Duvarı Nem İnsanı Gam yıkar

12 yıldır çektiğim çileye artık son noktayı koydum. Öncelikle size yıllardım çektiğim çileyi anlatayım.

Ailem 77 yılında İstanbul’a göçmüş. O yıllarda büyük göç almaya başlayan İstanbul’da insanlar kendi çabalarıyla konutlaşmaya gitmiş. İstanbul’un gecekondulaşma sorunu bu göçle beraber baş göstermiştir. Bizim de evimiz bu yıllarda yapılan müstakil evlerden biri. Mahallemiz bir yamaç üzerine kurulu. Evler teraslama sistemiyle yamaç üzerinde bir merdivenin basamakları gibi dizilidir. Böyle olunca bu seneye kadar evimizin yamaç kısmındaki duvar ile ilgili pek çok sorunumuz oldu.

Bu istinat duvarının üstünde komşumuzun bahçesi var. Komşumuzun bahçesinin aldığı yağmur suları yıllardır istinat duvarımızdan sızıntı yaparak nem kokusu, küflenme tarzı sorunlar oluşturdu. Zaman zaman aldığı bu nem yüzünden duvarın yıkılabileceğini de düşündüm.

Geçen sonbaharda yaşanılan sel felaketlerini ve istinat duvarı facialarını gördükten sonra, bu duvara bir el atmak gerektiğini düşündüm. Bunu komşumuz Halil abiyle konuştum. Halil abi de duvarın yapımında maddi ve manevi her türlü desteği vereceğini söyledi.

Bu amaçla giriştik işe, önce eski duvarı yıkıp yenisini yapmak üzere, toprağın kaymaması için önlem aldık. Daha sonra su yalıtımı ön planda olacak şekilde duvarın planlamasını yapıp, eski duvarımızı yıktırdık. Yeni duvarın su yalıtımı sahibi olması çok önemli, çünkü en büyük sorun kaynağımız bu. Su yalıtımı konusunda uzman bir ustayla duvarı 4 günde bitirdik.

Bir süre üst bahçeyi suladık, sızma olup olmadığını kontrol etmek için. Hiçbir sızma olmadı. Usta su yalıtımı konusunda aşmış resmen J Evimle istinat duvarı arasındaki 2 metrelik alanın üstünü kapatarak kiler tarzı bir yer oluşturdum. Bir taşla iki kuş.

Su yalıtımı oldukça önemli bir konudur. Özellikle suyun yıllar içerisinde duvarlara verebileceği zararları düşününce ne kadar mantıklı olduğunu göreceksiniz. Hele evinizin duvarlarında su yalıtım olmazsa olmazdır. Nem ve küfü uzak tutmak ile birçok hastalığı evinizden uzak tutabilirsiniz.

Hayvan haklarında ne durumdayız?

Geçenlerde demir yoluna bağlanan eşek haberini okumuşsunuzdur. Evde gözyaşlarıyla bu haberi izlerken neden diye sordum kendime defalarca. Neden hayvanlara bu kadar saygısızız? Neden onların da bizim gibi birer can taşıdığını ve duyguları olduğuna inanmıyoruz. Hangi hakla bir canlıyı öldürme teşebbüsünde bulunuyoruz?

Oysaki çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede yaşıyoruz. Sorsak herkes Elhamdülillah Müslüman. Peki, sizin insanlığınız kalmadı diyelim, yahu Allah’tan da mı korkmuyorsunuz?  “Kim bir canlıyı/hayvanı, bir kuşu haksiı yere öldürürse, kıyamet günü ondan şikâyetçi olacaktır.” (Kenzu’l-ummal, h. no: 39968). Peki, peygamber efendimizin kedi sevgisinde de mi haberiniz yok? Ben söyleyeyim ismi Müezza. Efendimiz onu öyle çok severdi ki, bilseniz karıncayı bile incitmemek için elinizden geleni yapardınız.

Hayvan haklarının geliştirilmesi konusunda elimizden geleni yapmalıyız. Hayvanlara karşı işlenen suçların cezalarının da arttırılmasından yanayım. Hayvana saygı göstermeyen insana da saygı göstermez. Ve unutmayın ki doğanın bize değil bizim doğaya ihtiyacımız var.

Bir çift lafım da hayvan sever görünümlü kalpsizlere. Hayvan sever geçinip bir hevesle kedi köpek sahiplenip, sonra sudan bahanelerle onları sokağa terk ediyorsunuz. Hayvandır nasıl olsa başının çaresine bakar değil mi? Siz bir köpeğin terk edildikten sonra ruhsal çöküntüden hayatını kaybetmezse sokak hayatına alışamadan hayatını kaybedecektir.

Hayatınızda hiçbir sokak hayvanına iyilik yaptınız mı? Bir kap su verdiniz mi cehennem sıcaklarında? Yoksa siz de çöplerimizi dağıtıyor diye sokak hayvanlarını belediyeye şikayet edip zehirlettienlerden misiniz?

Unutmayın dünya sadece insan için yaratılmadı. Biz yokken onlar vardı. Dünyanın insana değil insanın dünyaya ihtiyacı var. Bu dünyaya ve misafirlerine tür fark etmeksizin saygı gösterin.

Alf infrared ısıtıcı

Havaların soğuması ile birlikte herkes için ısınma ihtiyacı arttı. İnsan vücudu 36.5 derece ortalama sıcaklık ile dengede durur ve fonksiyonlarımızın tam çalışması için bu dengeyi korumak gerekir. Doğru ısınma kaynağını belirlemek tüm kış boyunca hem verimli hem de ekonomik ısınma açısından çok önemlidir. Son yıllarda tanıştığımız yeni bir teknoloji olan infrared ısıtıcı teknolojisi bize hem kullanım kolaylığı hem de enerji tasarrufu sağlar. Piyasada birçok ısıtıcı markası olmasına rağmen Alf ısıtıcıların teknolojisi ışın ile ısıtma mantığına dayanır.

Alf infrared ısıtıcılar cihaz açıldıktan 30 saniye sonra ısıyı yaymaya başlar ve ortamın ısısını değil direk objelerin ısısını arttırır. Bu sayede daha kısa sürede ve daha az enerji sağlayarak vücudumuzun ve giysilerimizin ısınmasını sağlarız. Diğer ısınma kaynaklarında ısınan hava ile ilk olarak tavan ısınır ama Alf infrared ısıtıcılar ile ısı kişiye yönlendiği için duvarlar tavan ve içerideki havadan önce biz ısınmış oluruz. Rüzgar ve havadaki esintilerden etki görmediğinden yarı açık alanlarda bile etkin kullanılır. Örneğin bakkal, kafe, lokanta gibi işletmelerde kapı çok fazla açıldığı için rahatlıkla kullanılabilir.

