Yoldaki köpek…

 

Kocası Lamar Odom’dan ayrıldıktan sonra özel yaşamını bir türlü rayına oturtamayan Khloe Kardashian, yeni sevgilisi Harden’ın 26′ncı doğum gününde de gecenin yıldızı oldu. California’daki Marina Del Ray’de demirli olan lüks bir yatta gerçekleşen kutlamaya bütün konuklar beyazlar içinde katıldı. İki yandan yırtmaçlı beyaz bir etek ve transparan bir bluz giyen Khloe Kardashian, kutlamada en çok dikkat çeken kişi oldu.

 

Partinin yapılacağı yata kahkahalar atarak giden 31 yaşındaki Kardashian, gece boyunca çok eğlendi. Zaman zaman sevgilisi Harden’la romantik anlar da yaşadı.

 

Ancak partinin çıkışı Khloe Kardashian için biraz zorlu oldu. Genç kadın yattan ayrılıp evinin yolunu tutarken ayakta durabilmesi için kendisine üç kişinin yardım etmesi gerekti.

Kardashian- Jenner ailesinin son dönemde yıldızı yükselen üyesi Kendall Jenner da partide derin yırtmaçlı bir etek giydi.

Kylie Jenner, sevgilisi Tyga ile partideydi.

kim kardashian’ın hamile olması bile kutlamaya katılıp gece geç saatlere kadar eğlenmesini engellemedi. Kanye West ise gece boyu karısının yanından ayrılmadı.

Kourtney Kardashian ise kardeşlerinin aksine daha sade bir kıyafetle partiye katıldı.

 


 

Kaynak : hurriyet.com.tr

O para toplandı ama Erol’un ömrü yetmedi

15 aydır lösemi tedavisi gören Ayvalıklı Erol Karayaz’a Türkiye ve yurt dışından uygun ilik bulundu. Ancak kan değerlerinin düzene girip nakil yapılması için ABD’de üretilen, henüz Sağlık Bakanlığı listesine girmeyen 280 bin TL’lik ilacın gerekli olduğu duyuruldu.

Bunun üzerine Ayvalık’ta yakınları, belediye, sivil toplum örgütleri kampanya başlattı. Gerekli paranın 80 bin TL’sini Ayvalık Belediyesi Kent Meclisi ve ailenin yakınları topladı. Geride kalan 200 bin TL de yaklaşık bir ayda büyük bir kampanyayla toplandı.



BAŞKAN, PARANIN TOPLANDIĞINI DUYURDU


Önceki gün bir basın toplantısı yaparak destekler için teşekkür eden Ayvalık Belediye Başkanı CHP’li Rahmi Gençer ve Kent Konseyi Başkanı Ahmet Üzgeç 280 bin lira’nın toplandığını açıkladı. Karayaz’ı kurtarmak için seferber olan 3 bin 253 kişinin en düşük 1, en yüksek de 27 bin 700 lira bağışta bulunduğu, bağış hesabında bir ayda 287 bin 343 lira toplandığı duyuruldu. Hem Ayvalık içinden, hem Türkiye genelinden ve yurtdışından yardım yapanların Erol Karayaz’ın ihtiyacı olan parayı topladığını kaydeden Başkan Gençer, kampanyanın sosyal medyada ve belediye web sayfasında duyurulmasını sağlanarak destek verenlere teşekkür etti.



ÖMRÜ YETMEDİ


Ancak çocuklarını kurtarmak için aylardır çırpınan aile bu habere sevinemedi. Erol Karayaz’ın durumu ağırlaştı. Dün yeniden İzmir’deki bir özel hastanenin yoğun bakım servisine alınan Karayaz yaşamını yitirdi. Acı haber, Erol’un ailesi ve tüm Ayvalıklı’larda derin üzüntüye neden oldu. Karayaz’ın cenazesi bugün Ayvalık Saatli Cami’de ikindi vakti kılınacak namazın ardından defnedilecek.

AYVALIK EROL İÇİN SEFERBER OLDU

 



Kaynak : hurriyet.com.tr

Erhan Çelik TRT ile el sıkıştı

Teklifin 6 ay önce de yapıldığı ancak Çelik’in kendi işlerini mazeret göstererek medyadan uzak durdurduğu öğrenildi. Türkiye’nin en büyük elektromekanik park fabrikasını kurup medyaya kısa bir ara veren Çelik son olarak Show Tv Haber Dairesi Başkanlığı ve Habertürk TV Genel Yayın Yönetmenliği görevini yürütüyordu.

