Özgür Parklar!

Beşiktaş Belediyesi’nin sosyal sorumluluk projesinden bahsetmek istiyorum. Görme engelli vatandaşların en büyük sorunu sizin de tahmin edebileceğiniz gibi, şehir hayatında yaşam alanlarını rahatça sürdürebilecekleri uygulamaların kısıtlılığı oluyor. Ben Beşiktaş Belediyesi’nin satın alma bölümünde çalışıyorum. Bundan ay öncesinde görme engelli bir vatandaşın şikayeti üzerine hissedilebilir zemin uygulamasını başlatmış olduk. Tabi keşke şikâyet ya da talepler başlamadan önce bu gibi uygulamalar her belediye tarafından hayata geçirilse. Kamuya açık alanlarda görme engelli vatandaşlar rahatça hareket edebilse, özgürce gitmek istedikleri yerlere gidebilse. Bir şikayet üzerine harekete geçmiş olsak da böyle güzel bir sosyal sorumluluk projesinin bir ayağında yer aldığım için çok mutlu olduğumu altını çizerek belirtmek isterim.

 

Süreçten kısaca bahsetmek istiyorum. Beşiktaş’ta oturan görme engelli bir mahalle sakini parkta hissedilebilir yüzey uygulaması yer almadığı için onun için en güvenli yer olabilecek parka bile özgürce gidemediğini, kendi gibi birçok engelli vatandaşın bu eksiklik nedeniyle mağdur olduğunu, bunun neden bu zamana kadar hayata geçilmemiş olduğunu sorgulayan, sitemli bir konuşma yaptı. Biz de hemen işe koyulduk. Öncelikle hissedilebilir yüzey fiyatlarını araştırdık. Sonrasında hiç zaman kaybetmeden ve ertelemeden sorumluluk projesi kapsamında esnafla tek tek konuşarak yardım etmelerine öncülük yaptık.

 

Beşiktaş esnafından da kısaca bahsetmek istiyorum. Bu kadar duyarlı, ikiletmeyen ve seferber olan başka bir semt var mı gerçekten bilemiyorum. Bu sosyal sorumluluk projesiyle resmen esnaf kenetlendi, ne kadar önemli bir işe öncülük ettiklerinin hep bilincindelerdi.

 

Hissedilebilir yüzey fiyatları gerçekleştirmek istediğiniz projeye ve uygulamak istediğiniz alana göre farklılık gösteriyor.  Öncelikle bu uygulamaya parkın hangi alanlarında ihtiyaç duyulabileceği belirlendi sonrasında ise tüm ayrıntılar düşünülerek uygulama hayata geçirildi. Hissedilebilir yüzey fiyatlarını öğrendikten sonra esnaftan para topladık, ancak uygulamadan daha fazla bir para elimizde kaldı. Çünkü bazıları vermeyen olur sen al bunu dedi, payına düşenden daha fazlasını bu proje için bağış yaptı.

 

Elimizde bu kadar kapsamlı olmasa da bir şeyler daha yapacak bir para kalmıştı. Üzerine bir miktar daha ekleyerek sesli yönlendirme sistemini belediyemize yakın bir noktaya yerleştirttik. Bu sistem görme engelli vatandaşların ihtiyaç duydukları anda güvenlik ya da personel ile iletişim kurmalarını sağlıyor.

 

Sonuç olarak çok güzel bir işe imza atmış olmanın daha doğrusu öncülük yapmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Şikâyette bulunan vatandaşımıza şikâyette bulunduğu için teşekkür ettik. İyi ki de etmiş! Bu gibi çalışmaların artmasını özgür yaşam alanlarının yaratılmasını temenni ediyoruz…

“AKP’nin halk desteği azalıyor”

Arap dünyasının prestijli gazetesi El Hayat, Hakan Fidan’ı örnek vererek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisine sadık adamları hükümete sokma gayreti içinde olduğunu iddia etti

El Hayat, yaptığı AKP değerlendirmesinde, anketlerin kötü gidişatı ortaya koyduğunu belirterek, Erdoğan’ın ipleri elinde tutmak için kendisine sadık isimleri meclise taşımaya çalıştığına dikkat çekti.

HALK DESTEĞİNİ KAYBEDİYOR

haberler.com’un haberine göre, El Hayat gazetesi, birinci sayfasında genişçe yer verdiği haberde, AKP’ye seçim öncesi ilk defa ciddi anlamda halk desteğinin azaldığını yazdı. “Erdoğan’ın partisi seçimler öncesi halk desteğini kaybediyor” başlığıyla verilen haberde, yapılan son kamuoyu yoklamalarında partinin ciddi oy kaybı yaşadığına ve yüzde 40′ın altına düştüğüne dikkat çekildi.

FİDAN VEKİL OLURSA DIŞ POLİTİKA DEĞİŞİR

Haziran ayında yapılacak parlamento seçimleri öncesi partiler arası gerilimin arttığına dikkat çekilen haberde aday listelerinin oluşturulmasına 10 Şubat tarihinde başlanacağı belirtildi.

Gazetenin, “Erdoğan’ın sağ kolu” olarak nitelendirdiği MİT Müsteşarı Hakan Fidan başta olmak üzere Erdoğan’a yakın onlarca bürokrat ve danışmanın aday olmak için önümüzdeki iki hafta içinde görevlerinden istifaya hazırlandıkları kaydedildi.

FİDAN’IN ELİNDE ÖNEMLİ DOSYA VAR

Listenin başında yer alan Hakan Fidan’ın parlamentoya girmesinin Türk dış politikasında önemli bir değişim işareti olarak yorumlandı. “Fidan önemli dosyaları elinde tutuyor. Bunların en önemlisi Suriyeli silahlı muhalifler ve bölgedeki Müslüman Kardeşler ile ilgili dosyalar” denildi.

SADIK ADAMLARINI HÜKÜMETE SOKMAYA ÇALIŞIYOR

Fidan’ın önemli bir kurum olan MİT müsteşarlığından parlamentoya geçmesinin Erdoğan’ın “Kendisine sadık adamlarını meclis ve hükümete sokma gayreti” olarak ifade edilen haberde, Erdoğan’ın bu şekilde yönetimi elinde tutmaya çalıştığı ifade edildi.