Gazlı sobalar, odun ve kömür sobaları gibi ısıtıcı kaynakları bulunduğunuz mekândaki oksijeni bitirir ve bu şekilde baş ağrısı şikayetleri olabilir. Alf infrared ısıtıcı sayesinde havada koku olmaz, zehirlenme riski yaşamadan gönül rahatlığı ile evde kullanabilirsiniz.

Birçok model ve fiyat alternatifi olan Alf infrared ısıtıcılar termostatlı veya kumandalı, 1400watt’tan 3000 watt’a kadar geniş bir aralıkta farklı güç seçenekleri, ayaklı ve duvara monte edilebilen şekilde satışa sunulmuştur.

Termostatlı modeller ile güç kontrolü sağlayarak enerji tasarrufu yakalayabilirsiniz ve tüm modellerde standart devrilmeye karşı emniyet özelliği vardır. Su korumalı emniyeti ile banyolarda da güvenle kullanılabilir. Alf ayak ısıtıcı ile ister evde ister ofiste 3 farklı ısı ayarı ile ayaklarınızı ısıtabilirsiniz.

Tüm alf infrared ısıtıcılar uygun fiyatları ile Deposhop.com’da satışa sunulmuştur.

Kumtel ısıtıcı

Isıtma konusu insanlar için hayati önem taşımaktadır. Havaların soğuması ile birlikte hem en kaliteli hem de en ekonomik biçimde ısınma kaygısı herkes tarafından hissedilmektedir. Isıtıcıların ana mantığı bulundukları ortamdaki havayı ısıtarak dolaylı yoldan bizim ısınmamızı sağlamaktır. Bir odada ısıtıcı çalıştırıldığında 40 dk kadar sonra sıcaklık bize ulaşır. Bu şekilde insanları ısıtmak için bulunduğumuz odayı ısıtmak fazla miktarda enerji harcamayı gerektirir. Bu da gereksiz bütçe kaybına sebep olur. İnfrared ısıtıcılar ile cihazı çalıştırdığınız andan itibaren yayılan enerji doğrudan bedenimize ve üzerimizdeki giysilere yüklenir. Bu şekilde verimli bir ısıtma sağlarız.

Kumtel ısıtıcılar duvar tipi, ayaklı veya şömine tipi modelleri ile hem verimli hem de ekonomik ısınma sağlar. Tüm ürünlerinde yüksek güvenlik tedbirleri ile üretim teknolojisi kullanılmış ve devrilme emniyeti özelliği eklenmiştir. Özel tasarımları ile yüksek ısı yayma özelliği sağlayan Kumtel ısıtıcı modelleri sadece ev kullanımına değil, cafe ve restaurantlarda, teras ve balkon gibi açık alanlarda, iş yerlerinde, özellikle kapıların fazla açıldığı ve soğuk ile temasın olduğu noktalarda yüksek verimlilik esası ile çalışmaktadır. İnfrared ısıtıcılar dış mekanlarda da kullanım kolaylığı sağlar.

Şömine tipi infrared ısıtıcılar ise alttan ısıtma sağlayarak ofiste kullanımda ayakların ve bacakların öncelikli olarak soğuktan koruma sağlar. Tekerlekleri ile istediğiniz yere kolayca götürebilir, her alanı ısıtmakta kullanabilirsiniz.

Kumtel ısıtıcılar yerli üretim olup, tüm Türkiye’de yaygın servis ağı ile hizmet vermektedir. Ekonomik fiyatları ile kalitesi ile tercih sebebi olan kumtel ısıtıcıları Deposhop.com üzerinden sipariş verebilir, taşıma sorunu ile uğraşmadan aynı gün kargo özelliği ile kısa sürede teslim edilmesini sağlayabilirsiniz.

Volvo S60

Performans açısından birçok seçeneğe sahip olan Volvo S60, motor seçenekleri ile kullanıcılarla buluşuyor. Dört silindirli direk enjeksiyonlu benzinli turbo motor seçenekleri arasında T3, T4 ve T5 bulunan araç altı silindirli motor olarak ise, T6 AWD seçeneğini ön plana çıkarmaktadır. Dizel motor seçenekleri de bulunan Volvo S60, dört silindirli turbo dizel motorlarda, D2, D3, D4 ve D5 AWD seçenekleri ile kullanıcıların beğenisine sunuluyor. Yüksek performansının yanında yakıt tüketiminde de oldukça iddialı olan otomobil, ekonomik olarak da oldukça güçlü bir yere sahip görünüyor. Şehir içinde, 100 kilometre mesafede 3,6 litre yakıt tüketimine kadar düşmeyi başaran Volvo S60, sınıfının en iyi yakıt tüketim/performans oranına sahip araçlarından biri olarak ön plana çıkıyor. Çevreci yapıya da sahip olan otomobil, karbon salınımı konusunda da oldukça cimri davranıyor. Atmosfere salınan karbon oranlarında oldukça düşük değerler ölçülen Volvo S60, güveni, kaliteyi, performansı ve konforu, çevre temizliğiyle bir araya getirmeyi başarıyor.

                Otomobil sahibi olmanın vermiş olduğu hazzı sonuna kadar yaşamak isteyenlerin tercih ettiği Volvo S60, doğru tercih yapıldığını anında kanıtlayacak cinsten bir otomobil olarak karşımıza çıkıyor. Gerek performans gerekse güvenlik testlerinden tam not almayı başaran araç, konforu ve sürüş keyfiyle de kullanıcılardan tam not almayı başarıyor.

 

 Volvo galerilerinde test sürüşüne katılarak bu keyfi kendiniz yaşayabilirsiniz. Araç severlerin en çok aradığı özelliklerin hepsini bir araya getirmeyi başaran Volvo S60, kaliteyi, konforu, güvenliği, performansı, estetiği ve dahasını tek bir araçta sunmanın haklı gururunu yaşıyor. Otomotivde yılların güvenini sağlamış olan Volvo, S60 modeliyle gönüllerde kurduğu tahttaki yerini iyice sağlamlaştıracak gibi görünüyor. Yüksek performansı, çevreci motoru, yakıt tüketiminde ekonomi sağlaması, uygun fiyatları ve uygun ödeme koşulları ile tercihte en üst sıralara çıkan Volvo S60, Türkiye’nin en prestijli otomobilleri arasındaki yerini çoktan almış görünüyor. Yılların vermiş olduğu deneyimle çalışan Volvo mühendislerinin harikalar yaratmasıyla ortaya çıkmış olan bu araç, beklentilerinizin bile üstünde tepkiler verecektir. Volvo sahibi olmadan önce, Volvo bayisine uğrayıp test sürüşü yaparak daha kolay karar verebilirsiniz. Güler yüzlü personeli ile sıcak bir karşılama yaşayacağınızdan şüpheniz olmasın. Volvo sahibi olmanın ayrıcalığını siz de yaşayabilirsiniz.

