Sağlam dize menisküs

Narkozun etkisi geçince Varol’un hatayı fark edip söylemesi üzerine doktorlar kadını ikinci kez ameliyat masasına yatırarak, bu kez sağ dizine de operasyon yaptı. Ameliyatı yapan Prof. Dr. Erhan Yılmaz, hatayı kabul edip Varol’dan özür diledi. Varol, doktor ve personel hakkında cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulundu.

‘SOL DİZİ BOYANMIŞTI’

Prof. Dr. Yılmaz, kendini şöyle savundu: “Üniversitelerde sistem böyle işler. Araştırma görevlileri vakaları ameliyata hazırlarlar, bize haber verirler. Biz ameliyata gireriz. Bu hastamızda da böyle olmuştu. Hasta ameliyata hazırlanmış, söz konusu ameliyat yapılacak dizi boyanmıştı. Ben de artroskopik cerrahi ile dizine girdim ve diz oldukça kötüydü, temizleyip ameliyattan çıktım.”

‘İMZA BİLE VERMEDEN 2 AMELİYAT’

4 çocuk annesi Nazmiye Varol geçen hafta ameliyata girdi. Varol, yaşadıklarını şöyle anlattı: “‘Neden sol bacağımı ameliyat ettiniz’ diye sordum. Bana, ‘Sol bacağın da kötüymüş’ dediler. Kendime gelmeden ikinci bir anesteziye aldılar ve sağ bacağımdan beni ameliyat ettiler. Ben orada zaten narkozdan uyanmamışım. Bir imza vermedim. Ya hiç uyanamasaydım.”

 

Kaynak : hurriyet.com.tr

Microsoft, iPhone dağıtıyor!

Microsoft gibi pazarda kendine yer edinmek için var gücüyle çabalayan bir firmadan, kendi ürünlerini tanıtmasını ve kendi markasını taşıyan hediyeler dağıtmasını beklersiniz. Ancak Çin‘de gerçekleşenler, bunun biraz tersine.

Cortana’nın “kız kardeşi” olarak tanınan XiaoIce‘ı tanıtmak isteyen Microsoft, ona belirli cümleleri söyletmeyi başaranlara iPhone kazanmayı vadediyor. Sağdaki reklamdan yapılan çeviriye göre iPhone kazanmak için XiaoIce ile sohbet ederek onun belirli cümleleri söylemesini sağlamanız gerekiyor. Görselin sol sütununda iPhone’ların isimleri açıkça görünüyor.

Sina Weibo’da yapılan yarışmaya sadece Çin’de yaşayanlar katılabiliyor. Microsoft’un sahibi olduğu Nokia‘nın telefonları yerine ilgi çekmek için iPhone’ları tercih etmesi ise gerçekten ilginç. Firmanın bu hamlesi, Windows Phone hayranlarının canını biraz sıkacak gibi.

Kaynak : chip.com.tr

Yeni iPhone’a farklı ekran!

Apple’ın yaptığı yeni bir patent başvurusu, yeni iPhone’ların şeklinin değişebileceğini ortaya çıkardı. Apple’ın, telefon ekranını yerleştirmek için kullanacağı yeni teknik sayesinde, telefonları daha ince hale getirmek mümkün olacak. Ancak bu yeni teknikle telefonun alışılmış formunun da değişmesi gündemde.

26 Mart tarihinde yapılan yeni patent başvurusu, dokunmatik ekranların daha da inceltilmesi için kullanılacak yöntemin detaylarını anlatıyor. Buna göre dokunmatik ekranın üstünde seramik veya safirden yapılma bir katman daha bulunuyor ve bu katmanın içinde elektronik devrelerin yerleştirilmesi mümkün oluyor. Ancak bu şekilde, ekranın dışarıya doğru biraz çıkık görünmesi söz konusu olabiliyor.

Apple’ın bu yeni teknoloji sayesinde, çok daha ince cihazlar yapması mümkün olacak. Ancak Apple, şimdikinden daha da ince iPhone’ların, bükülme ve kırılma gibi şikayetleri artırabileceğini hesaba katıp, bu konuda önlem almak zorunda kalacak gibi görünüyor…

Kaynak : chip.com.tr

Emre Yüzde Yüz haklı!

Türkiye Güreş Federasyonu’nun 8 Nisan’da yapılacak olağanüstü genel kurulunda başkanlık için iki başvuru yapıldı. Olağanüstü genel kurulda gerçekleştirilecek başkanlık seçimi için eski şampiyonlardan Şeref Eroğlu ile eski yönetim kurulu üyesi Musa Aydın başvurdu.

Başkanlık için başvurular dün akşam saat 17.00′de tamamlandı.

Kaynak : hurriyet.com.tr

Art arda patlamalar duyuldu

Berkin Elvan soruşturmasına bakan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın rehin alındı. Yasa dışı bir örgüte yakınlığı ile bilinen kişiler Twitter hesabından Savcı Kiraz’ın başına silah dayalı halde fotoğraf yayınlandı. İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok yaptığı açıklamada ‘Olayın kan dökülmeden çözülmesini istiyoruz. Görüşmeler devam ediyor. Şu an için herhangi bir sıkıntı yok’ dedi. Ancak akşam saatlerinde polis operasyona başladı.

EYLEMCİLERDEN TALEP



Savcıyı rehin alan örgüt terör eylemiyle ilgili sosyal medya hesabından fotoğraflar paylaşarak serbest bırakma şartlarını duyurdu. Savcı Kiraz’ın odası Çağlayan Adliyesi’nin 6.’ıncı katında bulunuyordu.

Rehin alınan Savcı Kiraz, HSYK’nın yaz kararnamesi ise Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne atanmıştı. 

ÖZEL HAREKAT TİMİ ADLİYEDE

 

14 YILLIK SAVCI
Savcı Kiraz’ın Gaziosmanpaşa’da 4 yıl kadar görev yaptığı, İstanbul’dan önce Osmaniye’de görev yaptığı öğrenildi.