 

Erhan Çelik geçtiğimiz Eylül ayında Şirince’de sanatçı Gülben Ergen ile evlenmişti

 

 

Kaynak : hurriyet.com.tr

Yenilenebilir yükseliş

DÜNYA elektrik üretiminde en büyük paya sahip olan enerji kaynağı kömür. Lakin bu çevrecileri üzmesin. Çünkü Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) son verilerine göre, kömürü yenilenebilir enerji kaynakları takip ediyor. Yani artık dünya elektrik üretiminde en yaygın ikinci kaynak “yenilenebilir”. Yenilenebilir kaynaklar 2013’te ikinciliği doğalgazdan kaptı. Bu bilgilerin yer aldığı Uluslararası Enerji Ajansı’nın “Yenilenebilir elektrik üretimi, kömürden sonra ikinciliğe yükseldi” başlıklı makalesinde, geçtiğimiz yıl ise OECD ülkelerinde yenilenebilir enerjideki büyümenin çoğunlukla güneş ve rüzgâr enerjisinden sağlandığı belirtiliyor.

FOSİLE KARŞI REKABET

Enerjide son yılların sıcak konularından biri de fosil yakıtlar ile yenilenebilir enerji arasındaki rekabet. Almanya, ABD gibi birçok ülke, farklı isimlerle ortaya koydukları “enerji dönüşümü” planlarıyla tükettikleri enerjide yenilenebilir kaynakların payını artırmayı hedefliyor. Örneğin Almanya’nın enerjide çevreci dönüşüm projesi “Energiewende”, nükleerden kademeli çıkış ve yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payının artışı gibi hedefler içeriyor.
Yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi için konulan hedeflerse 2025 için yüzde 40-45, 2035’e kadar yüzde 55-60 ve 2050’ye kadar yüzde 80. ABD Başkanı Barack Obama, 2030’a kadar ABD’deki elektriğin yüzde 20’sinin rüzgar ve güneşten sağlanmasını hedefliyor. Başkan Adayı Hilary Clinton ise bir adım daha ileriye giderek Başkan seçilmesi halinde, 10 yılda Amerika’daki her eve yetecek kadar yenilenebilir enerji olacağını açıkladı. Diğer yandan, düşen petrol fiyatlarının yenilenebilir enerji yatırımlarını yavaşlatacağını savunanlar da var.

EN BÜYÜK İKİNCİ KAYNAK

Yenilenebilir ve fosil yakıtların geleceği tartışılmaya devam ederken, Uluslararası Enerji Ajansı’nın paylaştığı veriler dikkat çekiyor. IEA makalesinde elektrik üretimindeki büyümede Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) dışı ülkelerin başı çektiği vurgulanırken, küresel elektrik üretiminin 2012’den 2013 yılına yüzde 2.9 arttığı kaydediliyor. Makaleye göre, 2013’te, yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi doğalgazın önüne geçerek, dünyanın en büyük ikinci elektrik kaynağı haline geldi. 5 bin 130 teravat-saat (TWh) ile yenilenebilir kaynaklar dünya elektriğinin yüzde 22’sini üretti.
Ayrıca 2013 yılında hidro dışındaki yenilenebilir kaynaklar, dünya elektriğinin yüzde 5.4’ünü üreterek, tarihte ilk kez petrol yakıtlı üretimi solladı. Öte yandan aynı yıl, kömürden elektrik üretimi ise en yüksek seviyelere ulaşarak, 9 bin 613 TWh’a çıktı. Bu da dünya elektriğinin yüzde 41.1’ine karşılık geliyor. 2014’te hidro dışındaki yenilenebilir enerji büyümesinin güneş ve rüzgardan kaynaklandığına işaret edilen makalede, “1990 yılından bu yana fotovoltaik güneş enerjisi yıllık ortalama yüzde 44.6, rüzgar ise yüzde 27.1 büyüdü” deniliyor.