 

                 

Tasavvuf ve Rüyalar Alemi

Bölümde, daha önceki düşünürler gibi o da, latif bir buhardan ibaret olan ruhun, gece serinliğinin etkisiyle bedenin derinliklerine çekildiğini, duyuların dinlendiğini, böylece ruhun bedensel çıkarlar ve maddi düşüncelerden kurtulduğunu anlatır. İbn Haldun’un rüya tabirlerinde anlattıkları, temelde yeni şeyler değildir, ancak, eserin altıncı önsözünde, bazı tılsımlı sözcükleri zikretmenin kendisine önemli rüyetler sağladığım belirtmesi dikkat çekicidir.

İranlı sûfi Kuşeyrİ’nin (ölm. 1074) Risale adlı rüya tabirleri kitabı , sûfi ayinleri ve sûfi rüyaları açısından âdeta bir hazinedir. Kuşeyr! Rüyaları bir tür keramet olarak görür ve onları, algılama organı olan kalple ilintilendirir (s. 175 [467]). Kimileri, bu rolü zihne yüklemişlerdir: Zihin, uykuda bir güneş gibi yayılıp genişlemekte ve böylece insan, rüya meleğinin kendisine gösterdiklerini görebilmektedir.58

Ancak, asıl görü organının, Gazâlî’nin de dediği gibi kalp olduğu kanısı çok daha yaygındır: ibn Arabi’ye göre “saf kalp… Akan temiz bir ırmak gibi olur, içinde her türden parlak nesne vardır ve suyun yüzeyine yansır”, bu yansıma, yorumla açıklığa kavuşturulması gereken, altta yatan nesneleri simgelemektedir.  XII. yüzyıl sonlarından beri, tasavvufta ve rüyalar âlemiyle ve rüya tabirleriyle ilgili tüm çalışmalarda alemi misal, yani mundus imaginalis kavramının önemi giderek artmıştır.

Kapıda ödeme güvencesiyle elektronik ürünlerinizi satın alın

Online alışveriş sektörü gün geçtikçe çığ gibi büyüyor. Artık sabah kahvaltısında yediğiniz balı bile internetten sipariş edebilir, evinizden çıkmadan ürüne ulaşabilirsiniz. Pazarın gelişmesiyle beraber ödeme sistemleri de gelişti. Kredi kartı ve banka havalesi zaten eskiden de vardı fakat birçok site kapıda ödeme, paypal, bit coin tarzı yeni tarz ödeme sistemlerini de bünyelerine katıyor.

Elektronik eşya şans işidir diye bir inanış vardır halk arasında. Fakat kaliteli bir siteden alış veriş yaptığınızda dert edecek bir şeyiniz kalmıyor, çünkü şirketler sadece satış konusunda değil müşteri hizmetleri konusunda da yarışıyor. Sizi yarı yolda bırakmalarına imkân yok J .

Ödeme konusunda benim tercihim genelde kapıda ödeme oluyor. Çünkü kredi kartıyla uğraşmak istemem ve kapıda ödeme ile kendimi daha fazla güvende hissediyorum. Kapıda ödemeli elektronik alışveriş siteleri arasında birkaç site var tavsiye edebileceğim. Hepsiburada.com, deposhop.com gibi sitelerden on üzerinde alışveriş yapmışımdır. Kapıda ödemeli elektronik alışveriş siteleri arasında güvenebileceğiniz ender sitelerdendirler.

Kapıda ödemeli elektronik alışverişlerinizde şöyle bir güzellik var. Diyelim ki güven vermeyen bir firmadan elektrik süpürgesi siparişi verdiniz ve siparişinizin teslim edilmesini bekliyorsunuz ve sürpriz! Kargocunun getirdiği paketi açtığınızda aldığınız ürünün bir alt modeli ve arızalı. Haydi, uğraş bakalım. Ama kapıda ödemeli elektronik alışverişlerinizde ürününüzün teslimi esnasında ürününüzü inceleyebilir, olumsuz bir durum esnasında ödeme yapmaksızın iadede bulunabilirsiniz.

Hoşgörüsüz bir toplum mu olduk ne?

Haberi okumuşsunuzdur, insanlığın ne olduğundan haberi olmayan bazı yaratıklar, bir sıpayı demiryoluna bağlamışlar. Oradan geçmekte olan makinist durumu fark edip treni durdurmayı başarabilmiş, sıpanın hayatını kurtarmış. Makinist trenin yüklü olması halinde treni durduramayacağından bahsetmiş.

Münferit bir olay olarak görünebilir, ama toplumumuzdaki bozulmanın, ahlaki ve kültürel çöküşün alelade bir örneği olarak yazdım bunu. Son 10-12 yılda kin, nefret ve zorbalığı oldukça benimseyen, bencillikte sınır tanımayan bir toplum olduk çıktık.

7den 77ye, amirinden memuruna, gencinden yaşlısına bu haldeyiz. Burada en büyük payı siyasilere ve medyaya biçiyorum. Yıllardır siyasilerin nefret dili ve medyanın bu ateşi körüklemesi sonucu böyle maganda bir toplum çıktı ortaya. Suçlunun övüldüğü, zorbalığın ve ahlaksızlığın yüceltildiği bir çağda yaşıyor artık Türkiye.

Güya Müslümanız ya, bu bize yeter gerisi önemli değil. Bizim kalbimiz temiz. Şöyle bir bakıyoruz; çocuk yaşta evlendirilen kızlar, çocuk yaşta sokakta polis tarafından öldürülüp siyasiler tarafından meydanlarda yuhalatılan çocuklar, zalim ve zorba yöneticiler ve kulları köpekleri, sırf işvereni gerekli önlemi almadı diye ölen yüzlerce işçi… İnsanlara bunlar layık gören bir toplumdan hayvanlara hoşgörü beklemekte en bayağı tabirle salaklıktır değil mi?

Cezaların yetersizliği, adam kayırmanın, yolsuzluğun, şiddet ve nefret dilinin tavan yaptığı, toplumsal olarak kutuplaşmanın 70’li 80’li yılların sağ sol çekişmeleri kadar şiddetli hale geldiği ülkemizde hepimiz bu girdabın içinde boğulmak üzereyiz.

Bir umut ışığı yakın. Çocuklarınızı daha iyi bir gelecek için daha ahlaklı ve karakterli yetiştirin. Zorlama ahlak değil, kendi ahlak ve erdemlerini keşfetmelerini sağlayın.