Erkeğin de andropozu var!

Kadınlarda ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan menopoz gibi erkeklerde de andropoz sıklıkla görülüyor. Peki andropoz nedir, belirtileri nelerdir?

Kadınlarda ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan menopoz gibi erkeklerde de andropoz sıklıkla görülüyor. Peki andropoz nedir, belirtileri nelerdir?

Eşiniz ya da babanızda aşırı terleme, sıcak basma, sürekli halsizlik, yorgunluk gibi menopozda görülen şikayetleri görmeye başladıysanız yaşlanan adam sendromu olarak da bilinen andropoz dönemiyle karşı karşıya kalmış olabilirsiniz.

Andropoz döneminde erkeklerde meydana gelen hormon değişikliklerini ve yapılması gerekenleri Hisar Intercontinental Hospital Üroloji Uzmanı Op. Dr. Basri Çakıroğlu ile konuştuk.

Yaşlanan adam sendromu olarak da bilinen andropoz nedir?

Yaşın ilerlemesiyle beraber erkeklik hormonu olan testosteronun kandaki seviyesinin azalması ve buna bağlı olarak ortaya çıkan şikayetlerin oluşturduğu duruma andropoz ya da yaşlanan adam sendromu denir. Andropozda kadınlarda görülen menopoza benzer şikayetler görülür. Çünkü bu dönemde aynı kadınlarda olduğu gibi erkeklerde de hormon seviyelerinde değişiklikler görülmeye başlar. Her erkek 40′lı yaşlardan sonra 10 yılda bir, kanında bulunana testosteronun %%10′unu, 50 yaşından sonra ise %%25′ini kaybeder. Kesin bir yaş sınırı olmasa da, 50 yaşından sonra tüm erkeklerin ürolojik olarak takibe alınmaları gerekir. Bu takip, erkek sağlığı için önemli olan prostat hastalıkları ve yaşlanan adam sendromunun erken tanısı için önem taşır.

Andropozun belirtileri nelerdir?

Erkeklik hormonu olan testosteron cinsel faaliyetlerin yanı sıra hem erkekte hem de kadında ruh halini düzenler. Cesaret, iyi olma hali, entelektüel aktivite, kas gücü, karın bölgesinde yağlanma ve kilo artışı gibi vücuttaki birçok faaliyetin düzenlenmesinde bu hormon etkilidir. Testosteron seviyesi düşen erkeğin psikolojisi olumsuz etkilenir, kaslarında zayıflama başlar, göbek bölgesinde yağlanma oluşur ve entelektüel aktivitesi zayıflar. Bununla birlikte depresif ruh hali, uyku bozuklukları, cilt değişiklikleri, cinsel isteksizlik ve ereksiyon problemleri de ortaya çıkar.

Yaşlanan Adam Sendromu’nun belirtilerini göz ardı etmeyin!

Yaşlanan adam sendromu hem psikolojik hem bedensel hem de cinsel fonksiyonlar yönünden belirtiler gösterir. Bu belirtiler dikkate alınmalı ve en kısa zamanda bir üroloji uzmanından destek alınmalıdır.

Psikolojik belirtiler;

• Kendinizi iyi hissetmiyorsanız,
• Hayattan zevk almamaya başladıysanız,
• En iyi zamanlarınızın geride kaldığını hissediyorsanız,
• Kendinizi tükenmiş, dibe vurmuş hissediyorsanız,
• Karamsarlık, kaygı ve huzursuzluk hislerinizle başa çıkamıyorsanız,
• En ufak şeylere alınmaya ve sinirlenmeye başladıysanız,

Bedensel belirtiler;

• Aşırı terleme, sıcak basması problemleri yaşıyorsanız,
• Cildinizde kuruluk ve tüylerinizde azalma varsa,
• Sürekli bir halsizlik ve yorgunluk hissiyle kendinizi daha güçsüz hissediyorsanız,
• Dikkatinizi toplamakta zorlanıyorsanız,
• Sırt ağrılarınız, yaygın kas ve eklem ağrılarınız varsa,
• Memelerinizin büyüdüğünü fark ediyorsanız,
• Kemik erimesi ve kemik kırıkları görülmeye başladıysa,
• Deri altı ve karın içi yağ dokunuzdaki artışla birlikte göbek bölgenizde yağlanma varsa,
• Kansızlık şikayetleriniz başladıysa,
• Uyku problemleri yaşıyorsanız,
• Zihinsel faaliyetlerde zayıflama

Cinsel belirtiler;

• Cinsel isteğinizde azalma varsa,
• Sertleşme problemi yaşıyorsanız,
• Meni miktarında azalma ve kıvamında değişiklik görüyorsanız,
• Sabah ve gece sertliğinde azalma varsa mutlaka bir üroloji uzmanına başvurmanız gerekir.

Nasıl tanı konulur?

Yaşla birlikte testosteron seviyesinde düşme başlar, fakat bu düşüş herkes için aynı değildir. Total testosteron ve serbest testosteron, FSH, LH ve prolaktin hormon düzeylerinize bakılır. Testosteron hormonu Sabah 8 ile 11 saatleri arasında kanda en yüksek seviyededir bu nedenle bu saatler arasında kan testi yaptırmanız daha sağlıklı sonuç almanızı sağlar. Ölçümlerde testosteronda düşüklük varsa ve yukarıda sayılan belirtilerin bir kısmı veya hepsi o zaman andropoz veya yaşlanan adam sendromu tanısı konulabilir.

Tedavi olarak ne yapılmalıdır?

Ölçümlerde total testosteron seviyesi 350 ng/dl altında ise tedavi gerektirir, bu durumda dışarıdan takviye olarak testosteron verilmelidir. Testosteron tedavisi, oral tabletler, vücuda sürülen jeller ve kas içine yapılan iğnelerden oluşur.