Fosil kaynakla zorlu yarış

YENİLENEBİLİR enerjideki hızlı büyümeye karşın, kömürden elektrik üretimi bugün 1970’lerdeki seviyelerinden beş kat fazla.  Dolayısıyla fosil yakıtların yerini yenilenebilir kaynakların alması halen zorlu bir hedef gibi duruyor. Evet, yenilenebilir enerji hızla büyüyor ve belki de kömür veya petrol gibi fosil yakıtlardan daha da hızlı büyüyor, ancak yine de önünde bazı zorluklar var. Mesela yenilenebilir enerjideki büyümeyi tetikleyen alım garantileri, teşvikler, düzenlemeler ne kadar devam edecek? Alım garantileri ve destekleyici düzenlemeler olmadan bu büyüme sürer mi? Bu gibi soruların yanıtları değişiyor. Lakin son 10 yılda güneş enerjisinde maliyetlerin düşmesi de büyümesinde etkili oldu. Sektördeki firmalar hem hücre verimliliğinin artması, hem de kurulum maliyetlerinin düşmesi için inovasyon çalışmaları yürütüyor. Bazı uzmanlar, güneş ve rüzgarda bundan sonraki en önemli gelişmenin depolama konusunda yaşanacağını, rüzgarın esmediği veya güneşin çıkmadığı günlerde elektriği depolayacak piller geliştirilmesinin büyümeyi daha da hızlandıracağını vurguluyor.

PARİS’E DİKKAT!

PARİS’te düzenlenecek İklim Değişikliği Konferansı’na sadece 3 ay kaldı. Konferans, kömür, petrol ve doğalgazdan daha az karbon salınımlı bir dünyaya doğru geçiş tartışmaları açısından kritik öneme sahip. Bugüne kadar elektrik üretiminde yenilenebilir payının artmasında hükümetlerin iklim değişikliği politikaları da etkili oldu. Paris’teki konferansta iklim değişikliğinin önlenmesi ve etkilerinin azaltılması için devletler tarafından 2020 yılından sonra alınacak önlemler kararlaştırılacak. Konferansın iklim değişikliğiyle mücadelede bir mihenk taşı olacağı düşünülüyor.

Kaynak : hurriyet.com.tr

Nani zekasıyla çözdü


Bu maç üzerinden konuşacak çok şey var.
Futbol bir oyun, çok da tuhaf bir oyun. 94′te top Antalyaspor’da idi ve Eto’o soldaki Serdar’a pası verdiğinde 94.25′i gösteriyordu kronometre.
Ve Serdar topu Şener’e kaybetti, Fenerbahçe hücumu başladı ancak topu kaptırdılar.
Antalyaspor iki pas yapsa maç bitecek ama onlar da topu kaybetti. Ve F.Bahçe 95.28′de kazandığı faulle golü attı.
Fenerbahçe maça hızlı ve tempolu başladı ama 40. dakikaya kadar da ‘Bu da kaçar mı?’ denilen bir pozisyonu yok. Yalnız rakibe de imkan vermedi.
40-45 arasında da Van Persie’nin kenara gelmesiyle daha etkili oldu ve bir kafa golü kaçıran Nani ikincisinde golü attı.
Organizasyonunda problem olmasına rağmen tempolu oyunuyla kilidi açtı Fenerbahçe.
Fenerbahçe ikinci yarıya daha yavaş başladı ve Pereira da tek forvete döndü. Taktiksel olarak yanlış olmasa da orta sahayı güçlendirmek için Fernandao’yu çıkardı ve Volkan Şen’i soktu. “4-2-2-2 ile vermedim, orta saha kalabalıklığı ile hiç pozisyon vermem” diye düşündü ki vermedi zaten. Kadlec’in ciddi bir hatasında ilk Antalyaspor şutu gol oldu.
Bu F.Bahçe’yi ciddi şekilde salladı.
Fenerbahçe demoralize oldu hücumlar şuursuz başladı ama buna rağmen 5-6 korner kazanıldı. Ancak Fenerbahçe bugüne kadar resmi maçlarda 36 korner kullandı ve sonuç alamadı. Geçen hafta da belirtmiştim; Rize’de kıpırdanan bir oyuncu vardı: Nani.. Bu maçta da iki gol yaptı, bir kafa ile bir de kaçırdı, mücadele etti, sarı kart gördü. Sürekli aradı.
Maç gitti derken son saniyede çok önemli bir duran top golü ile galibiyet aldı. Aslında Nani frikikten golü geçen hafta Rize’de attı.
Orada kalecinin soluna atmıştı. Antalyaspor kalecisi de barajı ona göre kurdu ve kendisi sola geldi. Nani de bunu gördü. Topu da barajdan geçirince kaleci hiçbir şey yapamadı.
Fenerbahçe önde baskılı oynamak istiyor ama yaratıcılıkta sınırlı. Diego ile Nani çok gayretliler ama Fenerbahçe’nin hücum organizasyonlarında kalıplaşmış bir şey yok. Bu kadronun savunma yapmadığını coşkulu olmadığını düşünelim bir anda 3-0 geriye düşerdi.
Maçı 95′e taşıdı ve klas ayakları ile kazandı.