İbn Arabi ve Alemi Misal Konulu Çalışmalar

İslami rüya tabiri açısından İbn Arabi’ye olan ilginin artmasıyla birlikte son zamanlarda âlemi misal konulu bir dizi çalışma yayımlanmıştır, bunlar arasında özellikle şunlara dikkati çekmek isteriz: VVilliam Chittick, The Suji Path Oj Knowledge, s. 154, aynı yazar, Faith and Practice in islam, s. 81. Yine bu yazarın daha önce yayımlamış olduğu, Câmt’nin bu konuyla ilgili islami rüya tabiri Nakdü’n Nusûs un bir çevirisi. Metinde, s. 52 ve devamında, rüya kuramlarıyla ilgili ilginç bir inceleme yer almaktadır.

Ancak, Hunzalı (Karakurumlu) bir ismail! Düşünürünün görüşüne göre, insanın yorumlama yoluyH öğrenebileceği ya da en azından sezebileceği islami rüya tabiri, bedensel dünyanın “altında” değil, onu çevreler durumdadır, o öyle bir dünyadır ki, orada yalnızca gönül gözüyle görülür, gönül kulağıyla duyulur ve manevi olmayan her türlü faaliyetten uzakta yaşanır.

Kuramsal tartışmalara özgü bir biçimde, rüyaların doğası ve kökeniyle ilgili tartışma geniş kapsamlı ve genellikle sıkıcıdır. Bu yüzden, okuyucularımıza son olarak, sözü edilen Karakurumlu dindar kişinin verdiği bir teselliyi aktaralım: Anlatıldığına göre, ilk Şii imam Ali, insanın bütün düşüncelerini, sözlerini ve edimlerini kaydeden yazıcı meleklerin (80.1516), küçük çocukların, akıl hastalarının ve rüya görmekte olanların sözlerini kaydetmediklerini söylemiştir…

Bu teselli ile İslam dünyasının rengârenk rüya âlemlerindeki gezintimize başlayalım. 

Bahçeniz mevsime hazır mı?

http://www.evdose.com/tur/bahce/resim/bah0120.jpg      Havaların ısınması ile birlikte evde geçirdiğimiz zaman azaldı, bahçe, teras ve balkonlara çıkmanın tam vakti de geldi. Güne güzel bir kahvaltı ile başlamak isteyenler, hafta sonunda mangalda sucuk ekmek partisi sevenler ya da akşam işten yorgun argın geldiğinde temiz havada bir yorgunluk kahvesi almak isteyenler için dış mekanlarda hazırlık zamanı da geldi demektir. Tabi bu güzel ve keyifli mekanlarda kullanacağımız mobilyalar için de yenilenme, tamir ve eksikleri tamamlamak için acele etmek gerekiyor.
     
     Sadece mobilyalar mı, renkli ve çeşit çeşit çiçekler, minik aksesuarlar, fenerler gibi bir çok eşya ile dış mekanlarınıza hareket katabilirsiniz. Tüm bu eksikler ve malzemeler için şimdi bir yapı markete gitme zamanıdır. Bu anlamda ihtiyacınız olan her türlü eşya, aksesuar ve malzemeyi bulacağınız mağazalarda ürün seçerken bazı ayrıntılara dikkat etmek gerekir. Dış mekanda kullanılacakları için çok kirlenecek eşyaların temizliğinin kolay yapılabilmesi ve suya dayanıklı olması gerekir. Kumaş malzemeler güneşten solmayacak ve leke tutmayacak şekilde üretilmiş olmalıdır. Masa ve sandalyeler alandan tasarruf için katlanabilir ve kolay taşınabilir pratik malzemelerden yapılmış ise işiniz daha da kolaylaşacaktır. Ama balkon ya da terasınız geniş bir alan ise gönül rahatlığı ile istediğiniz gibi seçim yapabilirsiniz.

Güneşten korunmak için mutlaka bir şemsiye, tente ya da çardak gibi koruyucu bir eşya edinmelisiniz. Eğer ahşap ağırlıklı bir dekorasyon düşünüyorsanız dış mekanda kullanıma uygun şekilde cilalanmış olmasına dikkat edin. Mesela en çok kullanılan dış mekan mobilyaları tik ağacından üretilmiş olanlardır. Yine bahçelerde çok popüler olarak tercih edilen rattantan üretilmiş hasır şeklinde örülmüş mobilyaları da tercih edebilirsiniz. Eğer temizlik konusunda hassas iseniz yıkayarak dilediğiniz gibi temizleyebileceğiniz ferforje ürünleri de düşünebilirsiniz.

Aydınlatma için ise loş bir ışık kaynağı kullanarak dinlenme zamanlarınızı daha efektif kullanabilirsiniz. Örneğin masa üstünde veya duvarlara serpiştirilmiş fenerler, japon fenerleri gibi küçük aksesuarlar ile hoş bir ambiyans yakalanabilir.

Ve tüm mobilya ve eşyalarınıza renk katacak, etrafı şenlendirecek çiçeklerin seçimine sıra geldi.
Eğer boş bir duvarınız varsa sarmaşık ile sıcak bir hava yakalayabilir veya duvara asılan büyük saksılarda renkli çiçekler kullanabilirsiniz.  Bahar ayları saksıları havalandırmak, topraklarını değiştirmek ve yeni tohumlar ekmek için en uygun zamanlardır. Bu kadar hazırlıktan sonra size kalan dış mekanlarınızın keyfini çıkarmak olacaktır.
 

Arabanın Tarihsel Gelişimi

(Yazımın ikinci kısmı)

Vakit kaybetmeden hızlı bir giriş ile devam edeyim 1800’lü yılların sonuna doğru otomobillerde herhangi bir dişli sistemi bulunmadığından yokuş kısımların tırmanılmalı mümkün olmuyordu. Araç o anki hızı ile yokuşun bir yerine kadar tırmanıyor, daha sonra enerjisini kaybederek yokuştan aşağı geri kaymaya başlıyordu. 1893 yılında Benz Victoria isimli araçta kullanılan deri kayışlı bir kasnak, tekerleklerin motordan aldığı güçle daha yavaş ama sağlam dönmesini, bu sayede enerjinin kaybolmayarak yokuş kısımların da çıkılabilmesini sağlıyordu. Araçta üç ileri bir geri kasnak bulunurken, modern vites sisteminin de ilk öncüsü olarak tarihe geçecekti.

                Münih Teknik Yüksek Okulu mühendislerinden Rudolf Diesel 1892 ve 1897 yılları arasında, bilinen ilk dizel motoru geliştirdi ve halka sundu. Başarısının farkında olan Diesel, vakit kaybetmeden icadının patentini alarak günümüzde bile kendi ismi ile anılmasına olanak sağladı. 1893 yılında Amerika’da düzgün biçimde çalışan ilk otomobil J. Frank ve Charles Edgar Duryea tarafından hazırlanmış ve “ Duryea “ ismini almıştır. Dünyanın ilk resmi otomobil yarışı ise 1898 yılında tertip edilmiştir.