İnternet sansüründe kablo devri

3 yıldır işlettiğim internet kafemde son 6 aydır internet hızında bir düşüş meydana geldi. Defalarca internet sağlayıcımla görüştüm. Sorun olmadığını söylediler, hatta birkaç kez kafeye gelip kontrol ettiler. Sorun yok, yok, yok! Peki bu internet hızı neden düşük? Hatta bazen sitelere bile girilmiyor bazı masalarda, sanırsın ki internete sansür gelmiş.

Bu sorunları düşünürken bir gece evimde de internetim gitti. Hemen modemi kontrol ettim her şey sağlam. Bir de ne göreyim, köpeğim Çaki dağ gibi cat5 network kablosunu sakız gibi çiğneyip parçalamış. Güler misin ağlar mısın :) Kablonun bir parçası bir elimde bir parçası diğer elimde şaşkın şaşkın bakarken o anda aklımda şimşekler çaktı. “Sakın kafedeki internet problemi kablolardan kaynaklanıyor olmasın?”.

O hafta Pazar günü kafeyi açmadım, bakım yapılacak uyarısını kapıya asıp doğru elektronik alet edevat satan dükkânların yolunu tuttum. 100 metre cat5 network kablosu aldım en kalitelisinden. Ethernet kablosundan kaynaklandığına nasıl emin oldun derseniz, denemediğimiz çözüm tek bu kalmıştı.

Kafeye dönüp kabloları yeğenim Ali’nin yardımıyla 2 saate bağladık. Eski kabloları sökerken dikkat ettim kırılmalar vardı kabloda. Epey eskimiş, miadını doldurmuş kablolar. Sonra hemen test ettik. Bingo! Sorun kablolardanmış. Tüm masalarda yaptığımız testler bunu doğruladı.

Ertesi gün kafenin müdavimleri de bunu doğrulayınca rahat bir enfes aldık. Bizim bulamadığımız problemi dolaylı yoldan Çaki bana anlatmış oldu J Güzel bir mamayı hak etti köftehor :)

Eğer sizin de anlamsız internet hızı kayıplarınız varsa ağ kablonuzu kontrol etmenizi öneririm. Çünkü zamanla kırılmalar ve eskimeler oluyor. Özellikle jack kısımlarında kopmalar meydana gelebiliyor. Bu yüzden kaliteli bir kablo tercih etmenizi öneririm.

Mert Koral’dan yeni single

“Bu Sabahların Bir Anlamı Olmalı” başta olmak üzere hit olmuş şarkıların bestecisi Gökhan Mert Koral, uzun bir emeğin ardından “İstanbul Beni Bırak” isimli single ile kulaklarımızın pasını silmeye geldi.

VEGA döneminde bestelediği hitleri aratmayacak sıcak bir İstanbul şarkısı olan parça umutsuzluğun ve umudun iç içe geçmiş duygularını sade bir dille anlatıyor. Parçanın klip yönetmeni Emre Ürkütlüoğlu.



Profesyonel bir ekiple 3 günde iç ve dış mekanlar kullanılarak çekilen klipte, ‘Kiraz Mevsimi‘ dizisinden tanıdığımız ünlü oyuncu Özge Gürel ve yine tiyatro ve dizi oyuncusu Taner Rumeli rol aldı.

Tüm söz, müzik ve düzenlemeleri kendisine ait olan albümün 2015’te raflardaki yerini alacak.

 

Kaynak : hurriyet.com.tr

Günde 23 bin koku alıyoruz!

10 yıl önce kendinize “Ben neden bir parfüm yapmayı denemiyorum” diye sormanızla başlıyor her şey… Bir insan kendine neden böyle bir soru sorar?

 - Tamamen kokunun cazibesinden. Kokunun üzerine çokça konuşmasak bile bahsedildiği an bizi içine çekebilen, herkesin öyle veya böyle kenarından köşesinden ilgi duyduğu ama çoğu kez bu ilgiyi kendine bile dillendirmediği bir
olgu olmasından… Dolayısıyla ben de bu cazibenin kuvvetine kapıldım. 

Nedir kokularla alıp veremediğiniz? İçinizde  ‘Koku’ filmindeki seri katil Jean Baptiste Grenouille mü var acaba? 

- Yok, Jean Baptiste kardeşimizde iş cinayet boyutuna vardığı için elbette kabullenemem o olmayı. Ama Grenouille’in arayış çabalarını kabullenebilirim seve seve obsesif kişiliğimi de düşünerek. Yani, müsaadeniz olursa, tam değil de ‘yarım porsiyon Grenouille’ olabilirim.


Bilgi Üniversitesi’nde Kültürel İncelemeler Yüksek Lisans Programı’nda ‘Koku ve Duyuların Kültürel Tarihi’ dersi veriyorum. Keza gene Bilgi Yaşamboyu Eğitim Merkezi’nde ‘Koku Temel Eğitim’ sertifika programını yürütüyorum. Açık Radyo’da 154 hafta boyunca kokuyla ilgili program yaptım.  Program 20-25 dakikaydı belki dinleyici için fakat benim o 20 dakikayı hazırlamam yaklaşık 25 saatimi alıyordu.

Ortam tamamen pis kokuyorsa bizim bir süre sonra o kokuyu almadığımız  yazıyor kitapta. Bunun bir örneği koğuş kokusu. Askerde erkekler bir koğuş dolusu ter ve ayak kokusuna bile bağışıklık gösterebiliyor. Bizim kokmamak için panik olmamızı nasıl açıklıyorsunuz?

 - Temizlik işinin içine para girince pek çok denge bozuldu. Pis-temiz ikilemindeki temizlik öğesi ikilem bozulup ortaya itildi ve bir ucunda pis, diğer ucundaysa aşırı hijyen paranoyası olan bir çizginin umursanmayan denge noktası oluverdi. “Yıkanmayalım, pis dolaşalım, kokalım” demiyorum ama hijyen paranoyamızla yeni sorunların kaynağı olmaya başladığımızın da farkına varalım artık. Düpedüz manipüle ediliyoruz; kendi vücudumuza yabancılaşıyoruz, kendimizi ötekileştiriyoruz. Sosyal ortamlardan dışlanma korkusu var ya, bu paranoya ağırlıkla içimize o  korku salınarak yürüyor zaten.