VAN PERSİE DAHA HAZIR DEĞİL
Fenerbahçe’nin kağıt üzerindeki en büyük transferi Robin Van Persie henüz tam olarak hazır değil.
Hollandalı futbolcu kanada daha yakın oynadı, ceza sahasına fazla girmedi. Van Persie’de yüzde 20 toparlanma var ama daha hazır değil. Maçın başındaki çalımları ile sonundakiler arasında fark var. Kuvvetli iken daha iyiydi. Milli maçlar ona da iyi gelecektir. Fizik olarak güçlendikçe Fenerbahçe’ye büyük katkısı olacağı açık. Çünkü hem ceza alanı içinde oynamasını çok iyi biliyor hem de rakip yarı alanın tamamını çok iyi kullanıyor.
Bu kadar yönlü bir forvet oyuncusu başka takımlarda yok.
Kaynak : fotomac.com.tr

Ben galiba annemi özledim…

Krabbenhöft dedemiz, 20′li yaşlarındaki delikanlılara bile taş çıkaracak bir stile sahip.

Dinç görünümü ve tarzıyla herkesi kendine hayran bırakan 104′lük delikanlı, gençlik yıllarından beri modayı takip ettiğini ve tarz giyinmeyi sevdiğini ifade etti.

Stiliyle delikanlıları gölgede bırakan Krabbenhöft, fotoğraf sanatçılarının da ilgi odağı.


Dar paça kotlar favorisi…


Kıyafetlerini aksesuarlarıyla kombinlemeyi seviyor..


Renk uyumlarını iyi yakalıyor…

 

Kaynak : hurriyet.com.tr

Yeni bir isim: Buray Hoşsöz

Albümde 8 şarkı var ve tüm sözler Gözde Ançel’e, tüm besteler de Buray & Gözde ikilisine ait. Buray’ın tarzı alaturka pop. Sesi de Kenan Doğulu’yu andırıyor. Albümde temponun yükseldiği anlarda alaturka popun hemen içine sığabildiği o “kop kop” kalıpları yok, o yüzden bir “kalite”den bahsedebiliriz.

Temponun düştüğü anlarda ise arabesk / fantezi sularına kaçmıyor Buray. Kısacası denge her iki gidişat için de iyi yakalanmış. Bu tarz müzikler, Türkçe şarkılar çalan radyoların sıklıkla tercih ettiği müzikler olduğu için şu sıralar Sıla, Soner Sarıkabadayı, Kenan Doğulu ve Gülşen şarkılarından sonra Buray’ın da sesini duymanız hayli olası. Bense Buray’ın albümün son şarkısı olan ‘Kimsenin Suçu Yok’ta distortion gitarlı denemelerinin artmasını dilerim şahsen…

Kaynak : hurriyet.com.tr

Murat Dalkılıç’ın gergin anları

Yaklaşık 1 hafta önce dünyaevine giren ünlü sanatçı Murat Dalkılıç ve oyuncu eşi Merve Boluğur, balayını Bodrum’da geçiriyor. Birlikte Sezen Aksu’nun konserini izlemeye giden çiftin gergin anları objektiflere yansıdı.

Kameralardan kaçmaya çalışan Dalkılıç ve eşi Boluğur konseri izlemek için oturdukları bölümde hayranlarının yoğun ilgisiyle karşılaştı.