Savcının rehin alınmasının ardından özel harekat timi Çağlayan Adliyesi’ne geldi.

 

REHİN ALANLARLA GÖRÜŞÜLÜYOR

 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Vedat Yiğit, Savcı Kiraz’ı rehin alan kişiler ile görüşmelerin yapılmaya başlandığını açıkladı. Hurriyet.com.tr’ye konuşan Başsavcı Vekili Yiğit, “Onların bulunduğu katta özel harekat polisleri bulunuyor. Onlarla (rehin alan kişiler) görüşmeler var. Onların istediği bir kişi üzerinden görüşmeler yapılıyor” dedi.

DÜNYA AJANSLARI BÖYLE DUYURDU

 

 

ADLİYE GİRİŞ ÇIKIŞA KAPATILDI


Adliye giriş-çıkışlara kapatılırken, Kiraz’ın odasının bulunduğu 6. kat boşaltıldı. Alt ve üst katlarda yoğun güvenlik önlemi alındı.

Terörle Mücadele ve Özel Harekat şube müdürlüklerine bağlı ekipler ile müzakere timi, adliyeye geldi. Adliyenin dışında hakim noktalara da keskin nişancıların yerleştirildiği görüldü.

İstanbul Valisi Vasip Şahin ile Emniyet Müdürü Selami Altınok ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nden sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Mustafa Çalışkan da adliyeye geldi.

Adliye önünde, Olay Yeri İnceleme ve Çevik Kuvvet şube müdürlükleri ile itfaiye ve sağlık ekipleri de hazır bekletiliyor.

 

BÜTÜN KATLAR BOŞALTILDI


Çağlayan Adliyesi’nde hareketlilikj devam ederken adliyenin bütün katları boşaltılmaya başlandı.

 

BAŞSAVCI ÇAĞIRDI, ÜMİT KOCASAKAL ADLİYEYE GİTTİ

İstanbul Başsavcısı’nın talebi üzerine, İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal’ın Çağlayan Adliyesi’ne gittiği ortaya çıktı.
Ümit Kocasakal, Hürriyet’e yaptığı açıklamada, “Bu konuda hiçbir şey söylemeyeceğim. Şimdi Adliyeye gidiyorum. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bana haber verildi. Şimdi Adliyeye gidiyorum. Başka birşey söylemeyeceğim” dedi.



Kocasakal adliye girişinde ise, sorular üzerine “Ne kadar hassas görüyorsunuz. Hangi açıklamayı yapayım.  Çağrıldık geldik”diye konuştu

 

 


DURUŞMANIN 5. SAVCISI OLARAK ATANMIŞTI
Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’ndaki odasında rehin alınan Savcı Mehmet Selim Kiraz, Berkin Elvan soruşturmasındaki beşinci savcı olarak atanmıştı. Savcı Kiraz, son olarak fail olduğundan şüphelendiği 3 polisin açık kimliğinin tespiti için emniyetten gelen 21 polisin açık kimlik bilgileri ve fotoğraflarını Adli Tıp Kurumu’na yollamıştı. / Yüksel KOÇ / İSTANBUL, (DHA)

 






GAZETECİLER UZAKLAŞTIRILDI

Adliyenin A kapısı önündeki basın mensupları, pencereden silahla ateş açılması ihtimaline karşı buradan uzaklaştırıldı. İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal’ın adliyeye girdiği görüldü.

EYLEMİ YAPAN Ş.Y İDDİASI


Savcı Mehmet Selim Kiraz’ı rehin alan kişilerden birinin Ş.Y olduğu ileri sürüldü. Ş. Y’nin İstanbul’da geçmiş tarihte yasadışı örgüte yönelik bir operasyonda gözaltına alınan isimlerden biri olduğu belirtiliyor.


AÇIKLAMA YAPILDI


İstanbul emniyet Müdürü Selami Altınok gazetecilere şu açıklamayı yaptı:

Hiç kimsenin canı yanmadan bir an önce sonuçlanabilmesinin gayretini gösteriyoruz. İnşallah umudumuz odur ki bu eylemde kimsenin canı yanmadan, hiçbir arkadaşımızın zarar görmesine imkan vermeden sonuçlanmış olur diye düşünüyoruz. An itibariyle herhangi bir sıkıntımız yok. Herhangi bir arkadaşımızın sorunu yok.

Müzakereci arkadaşlarımız, bize katkı veren İstanbul barosu başkanımız, diğer arkadaşlarımız eylemcilerle görüşüyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Orhan Kapıcı ise şunları söyledi:
Bu süreçte devletin tüm kurumları, bu konuda yardımcı olması gereken insanlar gerekli yardımları yapıyorlar. Tabi eylemin amacı, anladığımız kadarıyla berkin elvan soruşturması nedeniyle gündeme geldiğini öğreniyoruz. Berkin elvan, bizim çocuğumuzdur, kardeşimizdir. Onun ölüm olayı hepimizi üzmüştür. Biz
hukukçular olarak soruşturmayı etkin ve zamanında yapmak zorundayız. Elimizden gelen her türlü gayreti sarf ediyoruz. Bu eylemin faili de devletin bize verdiği yetki, hukuk sınırları içerisinde faili de bulunmaya çalışılacaktır. Başsavcılık ve emniyet olarak her türlü gayreti sarf edeceğiz. Bu konuda tüm halkımızın emin olmasını canı gönülden istiyoruz.

Biz istiyoruz ki başka bir müessip hadise olmasın. Gerekli girişimler yapılıyor. İnşallah herhangi bir kaza olmadan bu eylem sonuçlanır.

İÇERDEKİLER AVUKAT MI?

O konuda net bir durum yok. Biz şu an itibariyle kimdir nedir onda değiliz. Burada bir hadise var, savcımızın can güvenliği.

