyuncu kendini ‘şimdiki medya düzeni için yaşlı’ hissettiğini söyledi: “20 yaşının altındaki herhangi birine sorun bakalım, benim adımı hiç duymuş mu? Alacağınız cevap muhtemelen şu olacak: ‘Hayır, duymadım. Bu adam babam yaşında!’


“Hollywood, yeni jenerasyonun zevklerini umursamıyor. Ama bu aralar soyadınız Hemsworth değilse veya Ona Direction grubunun üyelerinden biri değilseniz, insanlar üzerinde etki bırakmakta zorlanırsınız.”

Kendisine birkaç kez süper kahraman rolleri teklif edildiğini de doğrulayan Jon Hamm, bu teklifleri derhal reddettiğini ve pişmanlık duymadığını söyledi. Hamm’e göre bu rollerden birinde oynamak aktörün üzerine yapışıyor ve yıllarca o rolden çıkamamasına neden oluyor.

 

“Bu tür anlaşmalar çok gaddarca oluyor. Sadece bir film için anlaşma imzalamıyorsunuz… Henüz yazılmamış en az iki senaryo için de imza atmış, nasıl olacağı hakkında hiçbir fikrinizin olmadığı filmler için de söz vermiş oluyorsunuz. Haliyle tüm bunlar ileride yapmak istediklerinizle çakışıyor. Benim için şu an bir süper kahraman filmine imza atmak demek, 50 yaşıma kadar süper kahraman olacağım anlamına gelir. Bir sürü şey yapabileceğim bu süre zarfında sadece bir role çakılıp kalmak istemiyorum.”

 

 

 

Kaynak : hurriyet.com.tr

Erciyes’teki otellerde yılbaşı bereketi

Kayseri Turizm İşletmecileri Derneği (KAYTİD) Başkanı Enver Sungur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Erciyes Kayak Merkezi’ndeki yatırımlarla ilgili bu yıl daha fazla tanıtım yapıldığını ve bunun meyvesini yılbaşından itibaren almayı beklediklerini söyledi.

Erciyes Dağı’ndaki oteller için yılbaşı rezervasyonlarının bu ayın başında başladığını anlatan Sungur, yeni yıla 2 hafta kalmasına rağmen otellerin doluluk oranının yüzde 100′ü bulduğunu belirtti.

Sungur, sadece dağdaki değil, şehir merkezindeki otellerin yatak kapasitesinin yüzde 75-80 dolduğunu ifade etti.

Kent merkezindeki otellerin de yılbaşına birkaç gün kala yüzde 100 doluluğa ulaşmasını beklediklerini dile getiren Sungur, şunları kaydetti:

“Tatilciler, Erciyes Kayak Merkezi’nin şehir merkezine yakın ve ulaşımın kolay olması dolayısıyla şehirdeki otelleri de tercih etme konusunda tereddüt yaşamıyor. Bunu Kayseri için önemli bir avantaj olarak görüyoruz. Bu yıl hem Erciyes hem de kent merkezindeki oteller geçen yıla oranla çok daha dolu bir yılbaşı geçirecek. Bunda da en önemli etkenin ciddi tanıtım faaliyetleri olduğunu düşünüyoruz. Sadece bir kurum değil, valiliğimiz ve belediyemiz başta olma üzere turizmle ilgilenen tüm kurumlar taşın altına elini koydu ve gerekli tanıtım çalışmalarını yerine getirdi. Erciyes’te kayak yapılıyor olması da tatilcilerin önemli tercihleri arasında yer alıyor çünkü kayak merkezine gelen insanlar kayarak eğlenmek istiyor. Kar olmayınca kayak merkezindeki otellerin de cazibesi kalmıyor.”

Erciyes’i tercih edenler pişman olmayacak

Erciyes Kayak Merkezindeki otellerden birinin rezervasyon sorumlusu Süreyya Parlak da geçen yıl yüzde 70-80 dolulukla geçirdikleri yılbaşını bu sene tamamen dolu geçireceklerini söyledi.

Yılbaşına sayılı günler kala sadece birkaç boş odalarının kaldığını, onların da ön rezervasyonlarının yapıldığını anlatan Parlak, “Erciyes’te kar garantisi olması tatilcileri buraya çekiyor. Yeni yılda Erciyes Kayak Merkezi’ni tercih edenler, kesinlikle pişman olmayacak” diye konuştu.