 Hayranlarıyla fotoğraf çektiren çift basın mensuplarının görüntü almasına sinirlenip ‘Ne çekiyorsunuz. İnsanları rahatsız ediyorsunuz’ tepkisini gösterdi.



Murat Dalkılıç daha sonra güvenlik görevlilerini yanına çağırarak  “Şunları karşımdan alın” diyerek basın mensuplarının görüntü almasını engellemek istedi. Dalkılıç, ardından da sinirlenip, konseri erken terk etti.


 



ÖLÜ SAYISI 4’E ÇIKTI

Cizre’deki olaylarda, sağlık çalışanı Eyüp Ergen (27), Baran Çağlı (7) ve DEDAŞ çalışanı Mesut Sanrı’dan (39) sonra 10 yaşındaki Emin Yanaş da yaşamını yitirdiği ortaya çıktı. HDP Şırnak Milletvekilleri, Ferhat Encü ve Faysal Sarıyıldız ile çok sayıda partili, Cizre Devlet Hastanesi morgu önünde bekliyişini sürdürüyor.

HDP’Lİ SARIYILDIZ: İLÇE ÇOK GERGİN

Hastane morgu önünde bekleyen Faysal Sarıyıldız, “Cizre’de 1 saat içerisinde 4 yurtaşımız yaşamını öldürüldü. İkisi 9-10 yaşlarında. Biri hastanede hemşire, diğeri de DEDAŞ’ta çalışan bir memur. Hepsi sivil, hepsi savunmasız insanlar. Bölgede çok vahim bir durum var. İnsanlar hastaneye gelmeye çalışıyor. Hastanede arkadaşları vurulan sağlık görevlileri, arkadaşlarını alamıyorlar. Orada çatışma yok, tepeye konuşlanmış zırhlı araç, yaralıların alınmasını engelliyor. Böyle bir durum var malesef. Şu an 2’si çocuk olan 4 yurtaşımız katledildi. İlçe çok gergin. 150 bin nufusluk ilçe, epey gergin. Hala kurşun sesleri geliyor. Çocukların öldürüldüğü yerde hiç birşeyden bahsedilemez. Şu an 7 yaşındaki çocuklar kafalarından vurulmuş, 13 yaşındaki çocukların beyni dağıtılmış. Böyle bir ortamda ne ne yapılabilir? Böylesi durumlarda bölgedeki mülki amirlere telefonlara çıkmıyor. Ne il valisi, ne ilçe kaymakamı, ne emniyet müdürü, telefonlarıma çıkmıyor. Düşünün insanlar ateşin altında, daha doğrusu sadece bi yerden sıkılan kurşun altında onların hastaneye taşınması gerekiyor. 4 insanımızdan, 4’ü de kurtulabilirdi belki. Saatlerce orda tutuldular. Hukuka göre, yasalara göre hareket edilmesi gerekiyor. Yoksa hiç birşeyin önüne geçilemez. Bölge vekilleri  olarak burada düzeni, yaşamı, sağduyu sağlama gibi bir lüksümüz kalmayacak. Biz tamamıyla saf dışı bırakıldık. Öyle bir sıkıntı var malesef” dedi.

Yüzü maskeli ve ellerinde otomatik tüfeklerin bulunduğu kişilerin, uluslararası İpek Yolu’ndan geçen araçları durdurarak kimlik kontrolü yaptığı görüldü. Mahallelere çıkan tüm sokaklarda barikatların kurulduğu, ve zaman zaman patlama seslerinin geldiği ilçedeki gergin bekleyiş devam ediyor.

Polise atmak istediği bomba elinde patladı

YOLLAR KAPATILDI

Çatışmaların yer yer sürdüğü Cizre’de PKK’lılar Nusaybin Caddesi, Çevreyolu ve Orhan Doğan Caddesi üzerine güvelik güçlerine karşı barikatlar kurarak çatışmaya girdi. Yoldan geçen araçları durdurup, sürücülerinden kontak anahtarlarını alan teröristler, aralarında TIR ve otobüslerin de bulunduğu araçları yolu kapatacak şekilde park etti.

Cizre’de gerginlik tırmanırken, bir çok yol kapatıldı.  

Kaynak : hurriyet.com.tr