TBB BAŞKANI FEYZİOĞLU ADİYEYE GELDİ

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, Bakanlar Kurulu kararı ile Berkin Elvan’ın ölümüyle ilgili soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın Çağlayan Adliyesi’nin 6’ncı katındaki odasına silahlı kişilerin girmesi ile ilgili sosyal paylaşım sitesi Twitter’dan yayınladığı mesajında, “Cumhuriyet Savcısını rehin alma eylemi bir terör eylemidir. Hiçbir gerekçe bunu masum ve haklı gösteremez. Dualarımız savcımızla” dedi.

Feyzioğlu, ilerleyen saatlerde Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na geldi. Feyzioğlu adliyeye girişinde açıklama yapmadı.

Kaynak : hurriyet.com.tr

Berkin Elvan soruşturmasına bakan savcı Mehmet Selim Kiraz odasında rehin alındı

Savcıyı rehin alan örgüt terör eylemiyle ilgili sosyal medya hesabından fotoğraflar paylaşarak serbest bırakma şartlarını duyurdu. Savcı Kiraz’ın odası Çağlayan Adliyesi’nin 6.’ıncı katında bulunuyor.

Rehin alınan Savcı Kiraz, HSYK’nın yaz kararnamesi ise Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne atanmıştı. 

ÖZEL HAREKAT TİMİ ADLİYEDE

 

14 YILLIK SAVCI
Savcı Kiraz’ın Gaziosmanpaşa’da 4 yıl kadar görev yaptığı, İstanbul’dan önce Osmaniye’de görev yaptığı öğrenildi.



Savcının rehin alınmasının ardından özel harekat timi Çağlayan Adliyesi’ne geldi.

AYRINTILAR GELİYOR…

 

Kaynak : hurriyet.com.tr

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ey imamlar niye kaçıyorsunuz

Gençlerle ‘Rabia’ işareti yapan Erdoğan, özetle şunları söyledi:

FARKLI CİNSLER

“Ey imamlar, niye kaçıyorsunuz? Bunlar bizim arkasında saf tuttuğumuz imamlar değil. Bunlar farklı bir cins imamlar. Niye kaçıyorsunuz? Yoksa bir suçunuz durun burada, niye gidiyorsunuz? Yani Başbakan’ın ofisine böcekleri yerleştirmek suretiyle, kalkıp da Başbakan hangi bakanla, uluslararası hangi başbakanla neyi konuşuyor, bunu takip etmek isteyenler siz değil miydiniz? İşte Romanya’ya kaçtınız ve orada yakalandınız. Dedik ya, bunları inlerinden çıkaracağız ve şimdi inlerinden çıkarıyoruz.

YENİLENMELİ

Dünya değiştikçe, şartlar değiştikçe, devletlerin de milletlerin de bu değişime uygun şekilde kendilerini yenilemeleri, daha ileriye götürmeleri gerekiyor. Herkesin ilerlediği yerde, siz mevcudu korumanın çabası içine girerseniz aslında geriye düşmüş olursunuz. Bu durumu kabullenmiş olursunuz. Türkiye, 92 yıllık Cumhuriyet tarihinde, darbe dönemlerinde yerinde saymak şöyle dursun geriye gitti. Bu süreçte milletimiz pek çok fırsatı kaçırdı. Benzer şartlarda yola çıktığımız ülkelerin gerisine düştü. İnşallah artık darbeler, vesayetler dönemi geride kaldı. Bunu böyle bilelim.

BAŞKANLIK GELECEK

10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimiyle Cumhuriyet tarihimizin yeni bir dönemine ilk adımı attık. Cumhurbaşkanımızı millet seçti. Parlamenter sistem artık bekleme odasına girmiş bulunuyor. Yeni Türkiye’nin ilk işareti 10 Ağustos’tur. Şimdi önümüzde 7 Haziran’da bir seçim var. Bu seçimi yeni Türkiye yolunda, yeni Anayasa ve başkanlık sistemi için bir fırsata dönüştürmeliyiz. Ben bu seçimde milletime sesleniyorum ve diyorum ki, 400 milletvekilini vermeye hazır mıyız? Bununla iş kalmıyor. İnşallah 400 vekille arzulanan, beklenen yeni anayasa gelecek. Yeni anayasa yeni Türkiye’nin temel taşlarını oluşturuyor. Yeni anayasa ile birlikte başkanlık sistemi gelecek. Çünkü bizim hıza ihtiyacımız var.”

 

Kaynak : hurriyet.com.tr

Kadroda 4 değişiklik


Teknik direktör Fatih Terim, Kazakistan ile yapılan son maçın 11′inden 4 değişiklik yaptı. Sahaya çıkan oyunculardan Olcay ve Umut yedek kalırken, cezalı Arda ve aday kadroya çağrılmayan Semih Kaya takımda yer almadı. Ayrıca Türkiye’de Gökhan Gönül, Hollanda’da Sneijder kaptan olarak sahaya çıktı.

Kaynak : fotomac.com.tr

30 yeni tür daha!

Doğa, şehir sınırlarında sona ermiyor; sadece şekil değiştiriyor. Bu yüzden de bilim adamları kentsel alanlarda yeni hayvan türleri bulabiliyorlar. Los Angeles şehrinin kapladığı geniş alanda da, kendine has bazı yeni türler keşfedildi.

Natural History Museum of Los Angeles County’den bir grup olan BioSCAN üyesi, yeni sinek türleri üzerindeki araştırmalarını yayınladılar. Yeni türleri bulmak için entomolojist Emily Hartop ve takımı, 30 farklı Los Angeles evinin dışına böcek tuzakları yerleştirerek hem böcekleri, hem de bölgedeki hava durumu hakkında bilgiyi topladılar. Hartop, üç yıl boyunca bu tuzaklardan toplanan sinekleri inceleyerek, yaklaşık olarak 10.000 farklı sineği araştırdı. Bu sineklerin arasında ise hepsi Megaselia türüne dahil olan 30 yeni sinek çeşidi bulundu.

Ancak bu yeni türleri belirlemek, aylarca süren bir çalışma sonucuydu ve böceklerin detaylı incelemesini gerektirmekteydi. Hartop’un BioSCAN blogunda yazdığına göre, sineklerin belirleme çalışmalarının yüzde 90′ı sinek cinsel organlarının incelemesini gerektirmekteydi.