Misafirler için Erciyes’te çeşitli eğlenceler hazırlandığını belirten Parlak, “Erciyes’i tercih edenler, yeni yıla kar ve havai fişekler altında girecek. Kayak yapılabilecek ve otellerin hazırladığı eğlencelerle güzel bir gün geçirebilecek” dedi.

Parlak, Erciyes’te kişi başı konaklama ücretinin her şey dahil 369 lira olduğu olduğunu kaydetti.

Kaynak : hurriyet.com.tr

TZOB Başkanı Bayraktar: Çiftçi yine mağdur

Bayraktar, yazılı açıklamasında, kasım itibarıyla yıllık enflasyonun, üreticide, tüketicinin 3,6 puan altında gerçekleştiğini, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 14,37 artan tüketici fiyatlarının, tarım, ormancılık ve balıkçılıkta yüzde 10,77 olduğunu bildirdi.

Ekim-kasım döneminde gıdada tüketicideki yüzde 2,90 artışa karşın, tarımda üretici fiyatlarındaki artışın yüzde 0,33′de kalmasının gıdadaki enflasyonda üreticiyi suçlayanların iddialarını boşa çıkardığını ifade eden Bayraktar, şunları kaydetti:

“Haziranda yüzde 0,18, temmuzda yüzde 0,73, ağustosta yüzde 0,55 gerileyen tarımda üretici fiyatları, eylülde yüzde 2,29, ekimde yüzde 0,18, kasımda yüzde 0,15 arttı. Gıda ve alkolsüz içeceklerde fiyatlar, haziran ayında yüzde 0,36, temmuz ayında yüzde 0,30, ağustos ayında yüzde 0,89, eylül’de yüzde 0,31, ekim ayında yüzde 2,65, kasımda yüzde 0,24 artmıştı.”

Üretici fiyatlarının, kasım ayı itibarıyla son bir yıllık dönemde tarımın genelinde yüzde 10,77, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 10,99 arttığını belirten Bayraktar, şöyle devam etti:

“Tarım ve gıdada çiftçi enflasyondan yine mağdur oldu. Gıda ve alkolsüz içeceklerde kasımda tüketici fiyatları yüzde 0,24 artarken, tarımda üretici fiyatlarındaki artış sadece yüzde 0,15′de kaldı. Enflasyonun sebebinin üretici olmadığı açık. Üreticide fiyatlar artmıyor. Ekim-kasım döneminde gıdada tüketicideki yüzde 2,90 artışa karşın, tarımda üretici fiyatlarındaki artışın yüzde 0,33′de kalması, gıdadaki enflasyonda üreticiyi suçlayanların iddialarını boşa çıkarıyor. Üretici ucuza üretiyor, tüketici pahalı tüketiyor.”

“Tarım, işsizliği 2,2 puan düşürdü”

Eylül ayı istihdam verilerini de değerlendiren Bayraktar, tarımın kadınlarda işsizliği 5,5 puanla düşürerek yüzde 19,1′den yüzde 13,6′ya, erkeklerde 1,3 puan düşürerek yüzde 10,4′den yüzde 9,1′e, toplamda işsizliği 2,2 puan düşürerek yüzde 12,7′den yüzde 10,5′e indirdiğini bildirdi.

Şemsi Bayraktar, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Sıkıntılara rağmen tarım 5 milyon 625 bin kişiye istihdam sağlarken, bu rakam sanayide 5 milyon 306 binde kalıyor. Tarımda, sanayiden 319 bin kişilik daha fazla istihdam var. Eylül ayında tarım 2 milyon 954 bin erkek, 2 milyon 671 bin kadına iş ve aş yarattı, çalışan erkeklerin yüzde 16,1′i, çalışan kadınların yüzde 34,4′ü tarımda çalışıyor.”