                Bu zaman sürecinden sonra gelişim inanılmaz boyutta hızlanmakta ve dünyaya adeta bir salgın gibi yayılmaktadır. Öyle ki henüz 1898 yılına gelindiğinde Fransa’da kurulmuş olan otomobil kulübü AFC, Paris’te ilk otomobil fuarını hazırlamıştır. Gelişimler henüz çok yeni sayılırken gösteriş ve tasarımların ön planda olduğu fuarlar ve gösteriler düzenlenmesi, gelecekteki tutku ve başarının da habercisi olarak tanımlanmaktadırlar.

                Elektrik ile çalışan araçların üretilmesi günümüzde büyük sansasyona ve ilgiye sebep olsa da bir asır kadar önce 1902 yılında Ferdinand Porsche benzin ve elektrik motorları ile çalışabilen üretmiş durumdadır. “ Mixte- Wagen “ yani “ Karışık Araç “ adını verdiği bu icadı Viyana’da yaşayan bir fayton üreticisi olan Ludwig Lohner ile hazırlayarak büyük ilgi toplamıştır. Dört silindirden oluşan bir Daimler motoruna jeneratör, aküler ve elektrik motorları ekleyerek depodaki benzin bittiğinde aracın elektrik gücü ile çalışmaya devam etmesi sağlanıyordu. Zaman içinde bu icat insanlar tarafından unutulsa da tarihe altın harfler ile yazılmayı başardı.

Sağlam bir bilgisayar oyuncusunu nasıl tanırsınız?

Bir bilgisayar oyuncusunu tek bakışta tanımak ister misiniz? Bir insanın bir bakışta oyuncu olup olmadığını anlamak için şu soruları sırayla sormanız yeterlidir.

Kamburdur, yıllardır bilgisayar başında oturmaktan beli bükülmüştür. Gözleri bozuktur, ekrana saatlerce bakmak retinalarına ütü basmak gibi etki etmiştir. Gözlük camı kalınlığı oyuncunun rütbesi sayılabilir. Bilekleri nasır bağlamıştır. Ellerinin içi nasır bağlayanlara nazaran daha iyi bir durumdur. Özellikle Mouse tutan elin bileğinde küçük ve koyu renkli bir nasır bulunur.

Gözleri kan çanağı gibidir. Sabahın ilk ışıklarına kadar savaş meydanlarında balta sallamış, ok atmıştır. Amerikan ordusunu tek başına kurtarmış, koca bir orduyu gazoz açacağı ile imha etmiştir. Sabahın ilk ışıkları ile paniğe kapılıp yatmış, sabah da uykusuzluktan ölecekmiş gibi bir halde okulunun işinin yolunu tutar.

Asosyaldirler. Selam verirseniz far görmüş tavşan gibi kalırlar, nasılsın diye sorsanız chat penceresini açmaya çalışır. Ya çok zayıftırlar ya çok şişman arası yoktur. Kimisi bilgisayar başından kalkacak vakit bulamazlar, kimisi de oyun oynarken yarım kuzuyu devirebilirler.

Bakımsızdırlar. Sivilceli olabilirler. Yemini ve suyunu verdiğiniz sürece 72 saate kadar bilgisayar başından kalkmayan türleri bile bulunabilir. Milli içecekleri kola, uyku problemine karşı kahvedir.

En büyük dertleri zayıf ya da sürekli hata veren internet bağlantısıdır. Oyuncular arasında latency olarak adlandırılan rakamın yükselmesi ve oyununuzun online ortam ile senkronize olamaması durumlarında bu masum canlı türü dünyanın vahşi türüne saniyelerinden dönüşebilir, etrafındaki canlı cansız her şeye zarar verebilirler.

Her ne kadar kötü görünseler de normal koşullar altında zararsız bir türdür. İletişim konusunda sıkıntı yaşayabilirler. Sanal dünya ile gerçek dünya sınırında sanal dünya tarafından gerçek dünyaya bakarlar. Gerçek dünyada sıkıntı çekseler de uzun terapilerle adapte olabilirler.

Araziden Otoyola Gelen Kalite

Cenevre Otomobil Fuarı’nın 2013 efsaneleri arasındaki en göze çarpanlarından birisi de Bentley EXP 9 F Concept oldu. İngiliz lüks otomobil üreticilerinden biri olan Bentley’in bu atağı beklenmiyordu, bu yüzden de ilgilenenler büyük bir merak ve şaşkınlıkla bu lüks otomobilin özelliklerine adapte oldular. Bentley SUV adıyla da bilinen fakat EXP 9 F Concept olarak tanıtılan araç, 6 litrelik ve 12 silindirli bir motora sahip. Bu güçteki motoruyla ulaşabildiği maksimum hız ise 300 km/s civarında seyrediyor. Beygir gücü olarak 600 beygir olan otomobilin lastik jantları ise 23 inç gibi etkileyici bir ölçüde. SUV kulvarındaki modeller içinde dış görünüm olarak biraz kaba addedilmiş olsa da içerdiği özellikleriyle bu açığını mükemmel şekilde tamamlayıp göz doldurucu hale geleceğini diğer Bentley modellerinden de biliyoruz. Ayrıca bu heybetli görünüm bir SUV için fazla değil.

Arazi aracı olarak vazgeçilmez özelliklere sahip olan bu lüks ve klasik detaylarla göze çarpan otomobil, büyük yuvarlak farları ve yine onun üstündeki büyük sis lambalarıyla güvenli bir sürüş hissini yansıtıyor. Geniş havalandırma ızgarası ise ön görünümü tamamlayan heybetli bir görünüm veriyor. Bentley EXP 9 F Concept arka görünümünde çok farklı bir stop farı tasarımı ve yukarı ve aşağı doğru açılabilen iki parçalı bagaj sistemi ile tasarımındaki incelikleri profesyonel şekilde aktarıyor. Arazide kullanımı normal hayattaki lüks kullanımıyla eşleşiyor ve çok yönlü bir araç olma kapasitesini zorluyor. Sekiz adet ileri şanzıman içeren modelde 600 beygir gücündeki 6 litrelik V12 çift turboluk motor Bentley şanına yakışır şekilde kendini gösteriyor.

Sevgi Üstüne Yazılmış Rüya Tabirleri

Sevgi üzerine yazılmış olup da rüya tabirinden bahsetmeyen bir kitap düşünülebilir mi? Gerek dünyevi aşk konusundaki kitaplar, gerekse ilahi aşkı konu alanlar rüyalarla doludur. Mısırlı din âlimi Demîri’nin (ölm. 1405) Hayvanların Hayatı {Hayâ tü’lHayavân} isimli paha biçilmez eseri gibi, görünüşte kuru doğabilgisi kitaplarına benzeyen kitaplar, değindikleri hayvanların hemen her birinde, aslan, bit ayırt etmeden, o hayvanı rüyada görmenin anlamıyla ilgili bilgiler de verirler. 