Yeni türler bulmak iyi ama…

Sinek organlarının Hartop tarafından çizimi…

Ancak bu çalışmanın tek sevindirici özelliği, bulunan yeni türler değildi. Artık insan popülasyonunun büyük bir kısmı şehirlerde yaşamakta ve bilim, hayatını şehirde geçiren hayvanlara ve ekosistemlere ne olduğunu anlamak için bir yarış içerisinde. BioSCAN’inkine benzer projeler sayesinde, metrolarda, apartmanlarda, kısacası şehirlerdeki yaşamımızın her anında karşımıza çıkan ve fark etmediğimiz yeni canlı türleri hakkında bilgiler toplanmakta. Çoğu canlı da normal olarak kendini şehir yaşamına göre değiştirerek yeni türlerin ortaya çıkmasına sebep olmakta.

Kendi doğal seçilim ortamını yaratan şehirlerin incelenmesi, bizlerin de bir tür olarak yaşamaya devam edebilmemiz için önemli bir çalışma. Bu çalışmalar sayesinde metropolitan alanlarda nasıl sağlıklı bir şekilde yaşayabileceğimizi öğrenme imkanımız oluyor. Ayrıca, geleceğin şehirlerinin, tüm yaşam formlarına uygun bir şekilde kurulmaları için de bir imkan yaratılmış oluyor…

Kaynak : chip.com.tr

Şehir Mobilyalarının En Modern Hali

Herkes ev dizaynına ve dekoruna önem verir. Yaşamının büyük bir kısmını geçirdiği evi içinde mutlu ve huzurlu hissetmek ister. Eskimiş mobilyalar yerini yenilerine bırakır, belli aralıklarla boya badana yapılır… Bunlar; gözümüzle gördüğümüz şeylerin bize kendimizi iyi ya da kötü hissettirmesinden doğan ihtiyaçlardır. Bu yüzden de her gününüzü geçirdiğiniz eviniz bakımsız ve eski olduğunda yenileme ihtiyacı duyar, ya komple bir ya da parça parça değişiklerle işe koyulursunuz.

Ben aynı şeyin şehir mobilyaları içinde gerçekleşmesi gerektiğine inanıyorum. Günün büyük kısmını ev içinde değil, aslında şehrin başka başka sokaklarında geçiririz. İşe gideriz geliriz, gezer dolaşırız. Şehrin ruhunu içimizde yaşarız.  Şehrin görünümün psikolojinizi ne denli etkilediğini düşünmüş müydünüz hiç? Çok etkiliyor; kötü sokaklar, düzensiz yapılar, karmaşık mobilyalar aslında yerlerinde durmuyor, üzerinize üzerinize geliyor.

Her gün bir koşuşturma içerisinde bir yerlere yetişme çabasında olan bizler için huzurlu, düzenli ve dingin kamu alanları yaratılsa ya keşke. Neyse ki böyle bir huzurlu alanlar var bazı İstanbul sokaklarında. Belediyeleri çalışan sokaklar. :) Özellikle bir sokağı var ki bayılıyorum. Böyle düzenli ve dingin… Doğal ahşap kaplamalı mobilyalar, yeşil alanlar, harika çöp varilleri (çöp atmaya kıyamazsın), yol döşemelerinin akıp gidişi… Var böyle yerler var ama her yer olsun fena mı olur?

O zaman; çalışsın belediyeler, süslensin çöp varilleri, ışıklansın yollar, mobilyalar doğal ahşap kaplamalı http://www.eurocomposite.com.tr/eurocomposite/ olsun bence kirletmeye kıyamazsın. Çevreci bir ruh oluşturmak için didinip duruyorlar. Tabii olsun, çevre temiz tutulsun, evimiz gibi çevre de bizim yaşam alanımız. Ama önce birileri bir düzen kursun. Yaşanacak hale soksun. Rüya gibi sokaklar olmasa da en azından şöyle bir içimiz huzur bulsun! :)

Tofaş: 68 – Darüşşafaka Doğuş: 74

Salon: Atatürk
Hakemler: Engin Kennerman, Emin Moğulkoç, Alper Altuğ Köselerli
Tofaş: Gordon 5, Yiğit Arslan 3, Samet Geyik 11, Wood 7, Qvale 13, Todic 10, Elonu 6, Erol Can Çinko, Patterson 13, Barış Güney, Tayfun Erülkü
Darüşşafaka Doğuş: Farmar 5, Metin Türen 2, Greer 3, Vidmar 8, Lucas 9, Mehmet Yağmur, Seibutis 9, Ermal Kurtoğlu 6, Shuma 13, Ersin Dağlı 10, Hüseyin Köksal 9
1. periyot: 23-19
Devre: 32-36
3. periyot: 49-51


Karşılaşmaya Tofaş, Samet Geyik’in basketleriyle başladı: 6-3. Darüşşafaka Doğuş, Greer’in 3 sayılık basketiyle 5. dakikada öne geçti: 11-12. Tofaş, Yiğit Arslan ve Wood’la sayılar bulurken konuk ekipten Hüseyin Köksal karşılık vermesine rağmen fark kapanmadı ve Bursa temsilcisi birinci periyodu 23-19 kazandı.

Maçın ikinci çeyreğinde karşılıklı basketler vardı. 12. dakikada Hüseyin Köksal’la 3 sayılık basket bulan Darüşşafaka Doğuş eşitliği yakaladı: 23-23. Vidmar’la dış şutlarda etkili olan konuk ekip, 19. dakikada farkı 6 sayıya çıkardı: 30-36. Tofaş, Elonu ile karşılık vermesine rağmen devreyi Darüşşafaka Doğuş, 36-32 önde tamamladı.

SON ÇEYREK NEFES KESTİ

Müsabakanın ikinci yarısına hızlı başlayan, konuk ekip oldu. Yeşil-siyahlılar, Shuma ve Farmar’ın etkili oyunuyla 23. dakikayı 45-34 önde geçti. Tofaş, Todic ve Patterson’la karşılık vererek 26. dakikada farkı 2 sayıya indirdi: 43-45. Lucas’la etkili olan konuk ekip, üçüncü periyodu 2 sayı farkla önde bitirdi: 49-51.