 

Kaynak : hurriyet.com.tr

’14 Aralık Operasyonu’nda 3 kişi serbest

Samanyolu’nda 4 yıl önce yayınlanan “Tek Türkiye” adlı dizinin yönetmeni Naci Çelik Berksoy ile senaristler Radiye Ebru Şenvardar ve Elif Yılmaz, saat 23.30 sıralarında savcılık kararıyla serbest kaldı. Serbest kalan “Tek Türkiye” adlı dizinin yönetmeni Naci Çelik Berksoy, Emniyet’ten çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Berksoy, şunları söyledi:

“Bu sabah işe giderken, gelip aldılar. Çekime gidiyordum. Biraz haberim vardı ama, ciddiye almadığım için… Daha önce de söyledim. Bir 24 saat olmadı ama, misafir ettiler bizi. Savcı beye ifade verdik, gayet o da medeniydi. Sorular sordu senaryo ile ilgili, Tek Türkiye ile ilgili. Geçmiş gün. Genellikle hatırladığım kadarıyla diye cevap verdim. İşleyişi anlattım, bizim nasıl çalıştığımızı anlattım. Bir yönetmen ne yapar, bir senarist ne yapar, onlar konusunda teknik bir bilgi verdim. Ondan sonra çıkardılar işte, birtakım terör örgütü diye anlattıkları bir şeyi sordular. Ben bu konularda biraz yabancıyım, bilmiyorum dedim. Biz Hocaefendi’nin dikte ettirdiği bir şeyi Tek Türkiye’de kullanmışız. Tahşiye örgütü, terör örgütüyle ilgili böyle bir şey söylediler, ben de bilgim yok dedim. Valla böyle bir şey yoktur tarihte. Yani filmden dolayı sansürlemeler olmuştur, ama tutuklama hiç olmamıştır. Başka bir olaya karışır yönetmen, mesela diyelim bir terör gösterisine, o ayrı. Ama filmden dolayı bu ilk defa oluyor böyle bir şey. Ama yanlış olduğunu onlar da anladılar herhalde.”

Yönetmen Berksoy, daha sonra otomobille Emniyet’ten ayrıldı.

Türkiye güne 14 Aralık operasyonuyla başladı

Kaynak : hurriyet.com.tr

Noel Baba’ları bile mavi!

Manchester City taraftarları yaklaşan Noel öncesi yaptıkları yardım yürüyüşle büyük dikkat çekti.

Şehrin “Mavi” bölgesini oluşturan Cityliler, Noel Baba kıyafetinde de “Mavi” renkten vazgeçemediler. Ezeli rakipleri Manchester United’ın “Kırmızılar” olarak anılmasından dolayı Noel Baba simgesini bile Mavi olarak kullanan taraftarlar, Etihad Stadı’nda yaptıkları organizasyonla “yoksul ve yardıma muhtaçlar” için yardım topladı. Yürüyüşe katılan yetişkinler kişi başı 10, çocuklar ise 5 pound ödeyerek bu anlamlı yürüyüşe destek verdiler.

 

 

Tekerlekli sandalye ile organizasyonda yer alan küçük bir çocuk ise duyarlılığı ile günün en çok dikkat çeken ismi olmayı başardı.

 

Kaynak : hurriyet.com.tr

Lamborghini marka 6 bin dolarlık akıllı telefon: 88 Tauri

Lüks pazara odaklanmış olan ve fiyatları el yakan cinsten olan akıllı telefonların sayısı ve modelleri de artmaya devam ediyor. Bu pazarın ilk akla gelen ismi Vertu fakat onlar da bu pazarda yalnız ve rakipsiz değiller.

Lamborghini  markasının kurucusu sayılan Ferruccio Lamborghini’nin oğlu Tonino Lamborghini’nin kurduğu şirket, mobil alanda da faaliyet gösteriyor. Otomobil markası olan Lamborghini ile bağı olmasa da, 88 Tauri üstünde aileye ait Lamborghini adını kullanıyor ve şirketin marka değerini arkasına alıyor.

88 Tauri modeli telefonla ilgili belki de söylenmesi gereken ilk şey, bu telefonun fiyatının 6000 dolar olması. Lamborghini 88 Tauri, farklı görünümü ile de dikkat çekiyor. Kısacası tasarımsal açıdan, alışılagelmiş akıllı telefon modellerinin biraz dışında ve tarzıyla dikkatleri üzerine çekmeyi kesinlikle başarıyor.

Android işletim sistemli olan 88 Tauri, 1920×1080 çözünürlüğünü destekleyen 5 inç boyutunda bir ekrana sahip. İşlemci olarak 2.3GHz’lik dört çekirdekli Qualcomm 801 kullanan telefon 3 GB RAM’e sahip. Lamborghini  88 Tauri’nin kapasitesi ise 32 GB.