Menkıbelerden, atasözlerinden, latifelerden oluşan koca bir kitap denizinin de

Rüya tabiri  için kullanılabilecek eserler arasında bulunduğu muhakkaktır. Ro bert Irwin’in Avrupalı okurlara tanıttığı Binbir Gece Masalları,  İran ve Türkiye’nin romantik kahramanlık destanları olsun, Sanskritçeden Farsçaya, oradan Türkçeye çevrilmiş Tûtlnâme (Papağan Kitabı) ve onun benzerlerinin önemli kısımlarında rüyalar yer alır, çünkü edebiyatta, hikâyenin gidişatını hazırlamak için rüyalar sık sık anahtar bir rol oynar.

Rüya tabiri hakkındaki bilgilerimiz için en önemli kaynak, yaşamlarında rüyaların ve rüyalardan ayırt edilmesinin pek mümkün olmadığı rüyetlerin belirleyici bir yer tuttuğu sûfiler, zahitler, mutasavvıflardır. Bu imanlı kişiler, rüyalarında yalnızca kendilerinin doğru yolu bulmalarını sağlayan Cennet mutlulukları ya da Cehennem azaplarını yaşamamakta, Allah’ı bile görebilmektedirler. Mürşit ile mürit arasındaki rabıta rüyalar yoluyla muhafaza edilir ve kimi müritler şeyhlerini rüya yoluyla bulur! Şeyh ise, müridin rüya âlemini gözlemleyip yorumlayarak onun en yüksek hedefe ulaşmasına yardımcı olma yeteneğine sahiptir, hatta bu onun görevidir. Ancak rüya tabiri için, imanlı bir Müslümanm rüyasında görebileceği en önemli kişi, arayış içindeki insana rehberlik eden Hz. Muhammed’dir. Din büyüklerinin söylediğine göre, onun rahmeti Cehennemde bile kendini belli eder: Muhammed’in amcası Abbâs*, bir gün Allah’a, Ku ran’m Mesed Suresi’nde lanetlenmiş olan Ebû Leheb’i rüyasında göstermesi için dua eder. Dileği gerçekleşince, Abbâs, akrabası olan bu günahkâra, Cehennem çukuru İçinde durumunun nasıl olduğunu sorar. Ebû Leheb, pazarı pazartesiye bağlayan gecelerde ateşin kendisine acı vermediğini söyler, çünkü o gün Muhammed doğmuştur ve Ebû Leheb sevincinden bir cariyesini azat etmiştir, şimdi Cehennemde, bu sevabı takdir edilerek haftada bir kez birkaç saatliğine bağışlanmaktadır. 

Rüya Nedir? Rüyada Köpek Görmek Ne Anlama Gelir

Kindî’den yaklaşık bir yüzyıl sonra ölmüş olan Fârâbî’nin rüyanâmesi günümüze ulaşmamıştır, ancak bu yazar da çeşitli başka eserlerinde hayal gücü denen yetinin rüyalar konusunda belirleyici bir rol oynadığını yazar. Yalnız, ona göre büyük ölçüde günlük olaylardan, anılardan, bedensel eğilimlerden kaynaklanan normal rüyaların ana bileşeni “insani” ve “tıbbi” bir bileşen iken, “haberci rüyalar” için, daha yüksek güçte bir etki şarttır.

Rüyada köpek görmek, lbn Sina da (ölm. 1037) Rüya Risaîesi’nde, hayal gücünün, rüyalarda büyük bir rolü olduğunu yazmıştır, Rüyada köpek, ln Rüşd ise (ölm. 1198), “rüyalarda manevi bir sürecin söz konusu olduğunu, bu sürecin, uyanıklık halindeki idrak sürecinin tersine işlediği”™ saptamıştır. Antik çağlardaki düşünürlerin ortak görüşünü Gâtje şu şekilde 

Özetlemektedir:

Rüyada köpek görmek belirli ruhsal süreçlerin bir sonucudur. Bu süreçlerin bir kısmının, uyanıklık hali süreçleriyle devam eden bir bağlantısı vardır, bir kısmı ise başka etkenler tarafından belirlenir.

İçeriği açısından, rüya, duyu algıları alanına dahildir, ancak dış algılamalardan belirli farkları vardır (kısmi soyutlama). Rüyaların biçimlenişinde, rüyayı görenin arzulan ve endişelerinin yanı sıra, şüphesiz maddi koşullarının da payı vardır, öyle ki, rüyada köpek görmek, rüyaların niteliklerinden yola çıkılarak, bu maddi koşulların neler olduğu bir dereceye kadar saptanabilir.

Ortaçağ İslam dünyasının Yunan etkisi altındaki düşünürlerinin büyük sorunu, gerçek çıkan ve kehânet niteliği taşıyan rüyalar muammasını aydınlatmak olmuştur. Fârâbî, melekler hiyerarşisinde en üst düzeylerde yer alan meleklerin bir etkisi olduğunu varsaymaktadır. Bunlar, Platon felsefesinden de tanınan takımyıldızlarla bağlantısı bulunan meleklerdir, ibn Sina da meleklerin ya da bir başka ifadeyle doğaüstü güçlerin etkisi olduğunu savunmuştur.

Rüyada Tahta Kaşık Görmek Ne Anlama Gelir

Bir kişi rüyasında tahtadan yapılmış bir kaşık görür ise; bu rüyanın manası, iş hayatında çok büyük başarılara imza atacağına, çok büyük miktarda paralar kazanacağına ve bu sayede mal varlığını artıracağına delalet eder. Rüyada tahta kaşık almak, rüya sahibinin iş hayatında ve aile hayatında çok güzel haberler alacağına delalet eder. Bu haberler doğrultusunda yeni yollara gireceğine ve çalışmalar gerçekleştireceğine delalet eder. Bu sayede kişi mal ve para zengini olacaktır. Rüyada tahta kaşık yıkamak; uzun süredir iş hayatında sıkıntılı bir dönem geçiren rüya sahibinin bu sıkıntılarından kurtulmasına ve refaha kavuşmasına delalet eder. Aynı zamanda rüyada tahta kaşık satın almak, rüya sahibinin saygın bir kişi olacağına ve iş hayatında çok sevilen ve takip edilen bir kişi olacağına delalet eder. Rüyada tahta görmek; herşeyin özüne işaret eden bir rüya olarak kabul edilir. Güzel ve işlenmemiş şeylere de işaret eder. İş sahibi olan kişilerin bu rüyayı görmesi, ekmek paralarını kazanabilmek için sarf ettiklerini çabanın helal ve namuslu bir şekilde kazanacaklarına delalet eder. Bu rüyayı gören kişi allah rızası yolunda olan bir kişi olduğuna delalet eder. Ruyada tahta gormek aynı amanda kadın ve kadına düşkün olan kişilere de tabir edilmektedir. Tek eşliliğe inanmayan ve tek kadınla yetinmeyen kişilere de işaret etmektedir. 