Son çeyrekte oyuna ağırlığını koyan Darüşşafaka Doğuş, 34. dakikayı Seibutis ve Ersin Dağlı’nın basketleriyle 59-54 önde geçti. Tofaş, Todic’in 3 sayılık basketiyle farkı yine 2 sayıya indirdi: 57-59. Shuma’nın arka arkaya bulduğu 3 sayılık basketleriyle farkı yukarı çeken Darüşşafaka Doğuş, salondan 74-68 galip ayrıldı.

 

Kaynak : hurriyet.com.tr

Yargıtay: Sert eleştiriye açık olmalısın

Gökçek, CHP Parti Meclisi üyesi Ali Özcan’ın bir TV proğramında kendisine yönelik, “Yolsuzluklarını anlatmak 17 yıl sürer, siyaset yapan adamın altı ıslak olmamalı, bunun her tarafı ıslak” sözleri üzerine tazminat davası açtı. Ankara 24 Asliye Hukuk Mahkemesi, CHP’li Özcan’ı, olay tarihi 2011’den itibaren yasal faiziyle birlikte ödemek koşulu ile 4 bin lira tazminat ödemeye mahkum etti. Özcan’ın avukatı İlsu Çatak dosyayı temyize taşıdı. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin verdiği kararı bozdu.
Yargıtay karanını şu gerekçelere dayandırdı.  “Siyasetle uğraşan kişilerin kendilerine yönelik sert, ağır ve hatta incitici eleştirilere de katlanması gerektiği, ayrıca AHİS ile güvence altına alınan ifade özgürlüğü sadece zararsız ve ilgilenmeye değmez olarak görülen bilgi ve fikirler değil, aynı zamanda rahatsız eden, şaşırtan ve gücendiren ifadelerin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerekmektedir.  AHİM kararlarına göre siyasetçilere yönelik eleştirinin sınırı özel kişiler için olandan daha geniştir ve bu durum günümüzde yerleşik bir ilke haline gelmiştir. Siyasetçi eleştiri ağır olsa bile eleştirilere olağan olandan daha fazla katlanabilmelidir. Davalının beyanları eleştiri kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.”  Davaya önceki gün tekrar bakan Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi, Yargıtay’ın bozma kararına uydu ve Gökçek’in tazminat davasını reddetti.          

Kaynak : hurriyet.com.tr

PayPal ABD hükümetine 7,7 milyon dolar ödeyecek

ABD hükümeti, uluslararası para transfer hizmeti sunan PayPal’ın İran, Sudan ve Küba’ya uygulanan yaptırımları ihlal etmesi nedeniyle 7,7 milyon dolar uzlaşma bedeli ödeyeceğini açıkladı.
    
ABD Hazine Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, dünyanın en büyük online alışveriş sitelerinden eBay’in ödeme hizmetleri birimi olan PayPal, ABD’nin kara listesinde yer alan İran, Sudan ve Küba’ya para transferi gerçekleştirdiği gerekçesiyle açılan soruşturmaların kapatılması için 7,7 milyon dolar ödemeye razı oldu.
    
Yaklaşık 500 para transfer işleminde yaptırımların ihlal edildiğini savunan ABD Hazine Bakanlığı, söz konusu transferlerin toplamda 44 bin dolara ulaştığını bildirdi. PayPal’ın iddia edilen ihlalleri arasında, kara borsada nükleer silah satışı yapan bir kişiye para transferi yapmak da yer aldı.
    
PayPal’ın üst düzey yöneticilerinden Gene Truono konuya ilişkin olarak “PayPal’ın Nisan 2013′den önce yasaklanmış ödemeleri otomatik olarak tarayıp, engelleyecek bir sisteme sahip olmadığını kabul ediyoruz. Tarama konusunda gecikmelerin yaşanması bazı yasaklı transferlerin yapılmasına neden oldu” açıklamasını yaptı.

 

Kaynak : hurriyet.com.tr

Konuşmalar kayıt edilmiyor


Beşiktaş Basın Sözcüsü Metin Albayrak, F.Bahçe derbisini yöneten hakemlerin telsiz konuşmalarını talep edeceklerini söyledi. TRT Spor’daki Spor’da Bugün programında Şeyda İpek Baykal, “Hakemlerin konuşmalarını kayıt eden sistem yok. Bu sistem Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi’nde var. Bu nedenle Beşiktaş sonuç alamaz. UEFA da hakemin izni olmadan konuşmaları veremez” dedi.
Kaynak : fotomac.com.tr

Ayakkabıyı ucuza almanın yolu toptancı bulmak

Şıklık ve çekici görünmek, mükemmel kıyafet seçimi gibi bütün konular kadınlara has konular gibi görünse de erkekler için de oldukça önem arz etmektedir. Beğenilmek ve güzellik, tarzı ile diğer insanları etkilemek bulunduğu ortamda dış görünüşü ile ilk intibayı iyi oluşturmak hepimizin uğraş verdiği hassas noktalarımızdır.

Marka giyinmek herkes için bir prestij olsa da, sadece marka diye kendimize uymayacak bir seçim yapıp rüküş duruma da düşebiliriz. Bu konuda birkaç stil önerimiz olacak. Üzerinde büyük harflerle markası yazan tişörtler giymeyin, tabi reklamlarında oynamıyorsanız. Erkek modası gitgide feminenleşiyor diyorsanız, sırf moda oldu diye o tarz giyinmek zorunda olmadığınızı unutmayın. Ciddi, günlük-spor, rock ya da Retro yeter ki tarzınızı seçin o tarafa yakın seçimler yapın. Baştan aşağı aynı renkten oluşan kombinler yapmayın. Çok sıkıcı değil mi? Hele ayakkabısını çantasına ve kemerine uyduranlar, bitti artık o takıntılardan kurtulun. Toptan erkek ayakkabıları genellikle daha ucuz satın alındığı için sizde perakende fiyatında makul bir indirim alabilirsiniz. İlla kemer ile aynı renk olsun diye kendini zorlayan arkadaşlarım var benim, inanılır gibi değil. İlla aynı renklerde giyinmekte ısrar ediyorsanız da bari tonları değişsin, açık renk mavi gömlek altına daha koyu tonlarda mavi pantolon giyin, Yalnız erkek ayakkabısı mümkünse kahve rengi olsun.