GELECEKTE ELEKTRONİK BURUN HASTALIĞINIZI İLK MUAYENEDE ANLAYACAK


Herkesin ten kokusu tıpkı parmak izi gibi eşsizdir ve taklit edilemez

Parfüm kullanıyor musunuz bu arada?  

- Parfümün bizim biyolojik bir ihtiyacımız olmadığı aşikâr. İhtiyaç değil, arzu duyarak kullanıyoruz. Zamanını zaten kokular içinde geçiren biri olarak arzularımı karşılaması için bir parfümün, o ortamıma rağmen beni heyecanlandırmasını, şaşırtmasını beklerim. Üzülerek artık bu duyguları daha seyrek yaşadığımı söylemeliyim. Ve ben bir yılda hesaplasanız sadece 15 kez haz alarak parfüm kullanabiliyorum. 

Kokular aynı zamanda bir sağlık ya da sağlıksızlık belirtisi mi? Hangi kokulardan hangi hastalıklar teşhis edilebilir?

- En kolay akla geleni şeker hastalığı. Ağızdaki kokudan hemen belli eder kendini. Keza idrardan veya tenden yayılan kokuyla karakterini hemen belli eden başka rahatsızlıklar da var. Ayrıca bizden daha düşük bir algı eşiğine sahip diğer canlıların, misal köpeklerin tanımlayabildiği ciddi hastalık kokuları var. Köpeklerin kanserli hücrenin kokusunu alabilmesi mesela. Gün gelecek, siz muayene odasına girdiğinizde elektronik bir burun sizi koklayarak ön tanıyı yapacak.



Kitapta “Göğüs ucu, kasıklar, cinsel organ ve koltukaltı bölgelerimizde apokrin bezesinin salgıları var. İlişki esnasında bu bölgelere daha fazla sokulmamızın sebeplerinden biri bu salgılar. Buradaki koku moleku¨lleri, bebeklik dönemimizde oluşan hafızamıza göndermeler yapar ve bunları tekrar yaşama arzusu doğururlar. Ya da bir başka deyişle, bastırılmış fantezilerimizin kapılarını aralarlar.” diyorsunuz. Fantezi kapılarımızı aralayan kokuları yok ediyoruz. İntim şampuanlar, özel parfümler… Hiç kullanmamalı, akışına mı bırakmalı acaba?

- Fantezi dünyamızı bir sosyal kabuk içinde düşünürsek, o kabuğun çevrelediği biyolojik çekirdeğimizin doğru üreme için verdiği sinyaller, üzerini örtmeye çalıştığımız bazal vücut kokusunun içinde mevcut. Hoş bir parfüm kullanımı belki bize ilk adımı atmak için çekim aracı olabilir. Ama vuslat hasıl olup da mahrem mesafede burnumuzu sevgilinin boynuna gömdüğümüzde, üretilmiş bir parfümün mü, yoksa sevgilinin teninin kokusunu mu duyuyor olmak isteriz? Sorunuzun cevabı işte buralarda bir yerlerde yatıyor.


‘Koku: Bir Katilin Hikâyesi’ filminde katil Grenouille 12 bakirenin ten kokusundan ürettiği parfümle kitleleri baştan çıkarıyordu.

GÜNDE 23 BİN KOKU ALIYORUZ



· Burnumuz dışında ağzımızın içinden de koku alıyoruz. İçtiğimiz ve yediğimizi tanımlama ve ondan haz almamızdaki en önemli sebeplerden biri, ağız içinden alınan koku oluyor.
· Koku duyusu ilk gelişen duyularımızdan biri. Biz daha plasenta sıvısı içinde 11 haftalıkken oluşmaya başlıyor.
· Kokunun beynimizdeki işlendiği bölge aynı zamanda hafıza ve duygudurum merkezimiz. Hepimizin koku hafızasının ilk girdisi ise ‘anne kokusu’. Anne kokusu bebek için ‘sevgi’den önce besin, güvenlik, sınırsız ve karşılıksız konfor demek.
· Kokuların anlamlarını öğrenerek/öğretilerek büyüyoruz. Bir bebek için dışkı kokusu ‘kötü, pis’ değil, ta ki biz ona tuvalet eğitimini verene kadar.
· Bir gün içinde hareketli bir insan 23.000 – 23.500 kez koku alıyor. Bu aynı zamanda bizim nefes alma sayımıza eşit, zira her nefes aldığımızda teknik olarak kokulu havayı solumuş oluyoruz.
· Mikrop ve bakteri bilinmezden önce insanlar hastalıkların kokuyla yayıldığını düşünüyorlar. Salgın hastalık dönemlerinde doktorlar hava ve koku geçirmemesi için yerlere kadar deri önlük ve burnu gaga şeklinde maskeler takarak dolaşıyorlar.
· Parfüm kullanımında bilekleri ovuşturmak söylendiğinin aksine molekül filan parçalamıyor. Sürtünme sadece ısıyı arttırarak sürülen kokunun havaya karışma süresini hızlandırıyor. Bunun da tek anlamı
o kokuyu tasarlayan kişinin/markanın öngördüğü zaman planına müdahale etmek.
· Herkesin vücut kokusu parmak izi gibi birbirinden farklı. Bu anlamda vücut kokumuz, bir nevi biyo-kimlik belgemiz. Tek yumurta ikizleri hariç. Vücut kokumuzun varlık sebebi, bağışıklık sistemimizin sinyallerini yaymak. Bağışıklık sistemimizin karşı cins tarafından algılanması, ‘doğru’ biyolojik üreme için gerekli bir durum.
· Ter, aslen kokusuz bir sıvı. ‘Ter kokusu’ dediğimiz şey, terin bakterilerle buluşması sonucu oluşuyor. 
· Hiç koku alamayan binlerce insan var. Koku alamama durumuna ‘anozmia’ deniliyor. Koku alamamak yaşam kalitesinde büyük bir düşüş demek. Sonradan oluşan koku duyusu kayıplarında intiharla sonuçlanan majör depresyon örnekleri var.