Beşiktaş Benim Futbola Dönmemi Sağladı

Fenerbahçe’nin forvet hattı çok eleştiriliyordu bildiğimiz üzere ama gerçekten eleştirilecek kadarda kötüler. Pozisyona daği giremeyecek kadar formsuz olan bu üç silahşörler eleştirilmeyi hak ettikleri kadar formsuzluklarıyla da dikkat çekiyorlar. Kuyt mücadelesiyle göz doldursa da hava hakimiyetiyle tek başına takımını hücumda tutmaya çalışan tek adam olmasına rağmen son pasları yanı başarısız son paslarıyla son derece kötü bir göz zevki veriyor.

Webo formda olmasına rağmen hava toplarındaki inanılmaz hakimiyeti bile onu kurtarmıyor bu eleştiri oklarından çünkü ilerleyen yaşı düşük temposu ile takımına yeterli olmuyor olamıyor.

Sow televizyon başındaki seyircilerin bile gözlerine takıla bilecek kadar kilo alması ve ligin başlama tarihinden günümüze kadar uzayan uzun zaman diliminde hala aynı kilolarına sahip olması hiçbir çalışma belirtisinin olmaması ile çok kotu bir sezon geçiriyor son maçında gol atmasına rağmen.

Emenike  derbide takımının tek silahı gibi görünse de Karabük spordaki performansının yarısını bile sergileyemiyor haldeyken büyük Fenerbahçe camı yasının tek umudu olarak sahaya çıkıyor. Gol atmasına rağmen kaçırdıklarıyla daha fazla ön plana çıkan bu futbolcu kendi ülkesinde bile eleştiriliyor.

Beşiktaş’ i erken attığı golle yıkan futbolcunun performansı Afrika basınında geniş yer buluyor demiştik ya  africanfotball.com Fenerbahçe’ in 27 yaşındaki forveti ile bir röportaj yaptı ve benim dikkatimi çeken birkaç başlıktan bahsetmek istiyorum sizlerle.

Gol atamadığım dönemlerde hiçbir zaman güvenimi kaybetmedim.

Hem fikiriz sayın emenike çünkü her zaman takımının gol makinasıymışsın gibi davranmayı çok seviyorsun takımın neredeyse senının yüzünden bir Galatasaray derbisi kaybetti diye bileceğimiz kadar laubali davranışlar sergilediniz maç boyu ilk yarı 4 %%100 kaçırdığın pozisyon var.

İnsanların yüzlerine gülücükler kondurmak benim hoşuma gidiyor ve çok mutlu oluyorum.

 İnsanlar sadece sen gol attığında yada senin kazandırdığın maçlarda mutlu olmuyor uğurlarında ölmeye bile göze aldıkları Fenerbahçe’ in maç kazandığı maçalarda da güle biliyorlar bence ara sıra asist yapmayı da düşünmelisin.

Çok çalışmaya devam edeceğim.

İnşallah diyoruz ve sadece senden istediğimiz bu.

Bu galibiyet bizi uzun süre götürecek.

Evet böğle olması gerekir çünkü ligin ve Avrupa da bizi temsil eden ve adam gibi mücadele ve oralarda sonuna kadar olmayı hak eden bir Beşiktaş’ i yendik ve iyi bir takımı yendiysek ve liderliği ellerinden aldıysak o koltuğun hakkını sonuna kadar korumalıyız. İnşallah bizim gibi bir Fenerbahçeli gibi düşünerek kurmuşsundur bu cümleyi.

Volvo XC90

Merhaba arkadaşlar VOLVO XC90 bildiğiniz üzere yenilendi ve bende sizler için ne gibi değişiklikler yapılmış neler dikkate alınmış bunları bu gün sizlere anlatacağım ve vakit kaybetmeden başlamak istiyorum.

İkinci nesil olarak tekrar üretilen VOLVO XC90 yenilenen tasarımı ve son teknoloji ile kullanılan yapısı ile VOLVO’ un geleceğe bakışını simgeliyor.

Araca öncelikle yenilenen tasarımı ve önden görünüşü ile başlayalım.

Torun çekici olarak adlan dirilmiş olan büyük T harfini andıran bir far yapısı ile karşımıza çıkıyor. Ve yenilenmiş VOLVO logosunun yanı sıra büyük bir panel yani ızgara yapısı ile dikkat çekmeye davam ediyor. Genel olarak bakıldığında ise araç eski nesline göre ise daha büyük ve daha yüksek hale getirilmiş buda gözden kaçmıyor.

XC90 içine girdiğiniz anda ise bugüne kadar hiç karşınıza çıkmamış bir VOLVO ile karşılaşıyorsunuz.

1.       Öncelikle malzeme kalitesi inanılmaz derecede fark edilecek kadar artırılmış.

2.       Bu sınıfın beklentilerini karşılaya bilecek kadarda detay barındırıyor içerisinde.

3.       Panoramik üst tavan cami ile de büyüklüğüne, genişliğine genişlik katmiş.

4.       Orta kısımda bulunan tablete benzerliği ile dikkat çeken dokunmatik bir ekran var bu ekran ise düğme kalabalığını ortadan kaldırmış ve sade bir görünüm kazandırmış XC90 a.

5.       Araç aynı zamanda 7 kişi oturma kapasiteli ve 7 kişide araç içerisin de iken rahat yaşam alanı salıyor.

Birazda bu koca arabanın motorundan bahsedelim.

1.       Bu araç 2lt d5 bir dizel bir motora sahip.

2.       4×4 sistemi sayesinde 4 tekerden aldığı güç ile hareket ediyor.

3.       8 ileri otomatik bir şanzımanı bulunuyor aynı zamanda.

Ama ancak bu kadar bahsedebiliyoruz. Çünkü bu araç daha piyasaya sürülmedi ve ülkemize ise 2015 yılının ikinci çeyreğinden sonra ihracatının gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Ben bu aracı bir fuar da inceleme şansı buldum ve 600 e yakın basın mensubu ile birlik de inceledim detayları araç ülkemize ihraç edildikten sonra daha kapsamlı bir şekilde paylaşacahim.