Birbiri ile uyumlu ve kontrast renkler size farklı bir stil verecektir. Örneğin bordo-yeşil ikilisi. Bordo pantolon üstüne açık mavi kalın bir kazak mesela. Ayağınıza da bu sezon toptan erkek ayakkabıları içinde oldukça popüler olan kalın tabanlı süet botlardan tercih edebilirsiniz. Mümkünse lacivert olsun.

Bir de mümkünse mankenlerin üstünde veya vitrinde gördüğünüz her şeye atlamayın, vücut tipinize göre giyinin. İyi giyinmenin ilk koşulu kendine yakışanı bilmektir. Eğer kaslı ve geniş omuzlarınız varsaonları ortaya çıkartacak dar tişörtler seçebilirsiniz ama göbek sorununuz varsa biraz bol kesimli gömlekler kamufle edecektir.

 

Farkındalıkla Aşılan Engeller

Engelli bireylerin hayatlarını kolaylaştırmak, kimseye ihtiyaç duymadan yaşamalarını sağlamak kuşkusuz bir toplumun ilk görevlerinden biridir. Toplum içerisinde yaşayan insanların oluşturduğu çoğunluk gruplar ile yaşam alanlarında belli bir standart oturtulmuştur yıllar yılı. Ancak çoğunluğun içine dahil olmayan kesimi düşünebilmek, yaşamı onlar için yaşanılabilir bir hale getirmek daha büyük önem taşır. Bugün sağlıklı bir birey; birine muhtaç hareket etmeyi, yaşamayı düşünemez. Ya da onun için kamu alanlarının tehlike çanı olduğunu hayal edemez. Ancak; engelli ürününün yer almadığı her alan engelliler için tehlikeden başka bir şey değildir.

Engelli bireylere uygun hale getirilmeyen yaşam alanları; özgürlüğü onların ellerinden almaktan başka bir şey değildir. Bu sebeple onların adım atacakları, her alanda engelli ürününe yer vermek büyük önem taşır. Engelli ürünü çeşitli gruplara ayrılır. Bunlar; hissedilebilir yüzeyler, kabartmalı yönlendirme levhaları, sesli yönlendirme sistemleri, indüksiyon döngü sistemleri, kabartmalı el broşürleri, engelli liftleri, elektronik engelli cihazları, engelli rampaları, engelli tuvaletleri, otoparkları, kaydırmaz bantlar, paslanmaz küpeştelerdir. Bu ürünlerin her biri engelli bireylerin hayatı için ayrı ayrı önem taşımaktadır.

Engelli ürünü eksikliği olduğunu düşündüğünüz alanları lütfen, o bölgenin bağlı olduğu belediyelere bildiriniz. Bu konuda farkında olmak ve farkında olmalarını sağlamak eksikliğin giderilmesinde atılacak en büyük adımdır. Her nedense insanlarda durumu-eksikliği fark etseler dahi, kimse uyarmamış ben mi uyaracağım düşüncesi yer etmiştir. Herkes böyle düşünürse hiçbir konuda yol kat edilemeyeceğini unutmamak gerekir. Bildirin, yazdın hatta daha da etkilisi sosyal medyanın gücünü kullanın. Yazdıklarımı kim okuyacak endişesi taşıyorsanız, sosyal medyadan iletişim kurmanız daha etkili sonuç verecektir. Birbirimizi düşünmek zorunda olan bizleriz, unutmayın! Biz düşünmezsek herkesin hakkı olan özgür ve güven içinde yaşam hayalden öteye gidemez. 

FIFA Altın Top Ödülü’ne gözünü dikti


Alman basınına konuşan Özil, sakatlığının etkilerini geride bıraktığını belirterek, “Kendimi geliştirmeye ve sağlıklı kalmaya devam edersem, Altın Top Ödülü’nü gelecek yıllarda elime almayı hedefliyorum. Kendimi buna inandırdım. Doğru yoldayım” dedi.

Futbol kariyerinde önemli bir noktada olduğunu belirten Mesut Özil, “Dünya şampiyonu olmuş bir milli takımda ve Premier Lig’in en iyi kulüplerinden birinde oynuyorum. İngiltere’de futbol, İspanya veya Almanya’ya oranla daha fazla fiziksel güç gerektiriyor ama bu durum beni fiziksel olarak daha önce hiç olmadığım kadar iyi bir hale getirdi” değerlendirmesinde bulundu.

Milli düzeyde de başarılar hedeflediğini kaydeden Mesut, “Son dünya şampiyonu olarak 2016 Avrupa Şampiyonası’nı da kazanmak istiyoruz. Şu an Brezilya’daki Dünya Kupası’ndan daha güçlü bir kadroya sahip olduğumuzu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Bu sezon uzun bir sakatlık sürecinin ardından yeniden Arsenal’de forma giymeye başlayan Özil, iyileşmesinin ardından çıktığı 8 lig maçında 2 gol ve 5 asistle oynadı. Takımının Newcastle United ile geçen hafta sonu oynadığı maçta hasta olduğu için forma giymemesine rağmen aynı gün Almanya’da gece kulübünde görülen Mesut Özil, İngiliz basınında yoğun eleştirilere maruz kalmıştı.
Kaynak : fotomac.com.tr

Southampton’da kaleci Forster sezonu kapattı


Kulüpten yapılan açıklamada, 21 Mart’ta oynadıkları Burnley karşılaşmasının 14. dakikasında sakatlanarak sahayı sedyeyle terk eden 27 yaşındaki Forster’ın sol diz bağlarında zedelenme meydana geldiği ve ameliyat edilen İngiliz milli futbolcunun sezonu kapattığı belirtildi.