Kaynak : hurriyet.com.tr

Doğalgaz tüketimi Salı günü 213 milyon m3 ile rekor seviyeye ulaştı

Yıldız, Büyükelçiler Konferansı’nda yaptığı konuşmada, “Bizim doğalgazda normalde 193 milyon metreküp arzımız var. Doğalgaz tüketimi Salı günü 213 milyon metreküp ile Türkiye tarihin en yüksek seviyesine ulaştı ve rekor kırdı” dedi. Bir enerji yetkilisi de, doğalgaz talebinin karşılanması için kamu santrallerinde alternatif yakıta geçildiğini belirterek, “İstanbul’da da tüketim 47.5 milyon metreküpe ulaştı ve bu şehirdeki tüketim rekoru kırıldı” dedi.

 

 

Kaynak : hurriyet.com.tr

Emekliler 3-4 bankadan maaşlarını aşan krediler alabiliyor

Milliyet Gazetesi’nden Kadife Şahin’in haberine göre bankalar emekli müşterilerini ellerinde tutmak için özel kampanyalar düzenlerken, emeklilik maaşlarıyla geçinemeyen emekliler sistemin sunduğu olanaklardan yararlanarak ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyorlar. Sistem her iki tarafı memnun eden bir yapı üzerine kurulu gözükse de emeklilerin bulduğu ‘açık kapı’ bankaların emeklilerle sorun yaşayacaklarını gösteriyor. Emekliler, emeklilik maaşları teminat olarak kabul edildiği için bankalardan çok kolay bir biçimde ihtiyaç kredisi alıyorlar. Bankalar, emeklilerden kredi taleplerine karşı ek bir teminat istemiyorlar. Ek teminat istenmediği için emekli banka müşterileri haciz işlemleriyle karşılaşmıyorlar. Bankalar geri ödenmeyen ihtiyaç kredilerinde yasa gereği emeklilerin maaşlarının ancak belli bir kısmını bloke edebiliyor. Yasa yaşam hakkını gözeterek kişilerin emeklilik maaşlarının küçük bir bölümüne haciz hakkı veriyor.

EMEKLİ 24 LİRA ZAM ALACAK

 

10 MİLYON EMEKLİ VAR

SGK’nın verilerine göre Türkiye’deki emekli sayısı toplam 10 milyon 403 bin. Eleklilerin 5 milyon 966 bini SSK emeklisi, 2 milyon 454 bini esnaf ve çiftçi emeklisi, 1 milyon 878 bini ise memur emeklisi.
Emekli aylıkları ise 120 milyar civarında. Türkiye’deki 10 milyonun üzerindeki emeklilerin en büyük şikâyetleri maaşlarının düşüklüğü. Pek çoğu bin TL civarında maaş alırken ortalamanın çok üstünde maaş alan emekliler de var.
3 bin 240 emekli 5 bin 87 TL’nin üzerinde maaş     alıyor. 5 bin 403 emekli ile eş ve babasından maaş alan 376 bin hak sahibinin aylığı bin TL’nin altında. 1 milyon 104 bin emekli ile 434 bin dul ve yetim ise bin TL ile 3 bin 266 TL arasında maaş alıyor.

EMEKLİYE ÖZEL KAMPANYA

-  Yurtiçi ve yurtdışında yapılan harcamalardan puan kazanma. Taksit imkanı. Biriken puanlarla bedava alışveriş.
-  Puanlarla taksitli nakit avans.
-  Elektrik, su, doğalgaz ve telefon fatura ödemelerinde indirim.
-  Maaşını bankada tutun emekliye market ve eczane harcamalarında indirim.
-  Emeklilik maaşını bankada tuttuğu sürece ücretsiz internet bankacılığı hizmeti.
-  Emekli maaşını getirene iki çeyrek altın.
-  10 bin TL ve üzeri kredi kullanan emekliye üç çeyrek altın.

ŞUBELER SORUN YAŞIYOR

Gelen emeklilerin kredi taleplerini Kredi Kayıt Bürosu’ndan (KKB) sorgulayan bankalar, sistemin bir ay sonra bilgi yenilemesi nedeniyle müşterinin kaç bankadan bireysel kredi kullandığını anında göremiyor. Sistemin bu açığından yararlanan bazı emeklilerin bir ay içinde birden fazla bankadan ihtiyaç kredisi kullandığını anlatan bir bankacı, son dönemlerde bazı bankaların yaşadığı dikkat çeken sorunlardan birinin emeklilerin aldığı kredilerde yaşanan geri ödeme problemleri olduğunu söyledi Bankacı, “Kredi Kayıt Bürosu’ndaki müşteri bilgileri günlük olarak yenilenmiyor. Dolayısıyla yaptığımız müşteri sorgulamalarında bir emeklinin kaç bankadan ihtiyaç kredisi kullandığını ancak bir ay sonra görebiliyoruz. Bazı emekliler sistemin bu açığından yararlanarak bir ay içinde üç dört bankadan 10 biner liralık ihtiyaç kredisi kullanıyorlar. Böylece emekli ev alacak paraya kadar çıkabiliyor. Sektörde bazı şubelerin verdiği 75 kredinin 45’inde sorun yaşandığı görülüyor. Bunlar bankaların emekli müşterileri” dedi.

Kaynak : hurriyet.com.tr

Demirtaş: Öcalan haksız yere cezaevinde

Posta Gazetesi Ankara temsilcisi Hakan Çelik’in sorularını tanıtlayan HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, şunları söyledi:

* İmralı’ya ayrı ve özel hukuk uygulanıyor.  3.5 yıldır hiçbir avukatı Öcalan ile avukat sıfatıyla görüştürülmedi.Bizim dışımızda başka siyasetçiler ve akil insanlar gitmek isterse engel çıkarılmamalıdır. Öcalan 15 yıldır orada hukuktan ötürü değil, siyasi nedenlerden ötürü tutuluyor.