MAZDA 3 ( Hatchback )

Yeni Mazda 3 koda tasarım felsefesinin son ürünüdür. Mazda 3 ilk olarak 2003 yılında üretilmiş ve piyasaya çıkışıyla dikkatleri bayağı üzerine çekmişti.  Tüketiminden memnun kalan Mazda bu modelin yani Mazda 3 ikinci serisi olarak tasarımda biraz değişiklikler yaparak tekrar piyasaya çıkardı bu yeni model 2008 yılında yollarda görünmeye başladı ve ikinci serisini üretilen Mazda 3 yine dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Ve son olarak ise 2013 yılına kadar ikinci nesil tasarımı ile tanıdığımız Mazda 3 yeniden karşımıza çıktı bu sefer biraz abisi olan Mazda 6 benzerliği ile dikkatleri üzerine çekmeyi başardı Mazda 6 ya göre biraz daha küçültülmüş gibi duran Mazda 3 yine göz alıcı tasarımı, spor görünüşü ve agresif duruşu ile  aklimiz da yer etmeye devam edecek gibi görünüyor. Tabi maddi açıdan ise 1,5 motor oluşu ise vergi ücretlerini hatırladığımız zamanlarda bizim en büyük teselli edicimiz gibi görünecek.

Sizlere Mazda 3 1.5 benzinli model hakkında biraz bilgi vereyim istedim. Bu araç da turbo olmamasına rağmen performans ve ekonomik değerlere saygı göstermesiyle biraz daha dikkatleri üzerine çekiyor.

Bu araç ilk olarak fuarlarda boy göstermeye başladığında donanımsal olarak bir çok yerinin de gözden geçirilerek yenilendiğinden bahsediliyordu. Bu bağlamda şanzımanı, şasesi ve Süspansiyonları baştan ayarlanan ve yenilenen yerleriymiş.

Benim dikkatimi çeken ise bu yeni araç da Mazda bir Japon arabası (Markası) olmasına rağmen Alman markaları (otomobillerindeki) iç tasarım şıklığına benzer iç model tasarlamasıyla dikkatimi çekti Orta olanda bulunan multimedia ekranı ve vitesin yer olarak konumlandığı alan ve arkasında bulunan düğmelerin Alman otomobillerinin iç konforunu çağrıştırıyor.

Mazda 1,5 benzinli modelin ayni zamanda otomatik versiyonunun 6 ileri olduğunu sizlerle paylaşayım ve otomatik vites olan bir arabayı daha eğlenceli kıla bilecek özelliği var oda direksiyonun arkasında bulunan manüel vites kontrol kolları ellerimizle kolayca hareket ettire bileceğimiz bir şekilde konumlan dirilmiştir.

Benzinli bir araç olmasına rağmen 5,1 litrelik yakıt ortalaması da şaşırtıcı bir özellik. Teknolojik birkaç özelliğini de değinmek işitiyorum izin verirseniz.

Aracınızı çalıştırdığınızda otomatik olarak harekete gecen heads up display  ekranı ile gözünüzü yoldan ayırmadan dikkatli bir sürüş elde edebiliyorsunuz.

Cruz kontrol özelliği ile ise öndeki araçla mesafenizi bile ayarlıya biliyorsunuz. Ve hızınızın yanı kontrol altında tutmanın yani sıra  bu özellik den  faydalana biliyorsunuz.

İ-stop Sistemi bulunuyor aynı zamanda bu sistem yakıt tasarrufu elde etmeniz için geliştirilmiştir.   ışıklar da ve uzun süreli beklemelerde yakıt elde etmeniz için aracı istop eder ve hareket esnasında hızlıca çalışmasını sağlayan özelliktir.

RVM özelliği ise sollama esnasın da aynamızın kor noktasında bulunan araçların yada cisimlerin   uyarısını veren bir özelliktir.

Performansı ve bu performansı hissetmek istiyor sanız bu aracı bir inceleyin derim ama aynı zamanda konforlu, ekonomik  bir araç istiyor sanız Bu aracı tercih etmelisiniz. 

MERCEDES A180 2014

Merhaba araba düşkünü arkadaşlarımız sizlere bugün Mercedes Benz’ in sizlere A180 serisinin dizel modelini biraz tanıtacağız.

Mercedes Benz’ i genellikle büyük Premium segment araçlarla boy göstermeyi seven bir otomobil üreticisiydi ancak bu alışkanlığından 1997 yılında vazgeçmeye kalkıştı ve A serisi adı ile yeni bir araç tanıtmaya kalktı bizlere bu araçla aslında Mercedes Benz küçük, kompak sekmende araç üretmek istemesiydi ama çok başarılı olamadı hatta daha test aşamasında iken hem de ilk testlerine tabi tutulurken araç takla attı ve bu serüveni korkunç bir kabusa dönüşerek son buldu.

Ama başarısızlıklardan ders çıkarmayı bildiler ve 2004 yılında bu aracı kusursuz bir şekilde piyasaya sürdüler ve bu süreci de hızlı ve başarılı bir şekilde başardılar.

Bu başarı dan sonra ise bu aracı tekrar yenileme kararı alan Mercedes Benz 2014 yılında 3. Serisi ile karşımıza çıkardılar ve neredeyse bütün otomobil sektörüne adeta ders verdiler. Yeni A serisi küçük araç severlerin gözlerinde parıltıya, seksi araç severlerin ise rüyalarını süslemelerine neden oldular

Metalik boya renkleriyle, keskin ve kararlı hatlarıyla ve neredeyse ilk defa spor bir araba üretilirken bu kadar ileriye gidilerek gerçek den çok başarılı bir araba yarattılar. Bizimde gözümüze çok takılan bu aracı biraz araştırmak ve öğrendiklerimizi araba meraklısı olan arkadaşlarla  paylaşmamıza  neden oldu. Bugün öncelikle her kez gibi görebildiğimiz kısımları değerlendirelim.

Bu araç da spor bir görünüm yakalaya bilmek için keskin, belirgin çizgiler kullanılmış ve çok da başarılı olunmuş bu araca önden bakıldığın da neredeyse CLA serisi Mercedes Benz den ayır edilemeyecek kadar benzer bir hale getirilmiş ama CLA bildiğiniz üzere Sedan bir araç, ama şu açıdan bakılabilir olaya CLA’ in  kardeşi  haline getirilmiş minimal bir halı diye biliriz.

Arkadan bakıldığında ise araç büyük stoplar ile spor bir yaklaşıma ilk adım atılmış ve bir detaya daha yer vermişler bu ise cam ile bagaj kapağının birleştiği yerde şık ve spor bir spoyler kullanmışlar.

Ve panoramik cam seçenekleri ile de şık bir araç olma yolunda güzel bir çizgi yakalamışlar genel olarak şık ve sportif hale getirilmiş Mercedes Benz A180 Serisi dışarı dan bu özellikleriyle dikkat çekiyor bildiğiniz gibi ve bizde kendi yorumumuzla sizlere gördüklerimizi anlattık.