Sezon başında 12,5 milyon avro karşılığında Celtic’ten, Southampton’a giden Forster, takımının bu yıl gösterdiği performansta önemli rol oynadı. Manchester United, Arsenal, Liverpool ve Tottenham gibi ligin büyük kulüpleriyle Avrupa kupalarına katılma mücadelesi veren Southampton, ligin ilk 29 haftasında, 90′ar dakika forma giyen Forster’ın kaleyi koruduğu maçlarda yediği 21 golle İngiltere Premier Lig’in en az gol yiyen takımı oldu.

Geçen sezon 56 puan toplayarak ligi 8. sırada bitiren Southampton, bu yıl bitime 8 maç kala topladığı 53 puanla lider Chelsea’nin 14 puan gerisinde 6. sırada bulunuyor.
Kaynak : fotomac.com.tr

200 km’den gelen Suriye füzesini görmedi uyudu

HATAY’ın Reyhanlı ilçesinde, Suriye sınırına yakın boş alanda önceki gece meydana gelen şiddetli patlamanın nedeninin, Suriye’den atılan uzun menzilli füze olduğu ortaya çıktı. Hürriyet’in aldığı bilgiye göre, Reyhanlı’ya düşen füze, Suriye’de rejimin en güçlü olduğu, Akdeniz’e kıyısı bulunan Lübnan sınırına yakın Tartus’tan fırlatıldı. Reyhanlı’da 4’üncü Hudut Bölüğü’nün 200 metre açığına düşen, askeri alanda maddi hasara yol açan ve düştüğü yerde 7 metre derinliğinde çukurun açılmasına neden olan füzenin, taktik balistik füze olduğu anlaşıldı. Suriye’nin elinde uzun menzilli SCUD füzeleri bulunuyor. Reyhanlı’ya düşen füzenin de SCUD olduğu tahmin edilirken, niteliğiyle ilgili çalşmalar sürdürülüyor.

KAPSAMA  ALANI  DIŞINDA

Reyhanlı’ya yaklaşık 200 kilometreden fırlatılan füzeyi, Suriye’den olası füze saldırısına karşı Türkiye’nin NATO’dan istediği ve sınırda 3 kentte konuşlanmış Patriot bataryalarından hiçbiri tespit edip yakalayamadı. Hürriyet’in “Genelkurmay açıklamasında da belirtilen füzeye karşı Patriot’lar neden devreye girmedi?” sorusuna yetkililer, “Füze, Adana, Kahramanmaraş ve Gaziantep’te konuşlu Patriot füzesavarları radar kapsama alanları dışında kalan bir bölgeye düşmüş” yanıtını verdi.

GENELKURMAY  ‘FÜZE’  DEDİ

Genelkurmay Başkanlığı’nın konuyla ilgili dün yaptığı açıklamada ise Reyhanlı’ya düşenin füze olduğu vurgulandı ancak tipi belirtilmedi. Açıklamada şöyle denildi:
“Suriye Ordusu ile muhalif gruplar arasında meydana gelen çatışmalar esnasında, Suriye Ordusu tarafından muhaliflere yapılan ağır silah atışları esnasında, bir adet roket-füze, Hatay-Reyhanlı ilçesi merkezinin hemen doğusunda yer alan Cüdeyde Mahallesi yakınına düşmüştür. Olayda herhangi bir can kaybı olmamış, bununla birlikte roket-füzenin patlaması sonucu meydana gelen cam kırıklarından 5 vatandaşımızın hafif şekilde yaralandığı bilgisi alınmıştır. Söz konusu roket-füzenin düştüğü mevki, 2’nci Hudut Alayı (Hatay) 2’nci Hudut Taburu (Narlıca) 4’üncü Hudut Bölüğü’nün (Reyhanlı) 200 metre kadar batısıdır. Bu nedenle, patlama sonucu etrafa yayılan taş ve toprak parçalarının tesiri ile anılan bölüğün ziyaretçi salonunun tavanı çökmüş, bina camları kırılmış, iki askeri aracın kaporta ve karoserinde hasar meydana gelmiştir. Merminin düştüğü yerde 15 metre genişliğinde, 7 metre derinliğinde bir çukur oluştuğu belirtilmiştir. Angajman kuralları çerçevesinde, Hatay-Yayladağı Dağardı Hudut Karakolu’nda konuşlu 2 adet 155 mm. Fırtına Obüsü ile 25 Mart 2015 saat 05.25’te, Suriye’de rejime ait bir topçu mevzine atış yapılarak karşılık verilmiştir. Gelişmeler dikkatle takip edilmekte olup, topraklarımıza mermi düşmesi durumunda, angajman kuralları çerçevesinde misliyle mukabelede bulunulmasına devam edilecektir.” 

Hatay’a da konuşlandırılmalı

SURİYE füzesinin Patriot’lar tarafından yakalanamamasını Hürriyet’e değerlendiren emekli Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş, “Bu durum Hatay’a da Patriot yerleştirilmesinin şart olduğunu gözler önüne serdi ki bunu ben sürekli söyledim, söylemeye devam edeceğim” dedi. Karakuş, şunları söyledi: “Patriot’lar her şeyi yakalar diye bir şey yok. Atılan füze görüş alanına girmemiş olabilir ya da menzili yetmez. Ancak Türkiye’de Patriot’ların yerleştirildiği şehirlere bakarsak, şunu görürüz: Konuşlandırıldıkları yerler birilerinin menfaatlerine uygun yerler. Yani Kürecik’i, İncirlik’i koruyorlar. Hatay en riskli bölge. Hatay’a Patriot bataryası yerleştirilmesi şarttır.”