* Türkiye’de soyguncular, katiller, hırsızlar ellerini kollarını sallayarak dolaşırken ülkenin iç barışına katkı sunmak isteyen bir insdan 15 yıldır tek kişilik bir odada tutuluyor. Bunun haklı bir tarafı olabilir mi?

* Müzakere yürütmek istiyor. Sivil ve özgürlükçü bir anayasa için adımlar atılmasını istiyor. ‘Beni serbest bırakın, beni affedin’ gibi bir talebi yok. ‘Kapıyı açsalar, bana çık deseler çıkmam. Burada bulunma gerekçem ortadan kaldırılmadan buradan çıkmamın anlamı yok’ diyor.

 

Kaynak : hurriyet.com.tr

Sasa’da karar 22 Ocak’ta

Rekabet Kurumu, Gülle Tekstil ile Kıvanç Tekstil’in şikayeti üzerine Sabancı Holding bünyesindeki Sasa Polyester’in yüzde 51 hissesinin Tayland merkezli Indorama Ventures Public’in Hollanda’daki iştiraki Indorama Netherlands B.V’ye satılması konusunda geçtiğimiz temmuz ayında inceleme başlattı. Hisse devri işlemini incelemeye alan kurul, inceleme sonuçlanana kadar da satış işleminin askıya alınmasına karar verdi. İnceleme kapsamında tarafların yazılı savunma süreçlerini tamamlayan kurul, dün de sözlü savunma aşamasını tamamladı. 7 kişiden oluşan Rekabet Kurulu, tüm tarafların sözlü savunmalarını tamamlarken, soruşturmayla ilgili kararın 22 Ocak’ta açıklanacağı öğrenildi.

BAŞVURUYU İTHİB YAPTI
9 Nisan 2014’de gerçekleştirilen satış sonrasında Sabancı Grubu’nun, Sasa’da hissesi kalmadı. Yüzde 49’u halka açık olan Sasa, Borsa İstanbul’da işlem görüyor. Adana’da kurulu şirket, polyester elyaf, filament, polyester bazlı polimerler, ara ürünler ve özellikli ürün üretimi yapıyor. Rekabet Kurulu, piyasadaki rekabetin yapısına etkileri bakımından incelemenin derinleştirilmesi ihtiyacı duyulan işlemleri, kanun çerçevesinde nihai incelemeye alabiliyor. İTHİB Başkanı İsmail Gülle, inceleme başlatıldığında yaptığı açıklamada “Başvuruyu biz yaptık. Ülkemizin stratejik tesislerine sahip çıkılması çok önemli. Verilecek karara saygı duyarız” demişti.

[email protected]

 

Kaynak : hurriyet.com.tr

Royal Cup’ta rakip River


Galatasaray devre arası çalışmalarını Antalya‘da gerçekleştirecek. Cimbom burada İnternational Royal Cup’ta mücadele edecek. Aslan 17 Ocak‘ta Copa Sudamericana’yı kazanan River Plate ile 20.00‘de karşılaşacak. Kupada diğer yarı final Beşiktaş ile Santos arasında. Turnuvanın final maçı 18 Ocak‘ta oynanacak.
Kaynak : fotomac.com.tr

Olaylı maç Banvit’in


Eurocup’taki Buducnost- Banvit maçında, Karadağ temsilcisinin bir taraftarının sahaya girmesiyle büyük olaylar yaşandı. H Grubu’ndaki ilk hafta mücadelesinin 4. çeyreği oynanırken bir Karadağ taraftarının sahaya girmesiyle olaylar başladı. Buducnost taraftarının serbest atış sırasında Banvit’li Sammy Mejia’yı arkadan itmesi üzerine Earl Rowland da taraftara yumruk attı. Büyüyen olayların ardından kısa bir süre maçı durduran hakemler Mejia ve Rowland’ı diskalifiye etti. 68-59 öndeyken 2 oyuncusunu kaybeden Banvit, karşılaşmadan 74-68 ayrılmayı başardı.

İngilizler takipte


Süper Lig’de sezonun 16 haftalık ilk bölümünü 35 puanla kapayan Beşiktaş’ta, en skorer oyuncu Demba Ba oldu. Senegalli futbolcu, takımın ligde attığı 25 golün 8′ini kaydetti. Siyah-beyazlılar, Demba Ba’nın gol attığı 5 maçı da kazanırken; Bilic’in gol yollarındaki en önemli oyuncusu olan Senegalli yıldız, siyah-beyazlıların Avrupa kupalarında oynadığı 10 maçta 8 kez rakip fileleri havalandırdı ve yarım sezonda takımına toplam 16 gol kazandırdı.

İngilizler takipte
Bu arada Beşiktaş’taki başarılı performansıyla dikkatleri üzerine çeken siyahi forvet, İngiliz ekiplerinin de sıkı markajına alındı. Demba Ba’yı eski takımı West Ham ve Newcastle dışında Tottenham kulübünün de yakın takibe aldığı belirtildi.

SAMİMİ, İÇTEN, TEMİZ!
Beşiktaş İkinci Başkanı Çebi, Senegalli yıldız Demba Ba’ya övgüler yağdırdı. Çebi, başarılı forvet için “Samimi, içten, arkadaşlarıyla bu kadar çabuk kaynaşabilen bir yabancıyı ilk defa görüyorum. Gönlü çok açık, kalbi temiz, insana saygısı en üst safhada olan, arkadaşlık ve aile duygusu çok güçlü. Bizimle beraber olması bize hem keyif hem de onur veriyor” ifadesini kullandı.

MİLLİ FORMA ARTIK YOK
Senegal Milli Takımı’nın hocası Alain Giresse, basın toplantısında Demba Ba’nın Afrika Kupası’na çağrılmaması dedikodularına son noktayı koydu. Fransız hoca, “Bu sadece sportif bir seçim. Bir sportif grubun nasıl ve ne şekilde oluşması gerektiğini teknisyen bilir, o da benim” diyerek Demba Ba’nın Afrika Kupası’na davet edilmeyeceğini,
bunun için 5 isim belirlediklerini açıkladı.