Lamborghini 88 Tauri’nin sunduğu bu özellikleri piyasada 500 dolar civarında satılan bir telefon da aynen sunuyor. Fakat biraz 88 Tauri’nin de farklarından bahsedelim. Aynı zamanda telefonun bu kadar pahalı yapan şeylerden biri dış görünüşü. 88 Tauri, gerçek deriden yapılma arka yüze sahip. Bununla birlikte telefonun yan ve arka yüzeyine konumlandırılan çelikten yapılmış olan levhalar mevcut. 88 Tauri’yi pahalı yapan bir başka özellik ise bu telefondan dünya üzerinde sadece 1947 adet üretilecek olması. Bu üretim sayısının sebebinin ise Tonino Lamborghini’nin 1947 doğumlu olmasından kaynaklandığını belirtelim.

Kaynak : webrazzi.com

Beşiktaş, Fenerbahçe’yi 5.5 yıl sonra yendi

Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde (TKBL) yılın sürprizini Beşiktaş yaptı. Mütevazı bir kadroyla mücadele eden siyah beyazlı takım, sadece Türkiye Ligi’nde değil, Avrupa Ligi’nde şampiyonluğu hedefleyen Fenerbahçe’yi 78-77 mağlup etti.

Ülker Sports Arena Metro Enerji Salonu’nda oynanan karşılaşmaya iyi başlayan Beşiktaş, bir ara 15-7 öne geçtiği ilk periyodu 23-22 galip tamamladı. Fenerbahçe ikinci çeyrekte oyunu dengeledi ve soyunma odasına 41-39 öne gitti.

 

Üçüncü çeyrekte farkı 10 sayıya kadar açan Fenerbahçe, son periyoda da 61-59 ile başladı. Bitime 9 dakika kala Fenerbahçe 65-61 öndeyken, Beşiktaş, 9-0′lık seri ile 6 dakika kala 70-65 öne geçti. Bitime 3.5 dakika kala farkı 6 sayıya (75-69) çıkaran siyah beyazlılar, daha sonra Angel McCouhtry’nin sayılarına engel olamayınca, bitime 1 dakika 53 saniye kala 77-75 geriye düştü.

FENERBAHÇELİ ANGEL’DEN BEŞİKTAŞLILAR’A TEPKİ

55 saniye kala Tuğba Taşçı üçlükle skoru 78-77 Beşiktaş lehine çevirdi. Son Fenerbahçe hücumunda Tuğba Palazoğlu’nun üçlük atışı girmedi ve Beşiktaş böylece rakibini 5.5 yıl sonra ilk kez yendi.

MCCOUGHTRY 34 SAYI ATTI
Fenerbahçe’de Agnieszka Bibrzycka 13 sayı, Tina Charles 15 sayı, 5 ribaund, Angel McCoughtry 34 sayı, 9 ribaund, 4 asistle oynadı.

Beşiktaş’ta Jordan Harper 22 sayı, 4 ribaund, 2 asist, Ziomara Morrison 13 sayı, 7 ribaund, 2 asist, Tuğba Taşçı 10 sayı, 3 ribaund, Frida Eldenbrink 16 sayı, 3 ribaund üretti.

Kaynak : hurriyet.com.tr

Pirlo Emre radara girdi


Prandelli’nin Wesley Sneijder’den çıkarmaya çalıştığı Pirlo’yu, Hamzaoğlu kısa sürede Emre Çolak’tan çıkardı. Emre ile sürekli birebir konuşmalar yapan ve sürekli ileri oynamasını isteyen Hamzaoğlu’nun bu istekleri Emre tarafından da geri çevrilmedi. Konya karşısında bir gol atan Emre, Sneijder’den sonra (4), G.Saray’ın en çok şut atan (3) oyuncusu oldu. Yüzde 89′luk pas yüzdesi ile oynayan, fiziki dezavantajına rağmen 4 ikili mücadele kazanan Emre, 57 kez de topla buluştu. Fatih Terim’in de Emre’yi yakından takip ettiği ve milli takıma çağırmayı düşündüğü iddia edildi.
Kaynak : fotomac.com.tr