Kaynak : hurriyet.com.tr

Hesaba bizi de ‘koyun’

TÜRKİYE’de son günlerin en büyük tartışma konularından biri kırmızı et fiyatları. Özellikle dana eti fiyatları son 3-4 ay içinde bir hayli yükseldi. Dana karkasın kilosu 19.5 liradan 22.5 liraya kadar çıktı. Fiyatlar bu kadar yukarıda seyredince sektörde ‘hayvan ithal’ edelim diyenlerin sayısı da hızla yükseldi. Kasap ve marketlerde de artan fiyatların yansımaları hemen gözükmeye başladı. Ancak kırmızı et denilince ilk akla gelen dana etinde durum böyleyken, aynı dönemlerde koyun karkasın kilosu 16 liradan 12-13 liraya kadar geriledi. Küçükbaş hayvan fiyatlarında yaşanan gerileme de en çok Van’ı etkiledi. Türkiye’nin ihtiyacının yaklaşık yüzde 7’sini karşılayan bu ilde elde kalan hayvanların bakım masrafları besicileri zor durumda bıraktı. Van’da ziyaret ettiğimiz hayvan çiftliklerindeki işletmeciler, koyun etine talep olmadığı için hayvanların elde kaldığını ifade etti.

KATLİAM YAPILIYOR

Bölgede koyun eti fiyatlarının 12-13 lira seviyelerinde olduğunu anlatan Van İli ve İlçeleri Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Sabri Yılmaz, “Herşey danaya bağlanınca fiyatlar yükseliyor. En büyük tehlike ise ağırlıklı olarak üreme ve sütünden yararlanılan dişi hayvanların kesiliyor olması. Hayvancılık için bir katliam bu. Bunun önlemini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın alması gerekiyor. Dişi büyük baş, düve ve kuzu sürekli kesiliyor” ifadelerini kullandı. Van’da kuzu etinin 18 lira, Koyun etinin 13 lira seviyelerinde olduğunun altını çizen Yılmaz, “Büyükşehirlerde bazı tüccarlar kendi çıkarları için kamuoyu ve hükümeti kandırmaya çalışıyor. Ankara’da fiyatları ben de kontrol ettim. Mahalle kasaplarında gayet uygun fiyatlar var. Bir hayvandan bir buçuk kilo bonfile çıkıyor. Tabi ki pahalı olacak. Çünkü az bulunuyor. Ancak hayvanın diğer bölümlerinde fiyatlar gayet uygun. Bonfile fiyatları üzerinden zam geldi diyorlar” dedi.

AÇILIM DEVAM ETMELİ

Küçükbaş hayvan varlığında Türkiye’de ilk sırada olduklarını belirten Yılmaz, “Geçmişte Türkiye’nin ihtiyacının yüzde 12’si Van’dan karşılanırdı. Şimdi yüzde 7’lere kadar geriledi. Buna rağmen 2.3 milyon küçükbaş hayvanla hayvan varlığında ilk sırada yer alıyoruz” dedi. Bölgede yaşanan çatışmaların bu gerilemedeki en büyük nedenlerden biri olduğuna değinen Yılmaz, “Terör olaylarından önce insanların yüzde 80’i hayvancılık yapardı. Şimdi ise yüzde 65 seviyesinde. Ancak son iki yılda açılım süreci ile beraber hayvancılığa ilgi yeniden artmaya başladı. Açılım tamamlanırsa yaylaların kullanımı da tekrar açılır. Eğer bu gerçekleşirse Türkiye’nin kırmızı et sorununu tek başımıza çözeriz” diye konuştu. 

2 lira daha fazla
kâr için kesiyorlar

VAN’da faaliyet gösteren bir başka büyükbaş hayvan çiftliği sahibi de dişi hayvanların çok fazla kesildiğine dikkat çekiyor. Elde erkek dana olmadığı için zorluklar yaşadıklarına değinen çiftlik sahibi, “Daha doğmamış hayvanlar satılmaya başladı. Dişi mi erkek mi belli olmayan buzağılar piyasada işlem görüyor. Eğer dişi hayvan kesimi devam ederse 2 yıl içinde büyükbaş hayvancılık çok büyük darbe yer. Dişi hayvan daha ucuz olduğu için kesiyorlar. Dişinin kilosu 20, erkek hayvanın kilosu 22.5 lira. Aracı tüccar 2 lira daha fazla kâr elde etmek için bunu tercih ediyor” dedi.

8600 dönüm
hayvancılık

HAYVANCILIĞIN Van ekonomisine katkısının yüzde 27 seviyelerinde olduğunu söyleyen Sabri Yılmaz, “Van’da gerçekleşen depremden sonra yıkılan ahırlar daha inşa edilemedi. Bunun yerinde hayvancılık sanayi bölgesi için bir yer belirledik. Projeyi, Van Ticaret ve Sanayi Odası ile Kırmızı Et Üreticileri Birliği olarak olgunlaştırdık. Ancak depremden sonra bize büyük destek veren Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’in bu konuda da bizim yanımızda olması gerekiyor. 8 bin 600 dönüm civarında bir alandan bahsediyoruz. Eğer burası yapılabilirse birçok sorun ortadan kalkar” diye konuştu.


Koyun varlığında ilk 5 il
Van: 2.3 milyon
Konya: 2.1 milyon
Ağrı. 1.6 milyon
Ş.Urfa: 1.5 milyon
Muş: 1 milyon

Sığır sayısında ilk 5 il
Konya: 750 bin
Erzurum: 693 bin
Balıkesir: 581 bin
Kars: 538 bin
İzmir: 513 bin

Keçi sayısında ilk 5 il
Mersin: 830 bin
Antalya: 605 bin
Siirt: 377 bin
Mardin: 373 bin
Bitlis: 344 bin

Hayvan varlığı 4 yılda
yüzde 40 yükseldi (Milyon)

Yıl Sığır Koyun Keçi TOPLAM (adet)
2008 10.859 23.974 5.593 40.428
2009 10.723 21.749 5.128 37.601
2010 11.369 23.089 6.293 40.752
2011 12.386 25.031 7.277 44.695
2012 13.914 27.425 8.357 49.697
2013 14.415 29.284 9.225 52.925
2014 14.123 31.115 10.347 55.585

Kaynak : hurriyet.com.tr