Kaynak : fotomac.com.tr

G.Saray’da deplasman keyfi


Lattes kentindeki karşılaşmada Türk temsilcisi, ilk periyodu 13-12, devreye de 28-24 üstün girdi. Üçüncü çeyrekte de 40-39′luk skorla üstünlüğünü sürdüren Galatasaray Odeabank, maçtan 59-48 galip ayrıldı.

Karşılaşmada, Türk ekibinden Lyttle 14 sayı üreterek, maçın en skorer ismi oldu. Galatasaray Odeabank’ta Şebnem Kimyacıoğlu da 13 sayıyla çift hanelere ulaştı. Ev sahibi ekipte ise Ayayi 13 sayılık performansıyla takımına katkı yaptı.
Kaynak : fotomac.com.tr

Dünyanın en zengin adamı idrardan yapılan suyu içti



Bill Gates kendi bloğunda yayınladığı videoda makinenin çalışma prensiplerini gösterdikten sonra, insan dışkısından filtrelenen suyu içerek, makinenin güvenilirliğini ispat etmek istedi.

OmniProcessor adı verilen makine ABD’de Gates’İn de kurucu ortaklarından birisi olduğu Janicki Bioenergy tarafından üretiliyor. Şirketin ürettiği yeni teknolojiyle 100 bin insanın dışkısıyla 86 bin litre temiz su ve 250 kW elektrik enerjisi üretilebiliyor.

Bill Gates bloğunda yayınladığı yazıda, videoyla dünya çapında temiz içme suyuna ulaşımın ve sıhhi tesisatı geliştirmenin yollarıyla ilgili farkındalık yaratmayı amaçladığını belirtti.

UNICEF verilerine göre, dünyada 2,5 milyar insanın temiz suya erişimi son derece zor ve 768 milyon insan da günlük hayatında güvenli olmayan su kaynaklarını kullanmak zorunda kalıyor.

UNICEF, “Temiz suya erişimin sınırlı olması ya da hiç olmaması her gün binlerce çocuğun ölümüne neden oluyor” diyor.

 

Kaynak : hurriyet.com.tr

Alexander Milosevic Beşiktaş’ta

Beşiktaş, İsveçli defans oyuncusu Alexander Milosevic ile 3.5+2 yıllık anlaşma sağladığını borsaya bildirdi.

Beşiktaş Futbol A.Ş’den Borsa İstanbul’a gönderilen ve Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda yer alan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Alexander Milosevic’in şirketimiz profesyonel futbol takımına transferi ile ilgili olarak oyuncunun kulübü ve kendisi ile anlaşmaya varılmıştır. Buna göre, AIK Futbol Kulübü’ne 1 milyon Euro sözleşme fesih bedeli ödenecektir. Oyuncu ile 3,5+2 yıllık olmak üzere aşağıdaki şartlarda anlaşmaya varılmıştır:

-2014-2015 sezonu 2. yarısı, 425 bin Euro garanti ücreti ve 5 bin Euro maç başı ücreti,
-2015-2016 sezonu; 500 bin Euro garanti ücreti ve 5 bin Euro maç başı ücreti,
-2016-2017 sezonu; 500 bin Euro garanti ücreti ve 5 bin Euro maç başı ücreti,
-2017-2018 sezonu; 500 bin Euro garanti ücreti ve 5 bin Euro maç başı ücreti.
-2018-2019 sezonu; 600 bin Euro garanti ücreti ve 5 bin Euro maç başı ücreti,
-2019-2020 sezonu; 600 bin Euro garanti ücreti ve 5 bin Euro maç başı ücreti ödenecek.”

 

Kaynak : hurriyet.com.tr

Galatasaray Liv Hospital Madrid deplasmanında

Madrid’deki Barclaycard Center’da oynanacak karşılaşma TSİ 21.45′te başlayacak.

E Grubu’nun ilk hafta maçında, cezası nedeniyle seyircisiz oynanan mücadelede Abdi İpekçi Spor Salonu’nda Litvanya’nın Zalgiris Kaunas ekibini 78-69 mağlup eden sarı-kırmızılılar, Madrid deplasmanından da galibiyetle ayrılmayı hedefliyor. Real Madrid ise grubun ilk maçında deplasmanda Kızılyıldız Telekom’u 79-72 yendi.

E Grubu’nda ilk maçların ardından puan durumu şöyle:

Takımlar O G M A Y Av. P
1.ALBA Berlin 1 1 0 80 70 10 2
2.Galatasaray Liv Hospital 1 1 0 78 69 9 2
3.Panathinaikos 1 1 0 83 76 7 2
4.Real Madrid 1 1 0 79 72 7 2
5.Kızılyıldız Telekom 1 0 1 79 72 -7 1
6.Maccabi Electra 1 0 1 76 83 -7 1
7.Zalgiris Kaunas 1 0 1 69 78 -9 1
8. Barcelona 1 0 1 70 80 -10 1



Kaynak : hurriyet.com.tr

Hakkı Köylü: Yırtarız, yakarız

Başkan Köylü, Ceza Muhakemesi Kanunu’na (CMK) göre yok edilmesi gereken kayıtlara muhalefetten üyelerle birlikte karar vereceklerini söyledi. İmha listesinin oluşturulacağı tasnif toplantısına CHP’li komisyon üyesi İstanbul Milletvekili Osman Korutürk’ü de davet ettiğini, imha işlemini kısa sürede yapacağını belirten Köylü, “Bu işlemin, raporun Genel Kurul’da görüşülme süreciyle ilgisi yok. Önce tapeleri ortaya koyup tasnif edeceğiz. ‘Şunları imha ediyoruz’ diyeceğiz, sonra imha edeceğiz. Bunun için ihaleye çıkacak halimiz yok. Yırtarız, yakarız. İmha tutanağını da dosyaya koyacağız” diye konuştu. Köylü, 4 eski bakanın Yüce Divan’a gönderilmeme nedenlerini içeren ayrıntılı gerekçeleri de yazdıklarını vurguladı.

HUKUKSUZLARIN HEPSİ İMHA EDİLMELİ

Köylü’nün karara dayanak gösterdiği CMK’nın 135’inci maddesi, “Şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişimi kayda alınamaz. Kayda alma gerçekleştikten sonra bu durumun anlaşılması halinde, alınan kayıtlar derhal yok edilir” hükmünü içeriyor. Buna karşın Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop, imha edilecek tapelerin bakanlar ve çocuklarının görüşmeleriyle sınırlı olmadığını, hukuksuz elde edildiğine karar verilen tüm kayıtların yok edilmesi gerektiğini söyledi. Şentop, “Tanıklıktan çekilme hakkı olanlarla ilgili kayıtlar, ayrıca hukuka uygun yapılmamış olanlar varsa bunun baştan imha edilmesi gerekirdi. Emniyetin bunu savcılığa bile götürmemesi gerekirdi. Hadi savcılığa götürüldü, mahkemeye taşınmamalıydı. CMK’ya göre bunlar zaten daha soruşturma konusu olmadan en baştan Emniyette imha edilmeliydi. Şimdi komisyonun yapacağı bu. Hukuka uygun toplanmış olanlar varsa onlar kalır” dedi. AK Partili 9 üye, eski bakanlarla ilgili Yüce Divan’a göndermeme gerekçelerinde temel olarak “delillerin hukuksuz toplandığına” karar veren İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın takipsizlik kararını esas almıştı.

CHP YAYINLADI

CHP Genel Merkezi de komisyon kararına karşı sosyal medyadaki resmi sayfasında, komisyonun sileceğini açıkladığı telefon kayıtları ile operasyon sırasında sosyal medyaya yansıyan diğer bazı kayıtları yayınladı. CHP, tapeleri yayınlarken de, “Bu kayıtlar ne hafızalardan ne de vicdanlardan silinecek. Asrın yolsuzluğuna dair tüm kanıtları yok etmeye çalışsanız da bu kayıtlar ne hafızalardan ne de vicdanlardan silinecek” notunu paylaştı.

BU İŞ BURADA KAPANMAZ

Geçmişte Yüce Divan’a gidip aklanan eski Bayındırlık Bakanı ve MHP Trabzon Milletvekili Koray Aydın da kararla ilgili şunları söyledi: “Bu kadar açık hukuki deliller karşısında Soruşturma Komisyonu’nun böyle bir karar almış olması, milletin vicdanında yankı bulmaz. Bu konu millete izah edilemez. Bu iş burada da kapanmaz. Bu 17 üyenin 13 tanesi, AKP iktidarı döneminde bir önceki Cumhurbaşkanı ve şimdi Sayın Cumhurbaşkanı tarafından atandı. 4 kişi eski. Kendi atadıkları üyelere bile güvenememek aslında bir suçluluğun ikrarıdır. Suç, o kadar sabit, o kadar net bir şekilde delillerle bile ortaya konmuş ki ‘Kendi gönderdiğimiz insanlardan bile ceza çıkar, biz de millet önünde hırsızlık yaparken yakalanan insanlar olarak tarihe geçeriz ve bunun utancını taşıyamayız’ korkusunu taşıyorlar.”

AKLAMA PARTİSİ OLDU

Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak da güçlünün hukuku yerine hukukun gücünün hâkim olması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “AK Parti maalesef aklama ve karalama partisine dönüşmüştür. Kendinden olanları aklıyor, olmayanları ise karalıyor. Bir insan için kalp ne kadar hayatiyse, bir ülke için de hukuk o kadar önemlidir. Kalp yetmezliği bir insanı bitirir ama hukuk yetmezliği topyekun bir ülkeyi bitirir. Çünkü adaletin küçüldüğü ülkelerde, büyük olan artık suçlulardır. Bugün sayısal çokluğunuzla belki Yüce Divan’dan kurtulabilirsiniz ama önemli olan halkın ve hakkın divanından kurtulabilmektir.”

4 ESKİ BAKAN GRUBA KATILMADI

AK Parti yönetimi, Soruşturma Komisyonu’nun 4 eski bakanla ilgili “Yüce Divan’a sevkine gerek yoktur” kararından sonra sessizliğe gömüldü. Milletvekillerine bu konuda konuşmamaları talimatı verilirken, haklarında yolsuzluk iddiaları bulunan 4 eski bakan dünkü grup toplantısına katılmadı. Bakanlara, toplantıya katılmamaları yönünde telkinde bulunulduğu belirtiliyor. Bazı bakanlar ise “Bu konuda konuşmayacağız, değerlendirmeyi Başbakan yapacak” demekle yetindiler. Gözler, ocak ayı sonunda TBMM Genel Kurulu’nda yapılacak olan Yüce Divan oylamasına çevrilirken, iktidar, grubunda fire olmaması için markajı sürdürecek. Yüce Divan görevini üstlenecek Anayasa Mahkemesi’nin yapısı, Paralel iddiaları ve karara güvenilemeyeceği tezi işlenmeye devam edilecek. – Nuray BABACAN/ANKARA

BASKI, TEHDİT İDDİASINA ARAŞTIRMA

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, MHP’nin Sivil Dayanışma Platformu’nun gazetelere verdiği ilanın, milletvekillerinin iradesine yönelik tehdit, baskı içerdiği iddiasıyla yaptığı başvuruyu incelemeye aldı. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, şu iddiaları gündeme getirmişti: “İlandaki ifadeler Türk milletini temsil eden milletvekillerine, dolayısıyla millete bir tehdit ve baskıdır.” – Nuray BABACAN/ANKARA

 

 

Kaynak : hurriyet.com.tr

Moskovalı Göksel

 

 İki yıl önce “Bende Bir Aşk Var”la müzik listelerinin zirvesine yerleşen Göksel, “Sen Orda Yoksun” adlı 11 şarkılık yeni albümünü önümüzdeki hafta piyasaya sürecek. Albümün imaj fotoğrafları, geçtiğimiz haftalarda Moskova’da, Aytekin Yalçın tarafından çekildi.

 

Kaynak : hurriyet.com.tr